TÜİK tarafından hazırlanan “Türkiye Çocuk Araştırması, 2022” adlı raporu geçerliliğini koruyor mu?
TÜİK ile UNICEF arasında imzalanan protokol sayesinde hazırlanan raporda ilginç veriler bulunuyor..
Araştırma kapsamında 0-17 yaş grubu çocuklarla çalışılıyor. 9 bin 10 adet ev belirlenmişti. Bu evlerdeki 14 bin 705 çocuk ile ilgili bilgiler, çoğunlukla anneleri olmak üzere bir hamilinden alınmıştı.
Görüşülen tüm çocuklar için eğitimleri, yaşam koşulları, sağlık, engellilik, çocuk işçiliği ve çocuk disiplini gibi konular sorgulanmıştı.
TÜRKİYE'DE ÇOCUKLARIN KENDİNE AİT ODASI YOK
Araştırmadan oldukça ilginç sonuçlar çıkmıştı.
- Her üç çocuktan yalnızca birinin kendine ait bir odası var. (%34)
- Yaş arttıkça çocukların kendi odasına sahip olma yüzdesi artıyor.
- Her üç çocuktan birisi odasını 2 ve daha fazla kişi ile paylaşıyor.
- Kendi odasına sahip olmanın çocuklarda bağımsızlık, sorumluluk ve öz denetim duygusunu artırdığı ifade ediliyor.
- Okul halleri ve ders durumu.
ÇOcUKLAR OKULDA DERSLERE KONSANTRE OLMAKTA ZORLANIYORLAR
Dersleri hususunda baskı altında hisseden okul çağı çocuklarının (6-17 yaş grubu) oranı %13,4.
Aynı yaş grubunda konsantre olmada zorluk yaşayan çocukların oranı %1,4.
Verilerin çocuklara sorularak değil ebeveynleri tarafından alındığını hatırlatmakta fayda var.
Çocukların beslenme alışkanlıkları ne durumda?
Ebeveynin eğitim durumu beslenme düzenini etkiliyor. Örneğin bir okul bitirmemiş ebeveynlerin çocuklarından her gün meyve tüketenlerin oranı %30,6 iken yükseköğretim mezunu olanların çocuklarında bu oran %70,3.
Her gün tüketildiği belirtilen yiyecekler grubunda ekmek, makarna gibi tahıl içerikli besinler başta geliyor. (%60,2)
Et, tavuk, balık en az tüketilen besinler. (%12,7)
Süt ürünlerini her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 57,8.
ÇOCUKLARIN Etkinlik ve öz bakımI
Çocukların yarıdan fazlası son bir yılda sinema veya tiyatroya gitmediği belirtiliyor (%60,9).
Sinemaya veya tiyatroya gitmeyen çocukların neredeyse yarısının gitmeme nedeni maddi imkansızlık olarak ifade ediliyor.
Diğer çocuklar tarafından zorbalığa uğrayan öğrencilerin oranı %13,8. (Bu oran ABD’de %20.)
Bu noktada da verilerin çocuklara sorularak değil ebeveynleri tarafından alındığını hatırlatmakta fayda var.
Ebeveynlerinin kendilerini önemsediğini gösterdiklerini belirten, üzüntülerini ve sevinçlerini paylaşabildiği arkadaşları olan çocukların oranı yüzde 85’in üstünde.
Her üç çocuktan ikisi günde en az bir defa dişini fırçaladığını söylüyor.
Yürüyüş/koşu yapan 4-17 yaş grubundaki çocukların oranı azınlıkta. (% 14,1)
Çocukların yarısı her hafta en az bir ev işi yaptığını ifade ediyor.
Mutluluk düzeyleri
13-17 yaş grubundaki erkek çocukların mutluluk düzeyi, kız çocuklarından daha fazla.
Erkek çocuklarının %71’i kendini mutlu olarak tanımlarken bu oran kız çocuklarında bu oran % 5 daha az.
Kendini mutsuz hissettiğini söyleyen kız çocuklarının oranı erkeklere nispeten daha fazla. (Kızlarda %4, erkeklerde %3’e yakın.)
Orta seviyede mutlu hissettiğini belirten çocukların oranı %27.
ÇOCUKLARA YÖNELİK POLİTİKALAR NASIL İYİLEŞTİRİLEBİLİR?
Uzmanlara göre Türkiye’de Çocuk Refahı Belgesi’nde zikredilen bazı önerilerin altını çizmekte fayda var. Öncelikle, iyi olma haline ilişkin göstergelerin iyileştirilmesi ve yeni nesnel ölçütler üzerine çalışılması gerekiyor.
İlgili kurumlarda, eşitsizliklerin azaltılmasına yönelik toplum temelli politikalar geliştirilmesi ve bu politikalarda dezavantajlı yörelerde yaşayan tüm çocukların hedeflenmesi de çocuk refahına katkı sağlayacak adımlar arasında görülüyor.