KONYA HABER
Konya
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,1901 %0.13
54,0262 %-0.07
9.962,10 % 1,19
BBN Haber Genel Çocukları telefondan uzaklaştırmanın 5 yolu

Çocukları telefondan uzaklaştırmanın 5 yolu

Çocuklarla ilgili günümüzün en büyük sorunu telefon bağımlılığı. İşte çocuk gelişimi uzmanlarından çocuklarının telefon ve tabletleri ellerinden kısa süreliğine bile olsa bırakmasına yardımcı olacak tavsiyeler.

Çocukları telefondan uzaklaştırmanın 5 yolu
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Aileler için çocukları telefondan uzaklaştırman en büyük sorunlardan biri oldu. Peki bu mümkün mü?

ZAMANLAMAYA DİKKAT VE KÜÇÜK ADIMLAR

Çocuk psikoloğu uzmanlarına göre çocukları telefonları bırakmaya ikna etmek için önce zamanlamaya dikkat etmek gerektiğini söylüyorlar.

Çünkü  bir alışkanlığı değiştirmek her zaman zor olacaktır. Değişikliklerin ekran süresiyle ilgili bir tartışmanın yol açtığı gergin bir ortamda gündeme getirilmemesini öneriliyor

Uzmanlara göre "En iyi iletişimi sakin beyinler sağlar."

Bu kapsamda ekran süresini azaltmak için en iyi ilk adım evde cihazlar için belirli bir yer ayırmak olabilir; örneğin özel bir dolap ya da raf. Şarj cihazları için tek bir yer olsun... böylece telefonlar şarj için bir kenara bırakılır ve unutulur. 

EKRAN SÜRESİ ÇOCUKLARIN BEYNİNİ ETKİLİYOR MU?

Bu konuda çocuklarla işbirliğin önemseniyor. Çocuk psikoloğu Dr. Maryhan Baker'a göre, daha büyük çocuklar ve gençler, onlara kurallar dayatılmasındansa bu konudaki tartışmanın bir parçası olmayı tercih edebilir. Sosyal medya etrafındaki akran baskısını kabul etmek, gençleri kendi saflarınıza çekmeye yardımcı olabilir. Onlara "Arkadaşlarınla orada iletişim kurduğunu anlıyorum, sosyal baskıyı da anlıyorum" diyebilirsiniz. Sonra da gün içinde sürekli telefonla meşgul olmadıkları bir alan yaratmanın yollarını birlikte konuşabilirsiniz.

ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ YOK

Yine ebeveynlik uzmanları, çocuğunuz veya ergeninizle güçlü bir bağ kurmanın ekran kullanımını düzenlemeyi kolaylaştıracağını vurguluyor. Çocuğumuzla güçlü bir ilişki kurmalıyız, işbirliğine ve takım çalışmasına doğru ilerlememizi sağlayacak şey budur. Yanı sıra çocuğunuzun internette tükettiği içerikle gerçekten ilgilenmek de bu çabanın bir parçası olabilir.

EKRANI ÖĞRENME FIRSANIDA DÖNÜŞTÜRMEK

Öte yandan hem yetişkinler hem de çocuklar ekran süresi hakkında açık ve dürüst tartışmalar yoluyla birbirlerinden bir şeyler öğrenebilir. Yine uzmanlara göre  çocuklarla konuşurken şu sorular sorulabilir:

  • "Sosyal medyanın nasıl çalıştığını düşünüyorsun?
  • "Bu uygulama insanları nasıl kendisine bağımlı hale getiriyor?
  • "Orada geçirdiğin süre arttıkça daha çok para kazandıklarını biliyor muydun?"

Bir başka önemli konu ise ebeveynler çocuklarına dijital okuryazarlığı uygulamalı bir şekilde öğretebilir.

Bu bağlamda çocuğunuzla birlikte inceleyebileceğiniz bazı içeriklerde "Sence bu doğru mu? Bunun doğru olup olmadığını nasıl anlayabilirsin?" sorusunu sormanın çocuklara faydalı olabileceğini hatırlatılıyor.

EBEVEY ROL MODELİ

Bu arada en temel konu iyi davranış için örnek olun. Çocukların ebeveynlerini taklit ettiği bir sır değil, bu nedenle onlarda iyi ekran alışkanlıklarını teşvik etmek biraz özeleştiriyle başlamayı gerektirebilir. Çocuklarımızla biraz kendimizle dalga geçen bir konuşma bile yapabiliriz. Mesela 'Hepimiz bu konuda suçluyuz, -telefonumla- olan ilişkim olması gerektiği kadar iyi değil, diyebiliriz.

Elbette telefonlar ve tabletler her yaştan insana sürekli bir eğlence kaynağı sağladı. Ancak uzmanlar hem yetişkinlerin hem de çocukların, can sıkıntısından korkmamalarının faydalı olabileceğini söylüyor. Bu bağlamda ekran karşısında olmak, bizi sürekli dış dünyaya bakmaya itiyor. İç dünyamıza çekilip, bir nevi boşluğa, uzaklara bakmak ise geçmişi düşünmemize, geleceği hayal etmemize ve yaratıcılığı öngörmemize olanak sağlıyor.

Dolayısıyla "Çocuklarınız 'yapacak hiçbir şey yok' diye protesto edip boşluğa bakıyorlarsa bu sorun değil. Hatta bu olumlu bir şey."

SAKIN PANİĞE KALIPMAYIN

Buraya kadar da görülceği üzere ebeveynlik hiçbir zaman kolay olmamıştır ancak ekranların bu kadar yaygın olduğu ve bunların bizi nasıl etkilediğini hala anlamaya çalıştığımız bir dönemde çocuk yetiştirmek çok endişe verici olabilir. Yine uzmanlar, ebeveynlerin ahlaki paniğe kapılmamaları gerektiğini söylüyor: “Kaygılı ebeveynler, paniğe kapılıp tüm ergenlerin sosyal medya bağımlılığına yatkın olduğunu düşünebiliyor.” Oysa çocuklarda ve ergenlerde nöroplastisite denilen bir özellik var. Beyinleri yetişkinlerin beyinlerine göre çok daha iyi uyum sağlıyor ve eski haline daha kolay dönüyor.

Sonuçta, sosyal medyanın dikkati nasıl azalttığına dair çok şey okuyoruz.Sosyal medya dikkati kısaltmaz veya aşındırmaz. Dikkati yakalar ve ticari içerikle etkileşime yönlendirir. Ancak olumlu teknoloji kullanımı, yaratıcılık, keşfetme ve öğrenme için nöroplastisiteyi artırmaya yardımcı olabilir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız