2076 YILINDA KONYA
Gelecek her zaman hayal edilendir. Hayal edilen ise yaşananlar üzerinden gerçekleşir. 50 yıl öncesinin Konya’sını biliyorum. Yoksul bir Konya vardı.
Yoksulluk duygu ve düşüncelere dolayısıyla yaşantılara sinmişti ancak modern bir Konya vardı.
Muhafazakâr ama tutucu olmayan bir Konya vardı 50 yıl önce. Elbette 1970’li yıllar çok çetrefilliydi ama kimse Atatürk Kız Lisesi’ni yıkacağını söylemiyordu. Ve Atatürk Kız Lisesi’ne komşu yazlık sinemalarda yaz akşamları ailecek film seyretmeye giderdik.
Fuar Gazinosu’nda (Torans),
Gar Gazinosu’nda, insanlar gönüllerince eğlenirdi ve bugün, Kılıçarslan Meydanı’ndaki gibi bir görüntü yoktu.
Tenis kortta,
Ordu evinde
Alaaddin’de keyifli anlar yaşanırdı.
Elbette Azel defalarca yakıldı ama Fuar girişindeki birahaneler 12 ay boyunca Konya’nın pub’ı işlevi görüyordu.
Sakın aklınıza bu da geçmişe nazire düzüyor gibi gelmesin. Ancak Konya’nın sokakları, caddeleri o dönem bugünkünden temizdi.
O günün yöneticileri Konya’nın devasa yollara ihtiyacı olduğunu, raylı sistemin şehri, yıllar yıllar öncesinde-Türkiye’nin ilk tramvayının merkezi olan Arapoğlu Makası’nın uzantısı olması gerektiğini keşfetmişti.
Konya muhafazakâr ve bu muhafazakârlığı modernizme açıktı, bağnaz değildi.
Peki 50 yıl sora Konya nasıl bir kent olacak? İleri mi gidecek geride mi kalacak?
Nüfus olarak Konya 50 yıl sonra en az 10 milyon olacak. Artık neredeyse Konyalı çok az kalacak.
Etliekmeği dronlar servis edecek.
Alaaddin, çevresi, Mevlana’ya kadar araç trafiğine kapatılacak…
Trafik sıkışıklığı bugünden daha beter olacak.
Sürücüsüz araçlar…
Hava taksiler…
Bir ayağında çarık öteki uzay çağında…
Hava taksiler için yapılan yatırım bugünkü metro yatırımı gibi yarım ve ölü kalacak.
Suç artacak…
Her köşe başındaki camiler artık sadece tuvaletleri için kullanılacak.
Şuradan Sarayönü, buradan Çumra Konya’ya dahil olacak…
Konya 50 yıl sonra İstanbul’dan daha pahalı bir kent olacak…
Konya 50 yıl sonra Meksika’nın Başkenti Meksiko’ya benzeyecek…
Havası kirli olacak…
Konya’da bağnazlığa yapılan yatırım muhafazakarlığa karşı derin bir başkaldırıyı tetiklemiş olacak. Sekülerliğin bile aşındırıldığı bir toplum ortaya çıkacak…
Alkol tüketim meselesi artık bir karara bağlanmış olarak günlük hayattaki yerini alacak…
Tarım ambarı olmaktan çıkacak, sanayi şehri de olamayacak…
Esnafından yine şikâyet edilecek…
Konya 50 yıl sonra yine yönetici sorunu yaşayacak…
Dolayısıyla Konya 50 yıl sonra ileri gitmeyecek ama geri de kalmayacak… Bunların hepsi olabilir ya da olmayabilir, hiç önemli değil. Önemli olan Konya’da hem yöneticilerim-n hem de insanların zihinsel devrimi gerçekleşecek mi gerçekleşmeyecek mi, önemli olan bu olacak? Konya’da zihinsel devri ile ilgili yazım bir sonrakinde olacak…