Eğitim sisteminin karnesi çok ama çok zayıf
Karne… Evet bir karne günü daha geliyor. Milyonlarca öğrenci ve eğitimci karne sevinci ve tatil heyecanının bir arada yaşıyor. Aylardır okul maratonuna dahil olan, ödevler, sınavlar, dershaneler, denemeler, yarışmalar, okul içi etkinlikler, ilçe geneli yarışmalar, il geneli katılımlar derken bir eğitim öğretim yılının daha sonuna gelmiş bulunmaktayız.
Malum olduğu üzere ülkemizin en sıkıntılı konularının başında eğitim geliyor. Maalesef tam bir kanayan yara… Her bakan eğitim sistemini değiştirdi he iktidar kendi felsefesini dayatmaya kalktı, yap bozlar falan derken bir arpa boyu yol gidemedik.
Siyasi açıdan ülke tarihinin en istikrarlı hükümeti olan AK Parti de ne yazık ki eğitimde bir sistem oluşturamadı. Onlarca denemelere rağmen maalesef ki eğitimiz sistemimiz daha da kötüye gitti. Her geçen gün bir önceki eğitim sistemi aranır hale geldi. Şimdi de Maarif Eğitim Sistemi deneniyor. İnşallah bu kez olur diyeceğiz ama sanırım kimsenin de bir ümidi yok. Aslında daha önce denenmiş, kısmen veya daha net başarılı olmuş sistemler üzerinde ısrar edilmesi gerekiyor. Ama “ben yaptım oldu” mantığı olunca maalesef bir şey olmuyor, bir arpa boyu yol alınamıyor.
Günümüzde okullar bir acayip oldu. Her şey bozulmuş durumda. Ne düzen var ne disiplin. En başta kılık kıyafet düzensizliği gözümüze çarpıyor. Yıllar önce adına sivil itaatsizlik dedikleri bir eylem ile öğretmenler kılık kıyafet disiplininin alt üst etmişti Şimdi kim öğretmen kim değil onu bile kestirmek zor. Kot pantolonla, saç sakal birbirine karışmış bir vaziyette kafada güneş gözlüğü okula gidiyor öğretmenlerimiz.
Ve ne yazık ki o öğretmenler; öğrencilere kılık kıyafet nizamı öğretmeye kalkıyorlar. Tırnağını kes, saçını bağla, tıraş ol, o kıyafeti giyme bunu giy. Makyaj yapma, kot pantolon giyme vs…
Ee sen niye giyiyorsun sayın hocam! Senin yapmadığını öğrencin niye yapsın ki! Senin uymadığın kurala 13, 15 ya da 17 yaşındaki bir gencin uymasını neden bekliyorsun? Maalesef gücü yeten yetene! Güçlü daima zayıfı eziyor. Eğitimde de bu değişmiyor. Eğitimle de değişecek gibi durmuyor.
Sistemin her tarafı yanlış. Eğitim takvimi bile saçma. Çevremde görüyorum ortaokul lise öğrencileri iki haftadır okula gitmiyor. Gidiyorsa da çok afedersiniz lay lay loma gidiyor….
Okullarımızdaki düzensizlik ve disiplinsizlik taa ilkokul anaokulu sıralarından başlıyor ve en üst düzeye kadar devam ediyor. Facebook sayfalarımız öğretmenlerin mezuniyet şovlarıyla doldu taştı. Renkli kıyafetler, pahalı eğlence ortamları ne ararsanız var. Yazık! gerçekten çok yazık! Burada amacımız kesinlikle eli öpülesice öğretmenlerimizi eleştirmek değil. Ne yazık ki sistem bu. Kızdığımız husus ise bazı öğretmenlerimizin maalesef olayı rekabete döküp ipin ucunu kaçırmış olmaları. Değilse beslenme bile yapamayan, okula aç giden öğrencilerin mezuniyet balolarına sürüklenmesi ya da o tçür eğlencelerden mahrum kalmalarını kast etmiyoruz bile.
Bir de olayın veli boyutu var. Sonradan görme velilerimiz çocuklarının “mükemmel” olması için korkunç bir çaba içerisinde. Ömründe 100 almamış bir veli 99 alan çocuğuna dünyayı dar ediyor. “Başkasının çocuğu yaptıysa benim çocuğum daha iyisini yapar/yapacak/yapmalı” hırsıyla eğitim sistemindeki korkunç bozulmaya tuz biber ekliyorlar.
Zülfi yâre dokunduk, affedin… Daha çocuklarımızı yarış atına çevirmemizi, okul müdürüne omuz atan çocuklarımızı, öğretmen katleden öğrenci(!)lerimize sıra bile gelmedi de neyse..
Bir eğitim yılının daha sonuna geldik. Maalesef eğitim sistemimizin karnesi zayıflarla dolu. Ülkece muzdaribiz ama elden bir şey gelmiyor. Bel ki bir gün düzelir umuduyla yaşamaya devam. Kalın sağlıcakla…