KONYA HABER
Konya
Açık
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0754 %0.17
51,2133 %0.04
11.938,71 % 1,68
Ara
BBN Haber Galeriler Ekonomi Otomobil sahiplerini şok eden iddia

Otomobil sahiplerini şok eden iddia

Elektrikli otomobil piyasasındaki muazzam büyüme, batarya hammaddesi ihtiyacını eşi görülmemiş seviyelere ulaştırırken küresel bir maden darboğazı riski her geçen gün artıyor. Uzmanlar, gerekli finansal adımlar atılmadığı takdirde 2028 yılı itibarıyla lityum arzında ciddi aksamalar yaşanabileceği ve otomotiv sektörünün hammadde kıtlığıyla yüzleşebileceği konusunda uyarıyor.

KAYNAK: Haber Merkezi
Otomobil sahiplerini şok eden iddia 1

Dünya genelinde sürdürülebilir enerjiye geçişin en önemli sacayağı olan elektrikli araçlar, beraberinde hammadde tedarik zinciriyle ilgili ciddi endişeleri getiriyor. Modern taşıtların ticari hacmindeki olağanüstü tırmanış, özellikle pillerin ana bileşeni olan lityuma yönelik gereksinimi rekor seviyelere ulaştırmış durumda. Sektör analizleri, endüstriyel alana taze sermaye girişleri hızla sağlanmadığı takdirde, tedarik zincirindeki yavaşlamanın üretim hızının gerisinde kalacağını ortaya koyuyor.

1 / 4
Otomobil sahiplerini şok eden iddia 2

Enerji piyasaları konusunda uzmanlaşmış Wood Mackenzie şirketi tarafından yayımlanan kapsamlı rapor, lityum sunumunda yaşanacak en sarsıcı noksanlığın 2028 yılında tam anlamıyla hissedileceğini vurguluyor. Küresel finansman akışlarında yaşanabilecek olası bir yavaşlama, alternatif güç kaynaklarının gelişimini engellerken lityuma olan talebi 13 milyon tonun üzerine çıkarabilir.

Yetkililer, planlanan endüstriyel yatırımların aksamaması adına kamu kurumlarının acilen çok yönlü tedbirler almasını ve sektörü desteklemesini sıklıkla tavsiye etmektedir. Mevcut veriler, yeraltı kaynaklarının çıkarılma hızının, fabrikaların montaj hatlarındaki süratle uyumlu olmadığını açıkça göstermektedir.

2 / 4
Otomobil sahiplerini şok eden iddia 3

Bugün dünya genelindeki toplam lityum tüketim pastasına bakıldığında, yüzde 80 oranındaki devasa payın doğrudan vasıtalara güç veren pillerin seri imalatından doğduğu görülmektedir. Bu bağımlılık oranının önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Matematiksel hesaplamalara göre, 2040 yılında yerküredeki tüm motorlu taşıt ticaretinin tam yüzde 75'inin yalnızca bataryalı modellerden oluşacağı öngörülmektedir.

Ancak bu hızlı sanayi temposuna ayak uydurmak mevcut çıkarma girişimleri için oldukça güç görünüyor. Sektördeki maden işleme tesislerinin güncel kapasiteleri ve teknolojik donanımları, her geçen gün artan parça gereksinimini sorunsuzca karşılayabilecek seviyede değildir. Bu teknolojik yetersizlik, hammadde arzındaki tıkanıklığın temel sebeplerinden biri olarak gösterilmektedir.

3 / 4
Otomobil sahiplerini şok eden iddia 4

Kamuoyunda sıklıkla dile getirilen eski pillerin fabrikalarda yenilenerek tekrar sisteme kazandırılması işlemi, kısa vadeli bir çözüm olmaktan uzak görünüyor. Araştırmacılar, kapsamlı geri dönüşüm hamlelerinin maden noksanlığını giderme noktasında ancak 2040’lı yıllarda istenilen etkinliğe kavuşabileceğini hesaplamaktadır. Bu durum, önümüzdeki 20 yıl boyunca birincil maden kaynaklarına olan ihtiyacın kesintisiz devam edeceğini doğrulamaktadır.

Giderek büyüyen hammadde açığını kapatabilmek için küresel pazara devasa bir nakit aktarımı yapılması gerekmektedir. Uzman raporlarına göre, 2050 yılına kadar lityum piyasasına ve üretim teknolojilerine toplamda 276 milyar dolarlık sermaye enjekte edilmelidir. Bu yatırımın sağlanamaması, sadece otomotiv sektörünü değil, küresel yeşil enerji dönüşümü hedeflerini de sekteye uğratma potansiyeline sahiptir.

4 / 4
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *