KONYA HABER
Konya
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,9248 %0.1
52,7841 %-0.03
11.228,85 % 0,83
Ara

Çocukluğumuzu Kaybettiğimiz Günler

YAYINLAMA:

Her 23 Nisan geldiğinde içimde tatlı bir sızı uyanırdı.

Okul bahçesindeki o kırmızı- beyaz kurdeleler, küçük ellerdeki bayraklar, ‘’23 Nisan’’ şarkısını bağıra bağıra söylememiz… O günlerde hayat daha masum, daha güvenliydi. Bir çocuğun en büyük derdi, kürsüye çıkıp ‘’Ben cumhurbaşkanı oldum’’ diye haykırırken heyecanlanmaktı. Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu bayram, bize şunu fısıldardı: ‘’Hayalleriniz büyük olsun, içinizdeki çocuk hiç büyümesin. ‘’Ama son günlerde o masumiyet ağır bir yara aldı. 15 Nisan’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede, okulun eski öğrencisi olan genç bir çocuk pompalı tüfekle sınıflara girdi. Rastgele ateş açtı. 10 Öğrenci, 4 öğretmen, bir polis memuru ve bir kantin çalışanı… Toplam 16 yaralı. Saldırgan sonra kendi canına kıydı. Bugün ise Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda benzer bir dehşet yaşandı. 8. Sınıf öğrencisi bir çocuk, babasının silahlarını çantasına doldurup okula gitti. İki sınıfa girdi, rastgele ateş etti. 1 Öğretmen ve 9 öğrenci hayatını kaybetti. 20’ye yakın yaralı ar. Yine saldırgan intihar etti. Okullarımız, çocukların en güvende olması gereken yerler, bir anda korku yuvasına döndü. Camdan atlayan çocuklar, teneffüs sırasında duyulan silah sesleri, annelerin ve babaların çığlıkları… Bu görüntüler, 23 Nisan’ın çocuk bayramı coşkusunu içimizde zehirliyor. 

Atatürk’ün ‘’KÜÇÜK HANIMLAR, KÜÇÜK BEYLER’’ diye seslendiği o masum gözler, şimdi korkuyla doluyor. Egemenliği millete veren irade, bugün çocuklarımızın can güvenliğini bile koruyamıyor mu diye sormadan edemiyoruz. 23 Nisan sadece geçmişimizi kutladığımız gün değil; aynı zamanda geleceğimizi yani çocuklarımızı korumak için söz verdiğimiz gündür. Ama son bir haftadır yaşadıklarımız, o sözü ne kadar tutabildiğimizi acı bir şekilde sorgulatıyor. Bir çocuğun eline silah verilmesi, öfkesini okul koridorlarında kusması, başka çocukların hayatlarını karartması… Bunlar münferit olaylar olmaktan çıktı. Bu, çocukluğumuzu, masumiyetimizi, gelecek umudumuzu kaybettiğimizin habercisi

Nerede yanlış yaptık? Ailelerde mi, eğitim sisteminde mi, silah erişiminde mi, yoksa gençlerin ruh sağlığını hiçe sayan toplumsal baskılarda mı? Belki hepsinde. Ama en acısı, bu olayların tam da 23 Nisan arifesinde yaşanması… sanki kader bize ‘’çocuklarınızı koruyamıyorsunuz’’ diye haykırıyor. Bu bayramda bayrak sallayan, şarkı söyleyen minik bedenleri izlerken gözlerimiz dolacak. Hem kendi çocukluğumuzun özlemi ile hem de onların yarınlarını düşünerek. Keşke onlara sadece bayram coşkusu değil, güvenli okullar, korunaklı bir gelecek de verebilseydik. keşke o küçük ellerdeki bayraklar, korku yerine umut taşısaydı. Atatürk bu bayramı çocuklara verirken, milletin egemenliğini onların omuzlarına emanet etmişti. Bugün o emaneti korumak, önce çocuklarımızı korumaktan geçiyor

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yitirdiğimiz canlar için dua edelim. Yaralı çocuklarımıza, öğretmenlerimize acil şifalar dileyelim. Küçük hanımlar, Küçük beyler… Siz hâlâ o saf gözlerle bakın dünyaya. Biz büyükler, sizin o pırıltınızı korumak için daha çok çalışalım. İçinizdeki çocuk hiç büyümesin. Ve bir daha hiçbir okul koridoru silah sesleriyle inlemesin.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *