Esaret mi bereket mi?
Konya olarak uzun bir aranın ardından “kış” yaşıyoruz. Gerçekten hasret kalmıştık, özlemiştik. Gözümüz gökyüzünde kar tanelerini özlemle bekliyorduk. Çok şükür geldi. Yolunu gözlediğimiz, sabah akşam beklediğimiz kış kendini gösterdi.
Bilmem farkında mısınız son birkaç yıldır “hava durumu” en çok ilgi çeken bültenler arasında. Sosyal medyada hava tahmincileri çoğaldı hatta ilgiyle takip edilir oldu. Herkes gökyüzünden gelecek damlaları sayar oldu. Eskiden böyle değildi. Akşam yatıp sabah karlı bir güne uyanırdık. Ya da ne bileyim en fazla TRT haber bültenini ardından hava durumunu izlerdik. Şöyle göz ucuyla tahmin haritasına bakıp çok çok “Konya, niye yok! Koskoca Konya’nın tahmini niye ekrana yansıtılmıyor” diye de için için kızardık. Ya da tahminlerde Konya’ya yer veren bültenlere sempati beslerdik. Hepsi bu kadardı.
Bugün ise olay bambaşka bir boyutta yaşanıyor. Herkes hava durumu meraklısı oldu. Atmosfer bilimcileri çoğaldı. Tahminler, beklentiler en çok da üfürme ve hayal satmalar…
“Çok acayip bir kış olacak!” naralarıyla insanlar umutlandırılıp, “metrelerce kar yağacak” nutuklarıyla endişeye sevk edilir olduk.
Bir şeyin alıcısı varsa satıcısı olur elbette. Demek ki insanların merakı bu yöne evrildi ki bu tür tahminciler çoğaldı. Tabii bunda Meteoroloji’nin tahminlerindeki tutarsızlık ve isabetsizliklerin payı da var. Elbette bilime güveniyoruz ama resmi kanallardan yapılan tahminlerin “karavana” olması insanları gayri resmi tahmincilere yöneltiyor.
Özetle kış özlemleri arttı, insanlar çocukluğundaki gibi lapa lapa kar yağışları istiyor. Pencereden baktın mı bembeyaz bir örtü, kar topu oynayan çocuklar ve gelen geçeni selamlayan havuç burunlu, kömür gözlü kardan adamlar… Hayali bile güzel değil mi? Ama ne yazık ki son yıllarda hasret kaldık. Elbette görsel açıdan yaşadığımız bu eksiklik en çok da su kaynaklarımızı dolayısıyla tarımı, hayvancılığı dahası gündelik yaşamı olumsuz etkiliyor. Su varsa hayat var. Su yoksa yandık. Ki bunun örneği bu yıl bazı büyükşehirlerde acı bir şekilde yaşandı. Su kesintileri, alışılmış yaşamı sekteye uğrattı. İnsanlar mağdur oldu. Konya olarak aslında bizim tablomuz da çok iyi değil. Barajlarda sularımız tükenme noktasına gelmişti. Yer altı sularımız zaten çok oldu çekileli.
Ama inşallah bu yıl bereket yaşıyoruz. Yağan yağmur ve kar suları şimdiden coşturmaya başladı. Hele bir de Torosların metrelerce kar tuttuğunu görmek, kafamızı kaldırdığımız da dağların bembeyaz olması bizleri yarınlar için umutlandırıyor.
Unutmayın kar esaret değil, rahmettir. Güzelliktir, berekettir, Elbette sıkıntısı olacak. Ama dikensiz gül olmadığı gibi zahmetsiz rahmet de olmuyor. İnşallah daha çok yağış alır, bol bereketli günler yaşarız.