AYNA
Bazı metinler vardır; suçlamaz, parmak göstermez, isim vermez…
Ama okuyan, sandalyesinde doğrulur.
Çünkü yazı birine bakmaz; herkese bakar.
Dünyayı yöneten şey çoğu zaman silahlar, paralar ya da ordular değildir.
Dünyayı asıl yöneten, hangi insan tipinin çoğaldığıdır.
Bir yerde erdemliler artıyorsa, orada devlet ayağa kalkar.
Bir yerde zalimler örgütleniyorsa, orada sistem çürür.
Ve bu iki hareket, hiçbir zaman tabelayla yürümez.
Erdemliler bir “hareket” kurmaz;
Onlar olur.
Zalimler ise hep bir yapı kurar;
Ama hiçbir zaman bir değer inşa edemez.
Bugün küresel sistemin en büyük krizi; kaynak krizi değil, enerji krizi değil, iklim krizi hiç değil.
Asıl kriz şudur:
Makamlar insan arıyor ama insanlar makam arıyor.
Bir koltuğa güç katanla,
koltuktan güç alan arasındaki fark;
bir medeniyetle bir enkaz arasındaki farktır.
Erdemli insan, yetkiyi bir emanet gibi taşır.
Zalim insan, yetkiyi bir ganimet gibi paylaşır.
Erdemli olan, ehliyetle gelir;
çünkü bilir ki bilgi, yükseğe çıkarmaz ama ayakta tutar.
Zalim olan, torpille gelir;
çünkü bilir ki bilgi yoksa, bağlantı gerekir.
Ve böylece sistem içeriden çözülür.
Dış düşmana gerek kalmaz.
Çürüme, imzayla başlar;
suskunlukla büyür;
alışkanlıkla normalleşir.
Bugün birçok ülkede felaket, tepedeki bir kişinin yanlışından değil;
alt kadrolardaki doğru insanların azlığındandır.
Erdemliler azaldığında, zalimler cesaretlenir.
Zalimler cesaretlendiğinde, vasatlar yükselir.
Vasatlar yükseldiğinde, liyakat sürgün edilir.
Liyakat sürgün edilince, devlet sadece bir bina olur.
Ve bina ayakta durur,
ama ruh çöker.
Bu yazı kimseyi hedef almıyor.
Ama herkes kendine bakmalı.
Çünkü her birey, bu iki hareketten birine dahildir.
Ya bulunduğu yeri yükseltenlerdendir,
ya bulunduğu yeri tüketenlerden.
Erdemliler sessizdir ama kalıcıdır.
Zalimler gürültülüdür ama geçicidir.
Tarih bunu defalarca ispatladı.
Devletler, dışarıdan yıkılmaz;
içeriden ahlak kaybedince çöker.
Ve unutulmamalıdır:
Bir ülkenin geleceğini seçimler değil,
seçilenlerin karakteri belirler.
Bu bir fotoğraf.
Aynaya bakmak isteyen için.