Gece alkolü biraz fazla kaçıran ama yine de arabasına kullanabileceğine inanan kadın sürücüler bardan çıkıp arabalarına bindiklerinde başlarına bir türban takıyor. Polisler türbanlı kadın sürücünün alkol almayacağını düşünüp kontrollerde durdurmayınca türbanlı bir bayan sürücü olarak gece boyunca hiç yakalanmadan polisi atlatıyorlar. Evlerine yaklaştıklarında ise türbanlarını çıkartıp arabalarının torpido gözüne koyuyor ve yine özlerine dönüyorlar. Gece hayatı bugünlerde bu yönteme konuşuyor. Bardan çıkan kadınlar birbirlerine yedek türban var mı diye soruyor...
Erkekler ise Yoğurt yemek, kahve içmek veya nefesi farklı yöne üflemek alkolmetredeki sonucu değiştireceğini düşünüyor.
Su içmek, yemek yemek, şeker veya nane kullanmak kandaki alkol seviyesini (promili) düşürmüyor.
Alkol sadece zamanla karaciğer tarafından vücuttan temizleniyor.
Alkollü bir ortamda bulunacaksanız şimdiden bir taksi veya toplu taşıma planı yapın.
Yanınızda alkol almayan bir arkadaşınızı sürücü olarak belirleyin.
Aracınızı güvenli bir yere park edip o gece başka bir ulaşım yolu seçin.
SAFSATALARA İNANMAYIN
Yoğurt yemek, kahve içmek veya nefesi farklı yöne üflemek alkolmetredeki sonucu değiştirmez.
ALKOLÜN SÜRÜCÜLÜK BECERİLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Bilimsel araştırmalar alkolün hiç bir seviyesinin sürücülük için güvenli olmadığını göstermekte. Bütün ülkeler yasal alkol limitini belirlerken konuyu tıbbi, psikolojik ve sosyal yönüyle değerlendirerek bir karara varmakta, belli bir riski kabul ederek bu limitleri belirlemekte.
ÜLKEMİZDE YASAL ALKOL SINIRI
Ülkemizde hususi otomobil sürücüleri dışındaki araçları kullanan sürücüler için yasal alkol sınırı 0.20 Promil olarak belirlenmiş durumda.
YÜZDE 50 ALKOLLÜ
Hususi otomobil sürücüleri için ise yasal alkol sınırı 0.50 Promil olarak belirlenmiş. Bu halk arasında yanlış bir biçimde "yüzde elli alkollü olmak" diye ifade edilmekte, hatta bunun mümkün olduğu sanılmaktadır. Bu tümüyle yanlış bir bilgidir. Bu yanlışlık genellikle promil değerinin nasıl hesaplandığının iyi bilinmemesinden kaynaklanmakta.
Promil hesabında alkolün ağırlığı, kanın ise hacmi dikkate alınarak bir orantı kuruluyor. Örneğin 0.50 promil 100 mililitre kanda 50 miligram alkol bulunduğunu gösterir ve buradan gidilerek, 50:100=0.50 promil kabul edilmekte.
Ağırlığı hacme oranlamak matematiksel olarak çok mantıklı değilse de, karmaşık ve çok küçük sayılarla uğraşmak zorunda bırakmadığı için tercih edilen bir ifade biçimi. Eğer hacim oranları dikkate alınacak olursa, 0.50 promilin gerçekte kanda %0.063 oranında alkole eşit olduğu (on binde 6.3 !) görülür. İnsan vücudu yüzde elli alkol oranı bir yana, %0.5 oranında alkole bile (binde 5 ya da bir litre kanda 4 gram alkol bulunması) tolerans göstermekte çok zorlanır, hatta bu düzeydeki kan-alkol oranı pek çok kişide ölüme yol açmakta.
Bilindiği gibi motor çalışmasa dahi direksiyon başında ve trafikte alkollü bulunmak yasal yaptırımlara ve sürücü belgesine el konulmasına yol açar.
Sonuç olarak direksiyon başında alkollü yakalanmanın tek ve kesin yolu, alkol aldıktan sonra kesinlikle araç kullanmamaktır.