Konya'nın gözde turizm merkezlerinden Beyşehir, doğal güzellikleri, tarihi mirası ve eşsiz manzaralarıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Mavinin ve yeşilin buluştuğu eşsiz coğrafyasıyla dikkat çeken ilçe, her mevsim farklı güzellikler sunarken özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.
Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Beyşehir, tarihi mirası, doğal güzellikleri ve eşsiz göl manzarasıyla Konya'nın keşfedilmeyi bekleyen turizm hazinelerinin başında geliyor. Maviyle yeşilin, tarihle doğanın buluştuğu bu eşsiz ilçe, yaz sezonunda ziyaretçilerine unutulmaz anılar vaat ediyor.

AKDENİZ KIYILARINI ARATMAYAN SAHİL
Türkiye'nin üçüncü büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü, masmavi suları ve doğal yaşamıyla adeta açık hava cenneti görünümünde. Göl kıyısında yer alan Karaburun Plajı ise temiz sahili, kamp alanları ve su sporları imkanlarıyla Akdeniz kıyılarını aratmıyor. Ziyaretçiler burada yüzme, kampçılık, kano ve çeşitli su sporları aktivitelerinin keyfini çıkarıyor.

BEYŞEHİR GÖLÜ’NÜN KALBİNDEKİ TARİH VE DOĞA
Beyşehir'de gün batımı ise başlı başına bir seyir şöleni oluşturuyor. Gölün ufkunda güneşin kızıl tonlarla vedası izlenirken, kıyıda yükselen tarihi Eşrefoğlu Camii ziyaretçileri geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Gölün ortasında yükselen Kız Kalesi Adası, tarihi dokusunu masmavi sularla buluşturarak ziyaretçilerine benzersiz manzaralar sunuyor.

ANADOLU'NUN AHŞAP MİRASI: EŞREFOĞLU CAMİİ
1296-1299 yılları arasında Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından yaptırılan Eşrefoğlu Camii, Anadolu'nun en önemli ahşap direkli camileri arasında gösteriliyor. Muhteşem taç kapısı, çini mozaiklerle süslenmiş devasa mihrabı ve tamamen ceviz ağacından tutkalsız olarak yapılan minberiyle ziyaretçilerini hayran bırakıyor. Ahşap ve çini sanatının en güzel örneklerini barındıran yapı, adeta yaşayan bir müze niteliği taşıyor.

SELÇUKLU İHTİŞAMININ İZLERİ: KUBADABAD SARAYI
Beyşehir Gölü kıyısında, Anamas Dağları'nın eteklerinde bulunan Kubadabad Sarayı, Anadolu Selçuklu Devleti'nin en önemli saray yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Tarihi kalıntılar, bölgenin geçmişteki ihtişamını günümüze taşıyor.

DÜNYADA EŞİ AZ BULUNAN BİR ANIT: EFLATUN PINARI
Hititler döneminden günümüze ulaşan Eflatun Pınarı Anıtı, Beyşehir'in en önemli tarihi değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. M.Ö. 13. yüzyılda inşa edildiği düşünülen anıt, üzerindeki kabartmalar ve gelişmiş su toplama sistemiyle dönemin mühendislik ve sanat anlayışını gözler önüne seriyor. Yaklaşık 7,5 metre yüksekliğindeki yapı, tarih ve arkeoloji meraklılarının ilgisini çekiyor.

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK NİLÜFER BAHÇESİ
Beyşehir Gölü kıyısındaki Çiftlik Mahallesi sınırlarında yer alan Nilüfer Bahçesi, yaklaşık 7 kilometrelik alanıyla Türkiye'nin en büyük nilüfer sahalarından biri olarak gösteriliyor. Yaz aylarında açan yüzlerce nilüfer çiçeği, bölgeyi adeta doğal bir tabloya dönüştürüyor. Zengin biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken alan, kuş gözlemcileri ve doğa fotoğrafçıları için önemli bir destinasyon niteliği taşıyor.

İSLİBUCAK ORMANLARI DOĞASEVERLERİ BEKLİYOR
Temiz havası, yemyeşil dokusu ve sakin atmosferiyle İslibucak Ormanları, şehir yaşamından uzaklaşmak isteyenler için huzurlu bir kaçış noktası sunuyor. Bölge, yürüyüş parkurları ve kamp alanlarıyla doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenlerin tercihleri arasında bulunuyor.

