Son yapılan araştırmalar TV-ekran ve konuşma gecikmesi hakkında ne söylüyor?
Ekran zamanının çocukların konuşma ve dilini nasıl etkilediğine dair çok fazla araştırma bulunuyor. Örneğin, bu çalışma TV, akıllı telefon, tablet ve video oyunları dahil olmak üzere çeşitli ekran kullanım türlerini değerlendirmiş durumda.
Araştırma, daha fazla ekran süresinin iletişimde gelişimsel gecikme olasılığının arttığını gösterdi.
Rakamlara bir göz atın:
- 1 yaşında günde 2 saate kadar ekran süresi alan çocuklar, 2 yaşında iletişim gecikmeleri yaşama olasılığı %61 daha fazlaydı.
- 1 yaşında günde 2 ila 4 saat ekran süresi olan çocuklar, 2 yaşında iletişim gecikmesi yaşama olasılığı iki kat daha fazlaydı.
- Günde 4 saatten fazla ekran süresi olan çocuklar, 2 yaşında iletişim gecikmesi olasılığı beş kat daha fazlaydı.
- Başka bir çalışmada ise pasif TV ekran süresinin özellikle zararlı etkileri ortaya çıktı.
- Araştırmacılar, bir çocuğun ilk doğum gününden önce, günde 2 saatten fazla TV izleyenlerin dil gecikmesi geliştirme olasılığının altı kat daha yüksek olduğunu buldu.
ekran süresi
Ekran süresinin konuşma veya dil gecikmesine neden olduğunu net olarak söyleyemeyebiliriz, ancak sık ekran kullanımı ile dil gelişimindeki sorunlar arasında kesinlikle bir korelasyon olduğu görülüyor.
Çocuğunuz yolunda mı?
Ya bebeğiniz ya da küçük çocuğunuz ekrana bakmıyorsa ama arka planda televizyon açıksa? Sadece televizyonu duymak bile küçük çocukların dil gelişimi için de zararlı olabilir.
Araştırmacılar, aile yemekleri sırasında TV arka plan gürültüsüne maruz kalan 2 yaşındaki küçük çocukları inceledi. Bu arka plan televizyonu, anaokulu yaşına geldiklerinde dil puanlarının düşmesiyle sürekli olarak ilişkilendirildi.
ÇOCUK TV'DEN YENİ KELİMELER ÖĞRENİYOR MU?
Televizyonun çocuğun yeni kelimeler öğrenmesine yardımcı olacağını düşünebilirsiniz. Ama aslında, arka plan sesleri yardımcı olmaktan çok dikkat dağıtıcı olabilir. Çünkü dil öğrenimi, insan tarafından yüz yüze yapıldığında en iyisi, ekrandan değil. (Ve yemek saatleri, bu tür insan etkileşimlerinin gerçekleşmesi için mükemmel bir fırsat!)
Çünkü televizyon ve diğer dijital ekranlar çocuklarda konuşma ve dil bozukluklarını doğrudan tetiklemekte.
Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) başta olmak üzere birçok sağlık kuruluşu, özellikle 0-2 yaş arasındaki çocukların ekrandan tamamen uzak tutulmasını önermekte.
Bilimsel çalışmalar, günlük mobil ve televizyon ekran süresindeki her 30 dakikalık artışın ifade edici konuşma gecikmesi riskini %49 oranında artırdığını göstermekte.
Çünkü televizyon tek yönlü bir iletişim aracı. Çocuk sadece dinler, yanıt verme ihtiyacı duymaz ve dil gelişimi için gereken karşılıklı etkileşimi kuramaz.
Yanı sıra ekran başında geçirilen uzun saatler, çocuğun anne, baba ve akranları ile konuşma fırsatını elinden alır.
Öte yandan arka plan TV tehdidi hayati olarak ifade ediliyor. Evde kimse izlemese bile arkada açık duran televizyon, ebeveyn ile çocuk arasındaki kelime akışını ve ortak dikkati kesintiye uğratarak dil gelişimini yavaşlatıyor.
Yanı sıra ekrandaki çok hızlı değişen görüntüler, çocukların gerçek dünyadaki tekdüze konuşma temposundan sıkılmasına ve odaklanma güçlüğü yaşamasına yol açabiliyor.
Dil ve konuşma gelişimi için yaş gruplarına göre ekran süresi sınırları:
- 2 - 5 Yaş Arası: Günlük maksimum 1 saat (Yetişkin eşliğinde ve eğitici içerikler).
- 6 Yaş ve Üzeri: Rutin ev işlerini, uykuyu ve fiziksel aktiviteleri engellemeyecek şekilde belirli limitler dahilinde.
EBEVEYNLER İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
- Dijital Bakıcılığı Bırakın: Yemek yedirirken veya iş yaparken çocuğu oyalamak için televizyonu açmayın.
- Çocuğunuzla Karşılıklı İletişim Kurun: Çocuğunuzla gün içinde sürekli konuşun, yaptığı hareketleri kelimelere dökün ve ona cevap vermesi için zaman tanıyın.
- Birlikte Kitap Okuyun: Resimli kitaplar üzerinden hikayeler anlatarak kelime dağarcığını zenginleştirin.
- Uzmana Başvurun: Ekran süresini kısıtlamanıza rağmen konuşma gecikmesi devam ediyorsa, uzmanlarının da vurguladığı gibi bir dil ve konuşma terapistinden profesyonel destek alın.
Bu arada çocuğunuzun konuşma gecikmesi olabileceğini düşünüyorsanız, yardım istemekten çekinmeyin. Erken müdahale büyük bir fark yaratabilir.