KONYA HABER
Konya
Parçalı bulutlu
-1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,3031 %0.05
50,7905 %0.06
11.060,18 % 2,21
Ara
Makinist

Makinist

YAYINLAMA:

Hızlı tren ile Konya’ya geleceğim. Hareket vakti daralmış bir şekilde garın VIP bölümüne giriş yaptık. Her zaman olduğu gibi yanımızda görevli ile birlikte asansöre binip üst kata çıkarak şifreli kapının önüne geldik. Bilenler bilir, Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nda bir ve iki nolu peronlar vardır ve Konya treni genelde bir nolu perondan hareket eder. Görevli, kartı ile bir nolu peronun kapısını açıp bizi buyur etti ve kendisi kapanan kapının ardında kaldı.

Yürüyen merdivenin basamakları birer ikişer atlayarak tren katına indim ve doğrudan bir nolu kompartımana girerek koltuk numaramı ararken, anında ters giden bir şeyler olduğunu hissetmeye başladım. 2011 yılı Eylül ayında Spor Genel Müdürü olduğum gün sayın Cumhurbaşkanımızın Konya’ya gelerek yaptığı açılış töreni ile Konya–Ankara seferlerine başlayan ve git gel Konya 6 saat deyimini git gel Konya dört saat olarak değiştiren hızlı trenin yolcu profili, gerek göz aşinalığı gerekse doğuştan Konyalılığımız sayesinde hafızamda yer etmişken, kompartımanda bulunan yolcular hiç de Konya yolcularına benzemiyordu. Üstelik genelde dolu olan koltuklarda yarı yarıya boşluk vardı.

Kendi kendime “Bu Konya treni olamaz.” deyip gözlerim soracak münasip birilerini ararken, genç bir arkadaşın daha trene bindiğini gördüm ve benimle aynı duyguları yaşayarak etrafa bakındığını hissettim. Bu arada hareket saatine on dakikamız kalmıştı.

Hemen ona sordum:

— Arkadaş, bu Konya treni değil mi?

Kapıya yanaşmıştık. Aşağı inerken hareket tablosuna bakarak…

— Eyvah dedi, bu Sivas treni olmalı! Siz de mi yanlış bindiniz?

— Evet, ben Konya’ya gideceğim ve görevli arkadaş bunu bildiği hâlde bizi yanlış yönlendirmiş olmalı, dedim.

Görevli, beni o gün Konya treninin hareket edeceği ikinci peron yerine Ankara–Sivas treninin olduğu birinci perona getirmişti.

Bu arada biraz önce iniş için kullandığımız yürüyen merdivenlerden (merdivenler yürümesine rağmen) o önde, ben arkada birer ikişer basamakları atlayarak yukarı doğru tırmanmaya başlamıştık bile...

— Hızlı gidelim, daha VIP’e gidip ikinci peronun kapısını açtıracağız, treni kaçırmayalım, diye seslendim.

Cevap beni çok rahatlatmıştı ama tam fıkralıktı…

— Ağabey, kaçırmayız merak etme, Konya treninin makinistlerinden birisi benim.

Sizin anlayacağınız, makinistimiz de yanlış trene binmişti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *