8 Mart 2026 itibarıyla küresel finans dünyası, Orta Doğu ekseninde yaşanan askeri trafik ve diplomatik gerilimlere kilitlenmiş durumda. ABD, İsrail ve İran hattında suların bir türlü durulmaması, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçarak güvenli limanlara sığınmasına neden oluyor. Bu süreçte altın fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskı her geçen gün artarken, haftayı 5 bin 171 dolar seviyesinden kapatan ons altın için uzmanlardan çarpıcı analizler geliyor. Ekonomist Atilla Yeşilada, mevcut seviyelerin bir "ara durak" olduğunu ve krizin derinleşmesi halinde 6 bin dolar sınırının aşılabileceğini savunuyor.
Mesele Ekonomi kanalında piyasaların nabzını tutan Atilla Yeşilada, jeopolitik risklerin henüz tam anlamıyla fiyatlara yansımadığını ileri sürdü. Özellikle ABD’nin bölgedeki stratejik hedeflerine ulaşmakta zorlanacağı bir döneme girildiğini belirten Yeşilada, bu belirsizliğin küresel risk iştahını minimuma indireceğini ifade etti. Uzmana göre, çatışma ortamının genişlemesi ve diplomatik çözüm yollarının tıkanması, ons altındaki ralliyi destekleyen en büyük dinamik olmaya devam edecek.
Yeşilada, krizin tırmanma senaryosuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"ABD'nin istediğini kolayca elde edeceği yönündeki görüşün bozulacağı kanaatindeyim. Bu durum krizin tırmanmasına ve altının 6 bin dolara kadar yükselmesine neden olabilir."
Ancak deneyimli ekonomist, yatırımcılar için bir "çıkış stratejisi" hatırlatmasında da bulunarak, krizin sona ereceğine dair en ufak bir somut adım atıldığında kâr realizasyonu yapılmasının ve satışa geçilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Altın cephesindeki bu "boğa" beklentisinin aksine Yeşilada, gümüş yatırımcıları için oldukça karamsar bir tablo çizdi. Şubat ayında yaşanan sert düşüşlerin geçici bir dalgalanma olmadığını, aksine gümüşün yatırım cazibesini kaybettiğinin bir göstergesi olduğunu savundu. Gümüşün artık bir "hikayesi" kalmadığını belirten ekonomist, bu değerli metali "bahar yağmuru" benzetmesiyle tanımlayarak popülerlik döneminin kapandığını dile getirdi.
Gümüşe dair gelen sorulara net ve sert bir üslupla yanıt veren Yeşilada, şu ifadeleri kullandı:
"Gümüş diye bir şey yok, bunu bir daha sormayın bana."
"Gümüşü artık unutun ve elinizde varsa satıp kurtulun."
"Bir bahar yağmuruydu gümüş, geçti gitti."
Bu açıklama, özellikle gümüşü "ucuz altın" veya güvenli liman alternatifi olarak gören yatırımcılar arasında geniş yankı uyandırdı. Yeşilada’nın analizleri, portföylerin bu metalden arındırılması ve daha rasyonel araçlara kaydırılması gerektiğini işaret ediyor.
Jeopolitik gerilimlerin sadece emtia fiyatlarını değil, aynı zamanda küresel enflasyon verilerini ve merkez bankalarının faiz politikalarını da doğrudan etkilemesi bekleniyor. Atilla Yeşilada’nın analizleri, yatırımcıların belirsizlik dönemlerinde endüstriyel hikayesi zayıflayan madenlerden (gümüş gibi) uzaklaştığını ve doğrudan parasal değerini koruyan varlıklara (altın gibi) sığındığını gösteriyor.
ABD-İsrail-İran arasındaki krizin daha da tırmanacağı beklentisiyle piyasalardaki tedirginliğin bir süre daha devam edeceği öngörülüyor. Uzmanlar, bu süreçte duygusal kararlar yerine, jeopolitik verileri yakından takip eden rasyonel stratejilerin izlenmesi gerektiği konusunda birleşiyor.