DOĞANIN DENGESİ BOZULAMAZ
Çevremizde yaşanan felaketler gündeme geldikçe sık sık söylenen “Doğanın dengesi bozuldu”, ya da” İnsan doğanın dengesini bozdu” ifadeler gerçeği yansıtmıyor. Hâlbuki doğanın dengesini bozmak o kadar kolay mı?
Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah (c.c), kâinatı bir denge üzerine yarattığını bize Kur’an’ı Kerimde yer alan ayetlerinde anlatmış: “Göğe gelince, Allah onu yükseltti, kâinattaki mükemmel ahengi sağlayan ölçü ve dengeyi koydu. (Rahman suresi 7. Ayet meali); “Yedi kat göğü birbiriyle uyum içinde tabaka tabaka yaratan O’dur. Rahman’ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi, çevir gözünü de bak, bir kusur, bir çatlaklık görebilecek misin? (Mülk/ 3. Ayet meali)
Rasulullah (S.A.V.)'in söz konusu düzen ile ilgili bir hadisinde “Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette aklıselim sahipleri için ibret verici deliller vardır.” buyurmuşlardır.
Kâinattaki bu düzende zerreden küreye her şeyin birbiriyle irtibatlı olduğunu ve ahenk içinde çalıştığını anlamamız için çoğu kez Rabbimiz bize “akıl etmez misiniz?” diye hatırlatır. Kur'an'ımızın akletmeyi emretmesi, istemesi Allah Teâlâ'nın aklı olan kullarına din emretmesinden kaynaklanmaktadır. İyi bir gözlemci tüm doğa olaylarının ve evrendeki döngünün mükemmel bir düzende olduğunu fark eder. İnsana düşen görev bu mükemmel düzene uyum sağlamak ve Kuranda belirtilen istikamet üzerine hareket etmektir.
Çevremizde bulunan her şeyin bir görevi ve işleyişi vardır ve bu saat gibi işleyen düzene evrendeki mükemmel düzen denir. Bu düzen hayatın her anında gözlemlenebilir. İnsan, hayvan, bitki, samanyolu galaksisi, ay, güneş hep bir düzende hareket eder. Ve bu düzen olağanüstü bir kusursuzlukla devam eder. Çünkü yaratılan bu düzenin mutlak güçlü bir koruyucusu vardır.
Demek ki Allah’ın kâinatta kurduğu dengeyle insanın dengesini muhafaza etmesi arasında çok kuvvetli bir bağ vardır. İnsanın da var oluşunu devam ettirebilmesi için uyması gereken kanunlar vardır. Bunları ihlâl etmesi durumunda başına geleceklere davetiye çıkarıyor demektir. Çünkü bu kadar mükemmel bir dengeyle dizayn edilen âlemde yaşayan insanın dengesiz davranmasına müsaade edilmiş olamaz.
Bilim alanında çalışmalar ve uzay araştırmaları kâinatın sırlarını çözmek adına hızla devam etmektedir. Ancak uzaklara gitmeye gerek yoktur. Son elli yılda çevrebilimcilerin ortaya koyduğu gerçeklerin yanı sıra meteorolojik afetlerdeki artış, yaşanan kuraklık ya da aşırı yağışlar, seller ve fırtınalar ile ozon tabakasının incelmesi, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin sebebinin insanın dengesini yitirip taşkınlıklar sergilemesinden, ölçüyü kaçırmasından başka bir sebebi var mıdır?
Hâlbuki Yüce Allah (c.c), “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor” .(Rum suresi/41. Ayet meali) ayetlerinde olduğu gibi bize bir uyarıda bulunuyor.
Günümüzde çevremizde ortaya çıkan yoğun tahribat, çevre kirliliği, afetlerin artması, insanın kendi çılgınca ve sorumsuzca yaptığı faaliyetlerin bir sonucudur. Yani insanoğlu kendi bindiği dalı kesiyor. Sonuç olarak; Doğanın dengesini insanoğlu istese de bozamaz istemese de çünkü onun koruyucusu çok güçlüdür. Sadece yaptıklarının bedelini bir gün fırtına ile bir gün depremle bir gün aşırı yağışla öbür gün de çığ düşmesi vb. afetlerle karşılaşabiliriz. Rabbim bizi her türlü afetten ve felaketten korusun inşallah. Kalın sağlıcakla.