Aile Yılı’nda ailenin temelini dinamitleyen şer yuvaları
Malum olduğu üzere içerisinde bulunduğumuz 2026 yılı AİLE YILI olarak isimlendirildi. Bu doğrultuda farkındalık çalışmaları yapılıyor. Ailenin önemi vurgulanıp toplumsal geleceğimiz açısından sağlıklı yuvalar kurmanın ve kurulan yuvaları sürdürülebilir kılmanın çalışmaları yapılıyor.
Maalesef günümüzde “aile” olgusu yerini bireysel bir yaşam tarzına bırakıyor. Herkes münferit takılmak, aile kurmak ya da ailesiyle ikamet etmek yerine müstakil bir yaşam peşinde koşuyor. Bunu da özgürlük ve rahatlık kisveleri altına sokuyorlar.
Evet müstakil bir yaşamın kendi çapında rahatlığı vardır. Ama “aile” başka bir şeydir.
Müstakil eviniz sadece evdir. Aparttır, 1+1’dir, 2+1’dir, stüdyo dairedir ya da lüks konuttur. Ama o kadar. Oysa “aile” evi yuvadır. İnsan evine değil yuvasına gidiyorsa gerçek mutluluk sahibidir. Yoksa ha eve gitmişsin ha otelde konaklamışsın. Yuva sıcaklığı olmayan bir ev sadece ve sadece konaklama mekanıdır.
Bizim ihtiyacımız olan ailedir. Aileyi korumalı, aile olgusunu yaşatmalıyız. Ama ne yazık ki son dönemde ailenin temeli çatırdıyor. Geniş aileden çekirdek aileye gittikçe, daha fazla alan açtıkça yerimiz daralıyor. Aileler mutsuz, eşler tahammülsüz, çocuklar umutsuz…
Ve yine ne yazık ki ailelerin parçalanmasının ana sebeplerinden birisi de magazin yapımları, ahlaksız dizi senaryoları, gündüz kuşağı programları ve tiktok başta olmak üzere sosyal medya…
Bunlara kesin ve köklü bir çözüm üretmeliyiz. Tiktok adı altındaki ahlaksız oluşum toplumun dinamikleriyle oynuyor. Orada gördüğünü yapan, vücudunu pazarlayan, kolay ve gayriahlaki para kazanmayı alışkanlık haline getiren insanlarımız, kadınlarımız yuvalarını dağıtıyor.
Hele bir de gündüz kuşağı programları var. Ne yazık ki toplumun kahir eksenini esir etmiş topluma zerre faydası olmayan bu programlar da tüm isyanlara, tepkilere rağmen yayınlarını sürdürüyor. Aile mahremiyetleri çarşaf çarşaf ekrana seriliyor, Müslüman bir toplumun asla kabullenemeyeceği günahlar, haramlar sıradanlaştırılıp hatta birileri için motivasyon kaynağı yapılıyor.
Devletimizin başta Tiktok olmak üzere şer yuvalarını derhal dağıtması gerekiyor.
Bu yapılırsa “aile yılı”nda aile ve toplumun korunması yolunda en önemli imza atılmış olur. Aksi takdirde sloganlardan, kuru nasihatlerden, göstermelik çalışmalardan öte gidemeyiz.