Türkiye’de yaklaşık 5 milyon kişi tarımda çalışıyor. Tarımın toplam istihdamdaki payı son 10 yılda yüzde 20’lerden yüzde 15’in altına geriledi. Tarımda çalışan kadın sayısı 2,3 milyon. Gençlerin yüzde 64’ü girişimcilik eğitimine ilgi gösteriyor. Teknoloji kullanımında kendisini yeterli görenlerin oranı yüzde 14,5. Mesleki gelişim imkânlarını yeterli bulanların oranı yüzde 25. Tohum ıslahı konusunda katılımcıların yüzde 52’si “fikrim yok” diyor.

TÜRKİYE'DE TARIMIN GELECEĞİ
Artık tarım sektörü, iklim değişikliğinin yanı sıra artan enerji maliyetleri, jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirindeki kırılmaların yarattığı çok yönlü baskıyla karşı karşıya. Hürmüz Boğazı gerginliğiyle birlikte gübre fiyatlarından üretim maliyetlerine kadar birçok kalem küresel gelişmelerden etkilenirken, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından insan kaynağı da kritik bir başlık haline geldi.

KONYA'DA TARIMIN GELECEĞİ
SKD Türkiye ve Alarko Holding öncülüğünde hazırlanan “Tarımda Kadın ve Genç İstihdamının Güçlenmesi” Raporu, ortaya yepyeni bir tablo çıkardı.
Sahadan verilerle ve Ege, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde 400’e yakın sektör paydaşının katılımıyla yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de yaklaşık 5 milyon kişi tarımda çalışıyor. Ancak tarımın toplam istihdam içindeki payı son 10 yılda yüzde 20’lerden yüzde 15’in altına geriledi. Tarımda çalışan kadın sayısı 2,3 milyonla sektör istihdamının neredeyse yarısına denk gelirken, kadınların büyük bölümü kayıt dışı, güvencesiz ve ücretsiz aile işçisi konumunda.

KONYA'DA KADINLAR SAHADA
Önümüzdeki süreçte hububat ambarı olan Konya'da, tarımda kadın istihdamı üretim ve verimlilik açısından da belirleyici bir konumda olacak.
Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını “Kadın Çiftçiler Yılı” ilan etmesiyle tarımda kadın emeğinin daha görünür hale geldi.
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre günümüz dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliği yakalanabilse, 45 milyon kişi gıda güvensizliğinden kurtulabilir. Daha önemlisi tarımsal verimliliğimiz yüzde 30 oranında artabilir.
Türkiye’de istihdam edilen her 10 kadından 1,8’inin tarım sektöründe çalışıyor. Bu kadınların önemli bir bölümü Konya'da, sahada. Ancak aynı uzmanlara göre tarımda kadın denilince akla hep güvencesiz ve ücretsiz aile işçisi geldiğine dikkat çekiliyor.
Bu resim ise artık değişiyor. Konya'nın öncü olduğu modern seracılık, gıda sanayi, mikro granül gübre ve tohum ıslahı alanlarında kadın çalışan oranının yüzde 75’e ulaştı.
Bu alandaki çalışmalardan biri de Habitat Derneği ile yürütülen Girişim Öncüleri Programı. Eğitim, mentorluk, finansman, markalaşma ve iş birliği imkanlarını bir araya getiren program kapsamında bugüne kadar 4 binden fazla kadına ulaşıldı.
Yanı sıra 40 girişime doğrudan destek sağlandı. Kadınlar modern tarım teknolojileri, sürdürülebilir üretim ve katma değerli iş modelleri geliştiren girişimlerinde destekleniyor.

KONYA'DA Gençler tarıma ilgisiz değil
Artık tarımda nitelikli iş gücü sorununun bir diğer boyutu ise gençlerin sektöre kazandırılması. Aynı raporda yer alan bulgular, özellikle eğitim, teknoloji ve girişimcilik alanlarında güçlü bir destek ihtiyacına işaret ediyor. Gençlerin yüzde 64’ünün girişimcilik eğitimine ilgi göstermesi, tarımda yeni iş modelleri geliştirebilecek bir kuşağın da destek beklediğini gösteriyor. Buna karşın mesleki gelişim imkânlarını yeterli bulanların oranı yalnızca yüzde 25’te kalırken, tohum ıslahı konusunda katılımcıların yüzde 52’sinin “fikrim yok” yanıtını vermesi de bilgiye erişim ve uygulamalı eğitim ihtiyacını ortaya koyuyor.

Konya'nın Türkiye açısından önemli bir tarım bölgesi olduğu vurgulanırken, bu özelliğini geleceğe taşıyabilmek için kadim bilgileri modern teknolojilerle buluşturarak üretim modellerini yeniden tanımlamak gerektiğine dikkat çekiliyor.
Bu dönüşümün bilgi ve yetkinlik açığının kapatılması, tarım sektöründe ekonomik ve sosyal zeminin güçlendirilmesi ve girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi olmak üzere üç eksende ele alınması gerektiğine de işaret ediliyor.

KONYA İÇİN DAHA AZ SU DAHA FAZLA ENERJİ
Süreç içinde özellikle günümüzde enerji maliyetlerindeki artış ve baskı, tarımda yalnızca üretim giderlerini değil, gübre fiyatları üzerinden gıda maliyetlerini de doğrudan etkiliyor. Gübre üretiminin enerji yoğun bir süreç olduğuna dikkat çekiliyor. Enerjideki her dalgalanmanın tarımsal üretim maliyetlerine ve gıda fiyatlarına yansıdığına işaret ediliyor.
Uzmanlar bu tabloyu enerji-tarım, genç ve kadın ilişkisini yeniden tanımlamak gerektiğini bir yapısal zorunluluk olarak görüyorlar. Böylece teknolojiyle birlikte gençler ve kadınların Konya tarımına kazandırılabileceğini ve bunu sürdürülebilir bir sürecin anahtarı olduğu da belirtiliyor.