KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,0416 %0.07
53,5564 %-0.13
9.897,19 % 0,11
BBN Haber Genel Suçlu kim: IBAN mağdurları için ‘ayrı suçlama’ düzenlemesi

Suçlu kim: IBAN mağdurları için ‘ayrı suçlama’ düzenlemesi

IBAN, kredi kartı ve ödeme sistemlerine ilişkin bilgilerini bilerek başkasına kullandıranlara yönelik olarak TCK’nın dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158'inci maddesine eklenen fıkrayla düzenlemeye gidilecek.

Suçlu kim: IBAN mağdurları için ‘ayrı suçlama’ düzenlemesi
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye'de yeni ir mağdur gurubu oluşmuştu, TBMM bu yaraya neşter vuracak. Düzenlemeyi değerlendiren muhalefet partileri, mevcut uygulamada hesaplarını suç örgütlerine kullandıran kişiler ile dolandırıcılık suçunun asıl faillerinin aynı hukuki çerçevede değerlendirilmesinin adalet duygusunu zedelediği görüşünde. 

Yeni hazırladıkları karşı oy yazısında muhalefet partileri, sorunun yalnızca ceza indirimiyle çözülemeyeceğini belirterek, banka hesabı, ödeme aracı veya kimlik bilgilerinin suçta kullanılacağını bilerek ya da öngörerek başkasına kullandırılması fiilinin TCK'da bağımsız bir suç olarak düzenlenmesini önerdi. Suçun asıl yürütücüleri ile hesaplarını kaptıran kişilerin hukuken birbirinden ayrılması gerektiği kaydedildi.

Adalet duygusu zedeleniyor

Bu yönde, CHP, son yıllarda özellikle TCK 158’nci madde kapsamında düzenlenen ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ suçlarında, suçun asıl faillerinin kendi kimliklerini gizlediğini, özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı grupların banka hesaplarını (IBAN) veya her türlü dijital cüzdanlarını cüzi komisyonlar karşılığında kiralayarak suçta kullandıklarını belirtti. 

Son aylarda kamuoyunda IBAN mağdurları olarak adlandırılanların mevcut ceza yargılamasında asıl faillerle aynı cezaya çarptırıldığını bu durumun suçun işlenişindeki kusur oranı gözetilmeksizin aynı cezaya hükmedilmesi nedeniyle adalet duygusunu ciddi şekilde zedelediğini bildirdi. 

Yine kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak anılan hesap sahiplerinin çoğu zaman asıl faillerle aynı cezaya çarptırıldığı belirtilerek, nitelikli dolandırıcılık suçuna kasten veya taksirle iştirak ettiği kanıtlanamayan kişilerin eylemlerinin asıl suçtan ayrılması ve suç organizatörleriyle hesaplarını kullandıran kişilerin hukuken farklı değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

ASIL SUÇLULAR TESPİT EDİLESBİLECEK Mİ?

Öte yandan DEM Parti ise karşı oy yazısında sorunun yalnızca ceza indirimiyle çözülemeyeceğini belirterek, banka hesabı, ödeme aracı veya kimlik bilgilerinin suçta kullanılacağını bilerek ya da öngörerek başkasına kullandırılması fiilinin Türk Ceza Kanunu'nda bağımsız bir suç olarak düzenlenmesini önerdi. DEM Parti’ye göre bu düzenleme, hem tipiklik ilkesini koruyacak hem de suça bilinçli iştirak edilen durumlarda iştirak hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmayacak.

Yine DEM Parti ayrıca, bilişim suçları soruşturmalarında asıl sorunun gerçek suç örgütlerine ulaşılamaması olduğunu vurguladı. DEM Parti, “Organize yapılar tarafından işlenen bu suçlarda soruşturmalar çoğu zaman yalnızca hesap sahipleri üzerinden yürütülmekte, suçun organizatörleri tespit edilememektedir. Oysa IP kayıtları, HTS analizleri, MASAK raporları, para transfer zincirleri ve diğer dijital deliller etkin biçimde kullanıldığında gerçek faillere ulaşılması mümkündür” değerlendirmesi yaptı.

DENETLEMEDE ETKİNLİK

Mecliste grubu bulunan bir başka siyesi parti Yeni Yol Grubu, düzenlemenin suç örgütlerinin yönlendirmesiyle hesaplarını kullandıran kişilerin yaşadığı mağduriyetleri dikkate alması bakımından olumlu olduğunu ancak suç organizatörleri ile bilinçli şekilde hesap temin eden kişiler arasındaki ayrımın yeterince net ortaya konulamadığını kaydetti. Çözümün yalnızca cezalarda indirim yapılması olmadığını belirterek, suç örgütlerini ortaya çıkaracak etkin soruşturma mekanizmalarının kurulması, banka ve ödeme kuruluşlarının şüpheli hesap hareketlerini daha etkin denetlemesi ve vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik önleyici çalışmaların artırılması gerektiğini bildirdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız