La ilahe illallah...
Düşünce yolculuğu yazıları-7
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri buyurur:
“Allah Teâlâ’nın gazabını teskin hususunda «لَآ اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ» sözünden daha faydalı bir şey yoktur. Bu söz, Cehenneme girmeye sebep olan gazabı teskin ediyorsa, başka gazapları daha çabuk teskin eder. Zira diğer gazaplar, Cehennem azâbını doğuran gazaptan çok daha hafiftir. Nasıl teskin etmesin ki; kul bu sözü tekrarlayarak mâsivâdan yüz çevirmiş, onları reddetmiş ve kalbinin kıblesi Cenâb-ı Hak olmuştur. Zâten gazabın sebebi de, kulun müptelâ olduğu farklı farklı yönelişlerdir. Kelime-i tevhîd ile bunlar yok olduğuna göre, gazap da sükûnete erecektir…”(İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât, II, 591-594, no: 37.)
İnsan, ebedi mutluluk menziline varmak için tevhid ve adalet kanatlarına ihtiyaç duyar.
Tevhid kanadı insan ve Rabbi arasında , Adalet kanadı ise insan ve diğer yaratılmışlar arsında vuslata ermesine yardımcı olur.
Muttaki kul, Allâh (cc)'ın rahmetinden hiçbir kayıt ve şart altında ümit kesmeyen kuldur.

La ilahe illallah…
İmana girişin temel taşı, serlevhası, kalp ile tasdik dil ile ikrar. Cenabı hak ile kulun sözleşmesi anlaşması ve kaynaşması…
Red ile başlar “la” yani “yok” ne yok? Senden başka ilah yok senden başkası yok.
Yani Allah’ı uluhiyette, rububiyette, varlıkta, egemenlikte belirlemek. Onu yapılan ibadette, günlük hayatta uygulanan şeriatte, alınan her nefeste bilmek, anlamak, hissetmek, yaşamak…
Muhammedun-Rasulullah.
Bize gerçeği anlatan hakikati tanıtan yaşamıyla gösteren ve yaşatan iman dairesinin ikinci kısmı birinci kısmın olmazsa olmazı, onun ne aynısı ne de gayrısı “Muhammedun Rasullullah”
Birinci kısım “La ilahe illallah” reddediş ve tanıyış ikinci kısım “MuhammedunRasulullah” anlayış ve yaşayıştır.
Yani Muhammedün Rasulullahsız bir iman düşünülemez anlaşılamaz ve asla yaşanılamaz.
Muhammedun-Rasulullah…
Anlatılan tevhidin, imanın, dostluğun peygamber ve ashap arasında uygulanışı ve sergilenişi…
Kelime-i tevhid insanın tek gayesi…
Şeriatin; gayesi insanda La ilahe illallah Muhammedu’r-Rasulullah’ı oturtmaktır.
Tarikatın; gayesi Muhammedî bir anlayış ve yaşayışla La ilahe illallah Muhammedu’r-Rasulullah’ı perçinlemektir.
Hakikat; bu ismin sırrına vakıf olmak “La ilahe illallah Muhammedu’r-Rasulullah”da ki hakikati bulmaktır.
Marifet; bütünleşmektir. İmanın içini doldurabilmek, haykırabilmektir. Duruşuyla, oturuşuyla insanlarla muamelesinde amacı hakkı bilip bildirmek “La ilahe illallah Muhammedu’r-Rasulullah”ı yaşayabilmektir.
“Gerçekten temizlenen ve Rabbinin ismini zikredip O’na kulluk eden kimse, şüphesiz kurtuluşa ermiştir.” (el-A‘lâ, 14-15)
İbn-i Abbas -radıyallâhu anh-, bu âyette geçen “tezekkâ/temizlenen” kelimesini; “Kişinin «Lâ ilâhe illâllah» demesidir.” şeklinde tefsîr eder.
Zira tezkiyede ilk adım, kalbin küfür ve şirkten arındırılmasıdır.