YEREL YÖNETİMLERİN BÜYÜK YANLIŞI
Bir süre önce de bu konuyu gündeme getirmiştim. Yeniden yazmak istedim. Çünkü yerel yönetimler aynı hatayı yapıyor.
Hata şu: Bazı belediyeler özellikle gençleri otobüslere doldurup İstanbul’a gezmeye götürüyor. ‘Ne var bunda canım, kadim bir şehre insanlar gitmesin mi?’ diyebilirsiniz.
Elbette isteyen herkes gidebilir. Kimse belediye başkanının cebinden İstanbul’a gitmiyor. Belediyenin imkânları seferber ediliyor. Belediyenin kasasından ne kadar para çıkıyor onu bilemem.
Ayrıca İstanbul’da Adana, Antep, Konya, Kahramanmaraş günleri de düzenleniyor. Sanıyorsunuz ki o şehrin insanı kazanıyor. Elbette o güne gelen İstanbul esnafı, genelde. Yöresel ürün de yok, birkaç istisna hariç.
Bunlara devasa bütçeler harcanıyor. Yerel yönetimler bunu açıklasa da bilsek.
Asıl önemli konuya gelince.
Her iki konuda da yerel yönetimler yanlış yapıyorlar şayet birilerine para kazandırmıyorlarsa.
Normal olan İstanbul’daki gençlerin,
Öğrencilerin Anadolu’ya getirilmesi olmalı. Terslik burada. Anadolu’nun insanı, kültürü, iş ve yaşam imkânları bu insanlara tanıtılmalı, yerinde. Bu neden mantıklı? Bunun temel mantığı İstanbul’daki gençlerin Konya’yı, Malatya’yı, Isparta’yı, Eskişehir’i ve diğer Anadolu kentlerini her açıdan keşfetmesi ve burada da birçok imkânın bulunduğunu algılaması.
Kent tanıtımları açısından durum aynı: İnsanlara ilde, ilin kültürel dinamikleri yerinde, bozulmamış olarak aktarılmalı.
İnsanlar bir gün kendi imkanlarıyla İstanbul’a gidebilirler ama İstanbul’dan bir insan Konya’ya. Malatya’ya, vd. illere hiç gitmeden ve gerek de duymadan yaşayabilir.
Bir kenti İstanbul’a hiç de o kente yakışmayacak kültürel bir çöplükle taşımak yerine İstanbul’a Anadolu kentlerine taşımak bu açıdan daha mantıklı ve en önemlisi daha verimli.
Ancak işin içinde bir ratn meselesi varsa o da benim haddim değil.
Yine de bu konuyu bir kez düşünün derim.