Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'ya barış şartını açıklarken “Pandora'nın Kutusu Açıldı” ifadelerini kullanmıştı.
Kievin son günlerde yoğunlaşan füze ve insansız hava aracı saldırı planını yeni bir macera olarak nitelendiren Rus lider, Ukrayna'ya barış koşulunu da net bir şekilde ortaya koymuştu.
Putin, açıklamada, Ukrayna'nın 40 gün içinde Rus topraklarını savunmasız bırakma çabasını Pandora'nın kutusunu açmak gibi tehlikeli bir hamle olarak değerlendirmişti.
Bu sürecin karşısında barışçıl bir çözümün tek şartının Ukrayna'nın askeri operasyonlarını derhal durdurması olduğunu vurgulamıştı.

Moskova, bu çerçevede, Kiev'in saldırı planlarını iptal etmesi ve mevcut ateşkes anlaşmalarına tam bir sadakat göstermesi halinde, diplomatik müzakerelerin yeniden başlatılabileceğini belirtmişti.
Putin ayrıca, Barış ancak güvenli bir ortamda mümkün olur; aksi takdirde yeni bir çatışma kaçınılmazdır diyerek, uluslararası toplumun da bu çerçevede adımlar atmasını istemişti.
Bu açıklama, iki taraf arasında hâlâ kırılgan bir denge olduğu ve bir kez daha gerilimin artabileceği uyarısını da içeriyor.

Kış gelmeden Rusya-Ukrayna savaşı avrupaya yayılır mı?
Uzmanlara göre Putin Ukrayna savaşını Avrupa'ya yayacak. Bunun en büyük göstergesi ise Ukrayna'nın, Pandora'nın kutusunu açtığına ilişkin değerlendirmesi gösteriliyor.
Bu kapsamda Rusya, "İngiltere'yle konuşacak bir şeyimiz kalmadı" diyerek elçisini çekmişti.
Büyükelçinin geri çekilmesinden iki gün önce Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lawrov, "Ukrayna'ya uzun menzilli füze ve insansız hava aracı veren İngiltere de böylece savaşa katılmış oldu. Yer ve zamanını belirleyeceğimiz bir yanıt vereceğiz" açıklaması yapmıştı.

LAVROV: "ÇOK DAHA SERT ADIMLAR ATACAĞIZ"
Aynı Lavrov, "Kendi güvenliğimizin çıkarları doğrultusunda, Batı tarafından Kiev'in savaş makinesini besleyen her şeyi ortadan kaldırmak için çok daha sert adımlar atacağız. Ancak bunu zaten yapıyoruz. Onlar şimdiden yakınmaya başladı. Durmak gerekiyorsa, uzun vadeli, güvenilir ve sürdürülebilir bir çözüm sağlandığında durulmalı" resti de geçen haftaların önemli gelişmesiydi.
Yine Putin "bundan böyle gemilerimize el konulmasına sessiz kalmayacağız. Uluslararası kara sularında aynı şekilde gemilerine el koyacağız" değerlendirmesinde bulunmuştu.
Rus lider verdiği röportajda uzmanlara göre "Pandora'nın kutusunu açtılar" diyerek saldırılarının seviyesini yükselteceklerinin işaretini verdi.
Öte yandan Rusya kısa süre içinde Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul'un Kiev'de bulunduğu dakikalarda Kiev'in banliyölerindeki insansız hava araçlarını taşıyan tırları ve depoyu balistik füzelerle vurdu.
Yine aynı uzmanlara göre Almanya bundan böyle hedef olduğunu anlamış oldu.

PUTİN: "GEREKLİ GÖRDÜĞÜMÜZ YERDE YANIT VERİRİZ"
Putin, bu arada Batılı ülkelerin hamlelerine tepki göstererek, "Bazı ülkelerin yetkililerinin uluslararası deniz hukukunu ihlal ederek barışçıl ticaret gemilerimizin hareketini kısıtlamaya çalıştıklarını görüyoruz. Son zamanlarda gemilerimize el koyup yağmalanan mülklerimizi satma fikrini bile ortaya attılar. Kuşkusuz bu, korsanlık ve soygundan başka bir şey değildir. Ve eğer bu pratikte uygulanmaya başlarsa yanıt vermek zorunda kalacağız. Ayrıca bunun, gemilerimize yönelik saldırıların planlandığı deniz sahalarında olması şart değildir. Nerede gerekli ve uygun görürsek orada yanıt veririz" ifadelerini kullanmıştı.

AVRUPA İLE RUSYA KARŞI KARŞIYA GELİR Mİ?
Konunun uzmanlarına göre Rusya ile Ukrayna savaşı devam ederken Ukrayna'nın arkasındaki temel gücün ABD olmaktan çıktığı vurgulanıyor.
Aynı uzmanlara göre Avrupa ülkelerinin topyekun iradesiyle, onların sağladığı finansal kaynaklarla, gerekirse ABD'den de silah almak suretiyle Putin'e karşı ABD olmadan da duvar örebileceklerini Avrupa göstermeye başladı.
Putin ise hibrit savaş ve terörize edilmiş gayrinizami harp formatlarında droneları kullanmak suretiyle Avrupa ülkelerinin birçoğuna saldırılar yaptı.
Bu kapsamda Avrupa da Putin'e karşı topyekun bir savunma anlayışına geçme arifesinde.