KONYA HABER
Konya
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,1444 %0.07
56,1942 %0.15
11.633,33 %0.15
BBN Haber Genel Kızıl ay kaygısı: Yüzde 96’sı gölgede kalacak, tam 5 saat sürecek

Kızıl ay kaygısı: Yüzde 96’sı gölgede kalacak, tam 5 saat sürecek

yıllar sonra ay, 27-28 Ağustos gecesi gerçekleşecek derin parçalı tutulmada büyük ölçüde Dünya’nın gölgesine girecek. Yüzeyinin yaklaşık yüzde 96’sı gölgede kalacak Ay, kızıl ve bakır tonlarında görünecek.

Kızıl ay kaygısı: Yüzde 96’sı gölgede kalacak, tam 5 saat sürecek
Okunma Süresi: 3 dk

Nepal-Tibet'te yaşanan sel ve toprak kayması felaketinin ardından vatandaş kızıl ay tutulması öncesi kaygılı…

YÜZDE 96'SI GÖLGEDE KALACAK

Heyecan ve kaygı yine bir arada… Gökyüzü meraklıları, 27-28 Ağustos gecesi dikkat çekici bir doğa olayına tanıklık edecek.

Bu Ay tutulması sırasında Ay’ın yüzeyinin yaklaşık yüzde 96’sı Dünya’nın gölgesi altında kalacak.

Ay tutulması, saat dilimine bağlı olarak 27 Ağustos gecesi ile 28 Ağustos sabahı arasında gerçekleşecek. NASA verilerine göre tutulmanın en yoğun anına 28 Ağustos saat 04.12 civarında ulaşılması bekleniyor.

Bu kapsamda görsel olarak belirginleştiği ve Ay'ın Dünya'nın karanlık tam gölge konisine girmeye başladığı parçalı evre ise 06.12 itibarıyla izlenebilecek. Tutulmanın tepe noktası 06.28'de yaşanacak.

KIZIL AY

Bu kez tam ay tutulmasından farklı olarak Ay’ın küçük bir bölümü Dünya’nın karanlık gölgesinin dışında kalacak.

Yine de gölgede kalan büyük bölümün kızıl veya bakır tonlarına bürünmesi bekleniyor. Bu renk değişimi, Güneş ışığının Dünya atmosferinden geçerken kırılması sonucu ortaya çıkıyor. Aynı etki, tam Ay tutulmalarında görülen ve halk arasında “Kanlı Ay” olarak adlandırılan görüntüyü de oluşturuyor.

Bu arada tutulmanın en yoğun anında Ay çapının yaklaşık yüzde 93’ü Dünya'nın tam gölge bölgesi olan “umbra” içerisinde bulunacak.

EN UZUN AY TUTULMASI MI?

Bu tutulmanın, yarı gölge evresinin başlangıcından sona ermesine kadar beş saatten uzun sürmesi bekleniyor. Ay’ın büyük bölümünün karardığı derin parçalı tutulma evresi ise daha kısa olacak.

Gökyüzü olayı Amerika kıtasının büyük bölümünden tamamen izlenebilecek. Avrupa ve Afrika’nın bazı bölgelerinde ise Ay’ın doğuşu veya batışı sırasında tutulmanın belirli evreleri görülebilecek.

BU KEZ ÖZEL GÖZLÜK GEREKMİYOR

Öte yandan güneş tutulmalarının aksine Ay tutulmasını izlemek için özel koruyucu gözlük kullanmaya gerek bulunmuyor. Tutulma çıplak gözle güvenli biçimde izlenebilirken, dürbün veya teleskop Ay yüzeyindeki renk değişimini daha ayrıntılı görme imkanı sağlayacak.

Bu arada gökyüzünün açık olması ve ufkun önünde görüşü engelleyen yapıların bulunmaması ise gözlem için en uygun koşulları sağlayacak.

BU KEZ İKİ HAFTA ARAYLA İKİ TUTULMA

Bu ay tutulması, 12 Ağustos'ta Grönland, İzlanda ve İspanya'nın bazı bölgelerinden izlenen tam Güneş tutulmasından yaklaşık iki hafta sonra gerçekleşiyor.

Dolayısıyla Güneş ve Ay tutulmalarının, Güneş, Dünya ve Ay’ın yörüngesel hizalanması nedeniyle birbirine yakın tarihlerde meydana gelmesi sık görülen bir durum.

FELAKET HABERCİSİ Mİ?

Uzmanlara göre güneş ve ay tutulmalarının deprem veya büyük bir felakete yol açtığına dair hiçbir bilimsel kanıt yok.

Tutulmalar, Güneş, Dünya ve Ay'ın uzaydaki hareketleri sırasında belli bir hizada gelmesiyle oluşan sıradan gökyüzü olayları.

Bilindiği gibi Ay ve Güneş'in kütleçekimi okyanuslarda gel-git (med-cezir) yaratıyor. 

Bu çekim her yeniay ve dolunay evresinde zaten en yüksek seviyede. 

Yani tutulma olsun ya da olmasın bu kuvvetler her 14-15 günde bir tekrarlanmakta.

FELAKETLERLE İLİŞKİSİ

Bilimsel araştırmalar ve yer bilimciler, tutulma zamanları ile depremler arasında doğrudan bir bağlantı veya tetikleyici bir ilişki olmadığını defalarca kanıtlamış değil.

Eski çağlarda insanlar, gökyüzündeki ani değişimlerin anlamını çözemedikleri için tutulmaları savaş, kıtlık veya felaketlerin habercisi olarak yorumlamış.

Bu tür iddialar tamamen batıl inançlara veya astrolojik yorumlara dayanmakta.

Güneş ve ay tutulmalarını korkuyla değil, sadece keyifle izlenebilecek harika birer doğa olayı olarak görmek gerekir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız