Saygıdeğer okurlarım,
Günlük hayatımızda sosyal aktivitelere zaman ayırmak, stresli ve yorucu bir yaşam rutininden kısaca bir mola vererek sosyal aktiviteler ile meşgul olmak, ruhen ve bedenen dinlenmemize olanak tanıyacaktır.
Sinema, tiyatro, resim, şiir, roman, müzik gibi sanat faaliyetleriyle ilgilenmek; su misali akıp giden zaman diliminde kendimize ait bir yer bulmak adına güzel bir başlangıç olacaktır.
Kimi zaman seyahat yapmak da sosyal aktiviteler arasında ilk sıralarda yer alır. Gidip de göremediğimiz birçok şehrin tarihi dokusunu, birbirinden güzel lezzetlerini keşfetmek; yıllara dayanan mimari yapısını dünya gözüyle görmek, istenildiği takdirde mümkündür.
Resim sanatına önem verdiğimizde, kalemin, fırçanın, boyanın eşsiz dünyasına hâkim olmamız; kalbimizden ve gönlümüzden geçen görsel sanatı resme dönüştürmemiz üstün yeteneğin simgesidir.
Sinema ve tiyatroyla ilgilenmek, oyunculuk yeteneğinin tarifsiz bir şekilde ortaya çıkmasına; bazen drama, bazen komedi, bazen bilim kurgu eserlerinin sergilendiği film sahnelerinde gerçek yeteneği keşfetmeye imkân sağlayacaktır.
Şairlerimizin takdire şayan eserlerini okumak, şiir mısralarının binbir hissiyatla hayat buluşunun farkına varmak zor değildir.
Roman yazarlarının ilham kaynağı ile birlikte kaleme aldıkları kitapları okumak; kalpten ve yürekten filizlenen duygu ve düşüncelerle kazandırılan sanat eserlerini, kitap severler olarak bir sosyal aktivite açısından fark etmek; roman kitaplarının kelimeleri kifayetsiz bırakan dünyasında bir yolculuğa çıkmak, sanata verdiğimiz önemin en müstesna göstergesidir.
Bilindiği gibi 15 Nisan, Dünya Sanat Günü olarak kutlanmaktadır. Sosyal aktivite dolayısıyla önem verdiğimiz sinema, tiyatro, resim, şiir, roman, müzik gibi sanat faaliyetleri; ruhen ve bedenen dinlenmemize, sevinç, neşe ve mutluluk bulmamıza, hayatın meşakkatli yolculuğunda kendimize zaman ayırmamıza en güzel vesiledir.
Sanatın ve sanatseverliğin kalbimizden, gönlümüzden ve yüreğimizden hiç ama hiç eksilmemesi ümidiyle…