KONYA HABER
Konya
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,1901 %0.13
54,0262 %-0.07
9.962,10 % 1,19

YAŞAM SANKİ DEV BİR BEKLEME SALONUNA DÖNÜŞTÜ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Artık kimse bir şehirde yaşamıyor herkes başka bir şehre kaçmanın planını yapıyor.

Gelsin SUV'lar.

Gelsin villalar.

Gelsin akıllı evler.

Gelsin Golden Visa'lar.

Gelsin Dubai'den emlak videoları.

Gelsin Portekiz oturum izni.

Gelsin Bali'den çalışma masaları.

Gelsin Karadağ'da deniz manzaralı daireler.

Gelsin YouTube'da "500 bin liraya Avrupa'da ev aldım" videoları.

Gelsin "Bu ülkeden nasıl giderim?" rehberleri.

Gelsin...

Gönder gelsin, gönder gelsin. Sohbetler, reklamlar, planlar hep bunlar üzerine...

Çünkü artık çağımızın en büyük hayali, yaşadığı yeri güzelleştirmek değil.

Oradan kaçmak.

Kimse kendisini, çevresini,  yaşadığı mahalleyi konuşmuyor.

Kimse yaşadığı şehrin parkını, kütüphanesini, tiyatrosunu, sinemasını tartışmıyor.

Masalarda artık romanlar yok.

Emlak fiyatları var.

Filmler yok.

Dolar kuru var.

Şiir yok.

Yurt dışına çıkış yolları var.

İnsanlar birbirlerine "Ne okuyorsun?" diye değil, "Hangi ülkeye taşınmayı düşünüyorsun?" diye soruyor.

DEV BİR BEKLEME SALONU GİBİ...

Sanki bütün dünya dev bir bekleme salonuna dönüştü.

Kimse bulunduğu yerde değil.

Herkes zihninde başka bir ülkede yaşıyor.

Bir sonraki yatırım...

Bir sonraki pasaport...

Bir sonraki oturum izni...

Bir sonraki ev...

Bir sonraki otomobil...

Hayat erteleniyor.

Mutluluk erteleniyor.

Yaşamak erteleniyor.

Çünkü algoritmalar bize sürekli başka hayatlar gösteriyor.

DUBAİ'DE KAHVE, İSPANYA'DA VİLLA, YUNAN ADASINDAN KALAMAR

Bir adam Dubai'de kahvesini içiyor.

Biri İspanya'da villa geziyor.

Öteki Yunan adalarında gün batımı paylaşıyor.

Bir başkası yeni SUV'sinin direksiyonundan konuşuyor.

 

HAYAT EKSİLİYOR

Sonra dönüp kendi hayatımıza bakıyoruz.

Bir anda yaşadığımız ev küçülüyor.

Şehrimiz çirkinleşiyor.

Arabamız eskiyor.

Hayatımız eksik görünmeye başlıyor.

Oysa eksilen belki de evimiz değil.

Dikkatimiz.

Çünkü ilk kez insanlık tarihinde milyonlarca insan, her gün binlerce başkasının hayatını izleyerek kendi hayatını değersiz hissetmeye başladı.

AİDİYET YERİNE DOLAŞIM

Sosyolog Zygmunt Bauman'ın söylediği gibi, modern çağın insanı artık bir yere ait olmak istemiyor sürekli hareket hâlinde kalmak istiyor. Aidiyetin yerini dolaşım alıyor. Ev, kök salınacak bir yer olmaktan çıkıyor; gerektiğinde satılacak bir yatırım aracına dönüşüyor.

YA MEMLEKET.....

Belki de bu yüzden artık hiçbir şehir "memleket" gibi hissedilmiyor.

İstanbul yatırım.

Londra fırsat.

Dubai vergi avantajı.

Atina Golden Visa.

Lizbon oturum.

Şehirler, insanın hikâyesini taşıyan yerler olmaktan çıkıp finansal tabloların satırlarına dönüşüyor.

Ve bütün bunların arasında fark etmeden şunu kaybediyoruz:

Bir yere ait olabilme duygusunu.

Belki de çağımızın en büyük kaçışı, ülkeden değil.

Kendimizden.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız