Dar-ül Mülk Sergi Sarayı’nın kapatılması sonrasında 29 Eylül 2025’ten itibaren ziyaret edilemeyen Selçuklu Sultanları’nin yeniden Konya’ya geleceği ve sergileneceği gün bekleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliği ile geçici bir süre İstanbul’da Rami Kütüphanesi gibi sergilerde tanıtılacak Sultanlar daha sonra yeniden ait olduğu Konya’ya dönecek. Selçuklu Sultanları’nın yeni adresi ise kamuoyunun eski valilik binası olarak bildiği Kayalıpark’taki tarihi bina olacak. Bu binada restorasyon çalışmaları tüm hızıyla sürerken bina Konya’yı tanıdan bir kütüphane ve sergi merkezine dönüştürülecek.

SULTANLARIN KİMLİKLENDİRME ÇALIŞMASI YAPILDI
2017’de Kültür Bakanlığı, Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından kurtarma arkeolojisi, dijital arkeoloji, endüstriyel arkeoloji, adli bilimler ve heykeltıraşlık kapsamı dâhilinde yürütülen projede, Türkiye Selçuklu Sultanları, devlet adamları ve aile bireylerinin pozitif kimliklendirme yöntemi ile çalışma başlatılmıştı. Bir anlamda söz konusu bireyleri hayata döndürmek üzere çalışmalar sürdürülmüş; saltanat ailesinin hastalıkları, yeme içme alışkanlıkları, yaş ortalamaları, boy ve kiloları, yaş ve cinsiyetleri gibi verileri içeren projede bu bilgiler ışığında yeniden yüzlendirme kapsamında da çalışılmıştır. Gerçek verilere dayalı ve pozitif kimliklendirmede son aşama olan heykeltıraşlıkla dokulandırılan bireylerin karakter yüklemesi ile araştırma tamamlanmıştır. Birçok uzmanlık alanını birleştiren projede; biyoloji, kimya, mühendislik, yazılım, tarih, kronoloji, endüstriyel bilimler, güzel sanatlar, adli bilimler, biyoarkeoloji, adli arkeoloji ve osteoarkeoloji dahil olmak üzere disiplinler arası bir yol izlenmiştir. Sadece bireylerin nicel yönlerine değil, yaşam tarzı, yaşadığı zaman gibi kısımları da yansıtılmıştır.

DNA ANALİZLERİ VE YÜZ REKONSTRÜKSİYONU
Alâeddin Tepesi ve çevresinde başlatılan araştırmada Türkiye Selçuklu sultanlarının bedenlerinin; pozitif kimliklendirme, morfolojik özelliklerinin tespiti, patolojik kanıtlar ve antropometrik, metrik ve metrik olmayan patolojik unsurlar dışında hassasiyet ilkeli bir şekilde muhafaza edilmiştir. İşlemlerin ardından, uygun kefenleme işlemleri yapılarak, tek tek bireylerin isimleri ve tanımları etiketler ile iliştirilmiştir. Bütün işlemler bireylere, bireylerin manevi haklarına, mahremiyetlerine, insan haklarına ve milli tarihe saygı, projenin hedeflerinde öncelikli unsur olmuştur. Bireylerin metrik özelliklerini tespiti, yaş, boy, vücut ağırlığı, cinsiyetleri, DNA analizleri ve nihayetinde yüz rekonstrüksiyonunun (yeniden yapılandırma) sonrasında Sultanlar Türbesi’ndeki bireylere ait 3D kafatası replikalarının oluşturulması gerçekleştirilmişti. Sultanlar Türbesi’nde 23 Selçuklu hanedanı üyesinin bedenleri çıkmış, Osteoarkeolog Emel Akpolat ve Prof. Dr. Mutluhan Taş tarafından Facet uygulamaları yapılmış 20 birey silikon heykel olarak % 95 gerçeklikle yeniden yüzlendirilmişti. Bu aşamaların hiçbirinde yapay zekâ kesinlikle kullanılmamış, Sultanlar haricinde 2 kadın, 1 kız çocuğu, kimliği belirsiz 2 erkek birey, bir de bebek bireye ait kimlik tespitleri tamamlanmış, bebek haricindeki bireylerin silikon heykelleri yapıldı.
