HADİ BE KARDEŞİM HİÇBİR ŞEY İÇİN GEÇ DEĞİL!!!
Japon sanatçı KatsushikaHokusai, dünyaca ünlü Büyük Dalga eserini yarattığında kaç yaşındaydı biliyor musunuz?
Tam 70 yaşındaydı.
Ama asıl çarpıcı olan, Hokusai’nin bu yaşta söyledikleriydi. 75 yaşına geldiğinde yazdığı bir notta şöyle diyordu:
"Altı yaşımdan beri nesnelerin şeklini çizme tutkum vardı. Ama 70 yaşımdan önce çizdiğim hiçbir şey kayda değer değildi. Ancak 73 yaşında hayvanların, kuşların ve böceklerin gerçek yapısını biraz olsun kavramaya başladım."
Hokusai kendine bir hedef koymuştu; 110 yaşına geldiğinde yaptığı her noktanın, her fırça darbesinin hayat bulacağına inanıyordu. O, kendini yaşlı değil, sadece henüz tamamlanmamış görüyordu.
Bu hikâyeyi neden anlattım?
Bugün modern dünyada tuhaf bir zaman baskısı altındayız. 25 yaşında kariyerimizde zirve yapmayı bekliyor, 35'te geç kaldım hissine kapılıyor, 50'yi geçtiğimizde ise köşemize çekilmemiz gerektiğine inanıyoruz. Hokusai’nin o bitmek bilmeyen merakının yerini, bizde tren kaçtı endişesi alıyor.
Burada Michelangelo’nun o muazzam mottosunu hatırlamakta fayda var: AncoraImparo.
87 yaşındaki Michelangelo, Vatikan’ın baş mimarıyken bir çiziminin kenarına bu notu düşmüştü. İtalyancada hâlâ öğreniyorum anlamına gelir. Dikkat edin, hâlâ üretiyorum demiyor, hâlâ öğreniyorum diyor. Çünkü öğrenmenin olduğu yerde yaşlanmak sadece biyolojik bir detaydır, zihinsel bir duraklama değil.
Örneğin, ünlü yazar J.K. Rowling, Harry Potter serisinin ilk kitabını 30’lu yaşlarının sonlarına doğru yazmaya başladı. O dönemde işsizdi, çocuklarıyla zor bir hayat mücadelesi veriyordu ve depresyonla başa çıkmaya çalışıyordu. Ancak, pes etmedi ve bu zorluklar karşısında kaleme aldığı kitabı, bugün onu dünyanın en tanınan ve en başarılı yazarlarından biri haline getirdi. Rowling’inhikayesi, en zor anlarımızın bile koyduğumuz ve amaç edindiğimiz hedeflerden bizi geri bırakmayacağının açık seçik göstergesidir.
Kendi hayat felsefeme gelince... Acaba bu saatten sonra değer mi sorusunu lugatımdan sileli çok oldu. Aynaya baktığımda geçen yılları bir yük olarak değil, beni bugünkü vizyonuma taşıyan birer basamak olarak görüyorum. Ne zaman yeni bir teknolojiyle veya zorlu bir hedefle karşılaşsam, içimdeki ses geç kaldın demez; aksine şimdi tam zamanı der. Çünkü konfor alanı güvenlidir ama orada yeni çiçekler açmaz.
Enerji, nüfus cüzdanındaki bir rakam değil, sabah uyandığında hissettiğin o inşa etme arzusudur. Eğer hâlâ bir şeyler yaratmak, bir şeyler katmak istiyorsan, yaşlı değilsin; sadece henüz bitmedin.
Pablo Picasso’nun dediği gibi: "Gençleşmek uzun zaman alır."
Peki, sizin yaşınızdan bağımsız olarak, içinizde hâlâ daha yeni başlıyorum dediğiniz o tutku ne?
Unutmayın hiç bir şey için geç değildir. Esen kalın.