Konya'nın Akören ilçesine bağlı Avdan Mahallesi'nde bulunan Avdan Tekkesi, tarihi geçmişi ve manevi atmosferiyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Horasan erenlerinden Avdan Şeyhi Hacı Zahrettin Efendi'nin türbesinin bulunduğuna inanılan tekke, uzun yıllardır farklı şehirlerden gelen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.

AKÖREN’E 30 KM UZAKLIKTA
Konya, sadece Selçuklu eserleriyle değil, asırlardır yaşatılan tasavvuf geleneği ve manevi ziyaret noktalarıyla da öne çıkıyor. Bu önemli duraklardan biri olan Avdan Tekkesi, Akören ilçesine yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Avdan Mahallesi'nde bulunuyor. Tarihi kaynaklarda, M.S. 700'lü yıllarda yaşadığı kabul edilen Horasan Erenlerinden Avdan Şeyhi Hacı Zahrettin Efendi'nin türbesinin burada bulunduğu belirtiliyor.
YÜREK HOPLAMASI TEDAVİSİ İÇİN GİDİYORLAR
Bölge halkı arasında Avdan Tekkesi, özellikle manevi destek ve dua amacıyla ziyaret edilen yerlerden biri olarak biliniyor. Halk arasında bazı kişilerin; iç sıkıntısı, huzursuzluk, korku, "yürek hoplaması" olarak adlandırılan durumlar veya benzeri ruhsal sıkıntılar yaşadıklarında buraya gelip dua ettikleri ve manevi huzur aradıkları anlatılıyor. Avdan Tekkesi, yalnızca Akören ve çevresinden değil, Konya'nın farklı ilçeleri ile Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden gelen ziyaretçileri de ağırlıyor. Özellikle hafta sonlarında yaşanan yoğunluk dikkat çekiyor.

İNANCIMIZDA YERİ OLMAYAN HUSUSLARA DİKKAT
Yerleşimin mezarlığını ziyaret ettiğinizde tarihi çok eskilere giden bazı kitabeli mezar taşları ile karşılaşırsınız. Burada tekkesi bulunan Avdan Şeyhi Hacı Zahrettin Efendi ile ailesine ait türbe de bu mezarlık içerisinde bulunmaktadır. Tarihi oldukça eskiye dayanan yerleşimdeki bu tarihî mezarlığın giriş kapısında bir levha asılmış ve türbe ziyaretlerinde insanların yapmaması gerekenler detaylı olarak yazılmış bulunuyor. Bu uyarılarda mezarlık ziyaretlerinde insanlara ulu bir ağaca, taşa, kayaya para bırakmaları, tuz koymaları, bez çaputlar bağlamaları veya kurban kesmeleri, yatıp yuvarlanmaları, ağlama ve inlemelerinin inancımızda yeri olmadığı özellikle hatırlatılmaktadır.
