Zulüm-Zalim-Müstekbir-Mustazaf
Düşünce yolculuğu yazıları-18
Rasûl-i Ekrem (s.a.s): “Ne zulmediniz, ne zulme uğrayınız."
Hepimizin bildiği gibi zalim zulmeden, mazlum ise zulme uğrayan demektir.
Zulmeden müstekbirlerin ve zulme uğramasına rağmen zulme rıza gösteren mustazafların hepsi zalimdir.
Zulme uğramasına rağmen zulme rıza gösteren mustazaflar; zulme uğramakla mazlum, zulme rıza göstermekle zalim durumuna düşmektedirler. Zulme rıza göstermemelerine rağmen, zalimi zulmetmeye muktedir görerek zulme uğrayan mustazafların hepsi mazlumdur. Zulmeden mustekbirler; en büyük zulmü kendisine kendi nefsine karşı işlemektedirler.

ZULÜM: Sözlükte “bir şeyi ona ait olmayan yere koymak” anlamındaki zulüm (zulm) din, ahlâk, hukuk gibi alanlarda terim olarak “belirlenmiş sınırları çiğneme, haktan bâtıla sapma, kendi hak alanının dışına çıkıp başkasını zarara sokma, rızasını almadan birinin mülkü üzerinde tasarrufta bulunma, zorbalık”, özellikle de “güç ve otorite sahiplerinin sergilediği haksız ve adaletsiz uygulama” gibi anlamlarda kullanılır. Hz. Peygamber’in, “Allahım! Fakirlikten, kıtlıktan, zillete düşmekten, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım” şeklinde dua etmeyi öğütlediği (Müsned, II, 540), kendisinin de bu anlamda dualarının olduğu nakledilir. Resul-i Ekrem’in bir hadiste “Sakın zulmetmeyin ve kendinize zulmettirmeyin” dediği ve bunu üç defa tekrarladığı kaydedilir.
MÜSTAZ‘AF: Kur’ân-ı Kerîm’de toplum içerisinde ezilen, küçük görülen veya kendilerini öyle hisseden ya da sayılarının azlığı ve güçsüzlükleri sebebiyle etkisiz kalan kimseler için kullanılan bir tabir.
MÜSTEKBİR: Kendini üstün görüp gerçekleri kabul etmeyen kimse anlamında Kur’an’da geçen bir kavram.
Sözlükte “büyük ve cüsseli olmak” mânasındaki kiber kökünün “istif‘âl” kalıbından (istikbâr) türeyen müstekbir kelimesi “kendini büyük ve üstün görüp gerçekleri kabul etmeyen, hakka karşı inatla direnen kimse” demektir.
Zalimler için yaşasın cehennem!
Hud Suresi, 113. ayet:
Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur.
Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.