KONYA HABER
Konya
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,4989 %0.03
56,6329 %0.23
11.221,74 %0.03

Hakikatin Perdelenmesi ve Medyanın/Toplumun Yozlaşması

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Doğru konuşmak, doğrunun yanında durmak ve hakikati savunmak; vicdani, insani ve dini sorumluluklarımızın en başında gelir. Ancak hakikat perdelendiğinde insan, yalanların hâkim olduğu derin bir boşluğa sürüklenir; zamanla yalanlar gerçek, gerçekler ise yalan haline gelir. En tehlikeli duruş ise doğruyu bildiği hâlde kişisel menfaatleri uğruna gizlemek, kendi yalanlarına inanıp etrafındakileri de bu illüzyona dâhil etmektir. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte kitleleri yanlış yönlendirmek ve sırf birilerine duyulan nefret yüzünden gerçekten uzaklaşmak, derin bir vicdani ve etik zalimliğe dönüşmüştür.

Bu ahlaki aşınmanın en somut örneklerinden biri medya ve sanat dünyasında yaşanmaktadır:

  • Tıklama Uğruna Mahremiyetin İhlali: Seksenler dizisiyle tanınan oyuncu Rasim Öztekin/Serhat Kılıç gibi sanatçıların ardından çıkan haberlerde, sırf daha fazla tıklama (clickbait) almak uğruna ev içinden görseller paylaşılması ve otopsi sonucu dahi belli olmadan imalarda bulunulması medyanın geldiği çirkin noktayı özetlemektedir.
  • İslamî Geleneğe Yabancılaşan Ritüeller: Sanat dünyasının toplumun değerlerinden kopukluğunu en net gösteren alanlardan biri de cenaze törenleridir. Tabutun sahneye konması, İslami ölü uğurlama gelenekleriyle bağdaşmayan dramatik müzikler ve yapay ritüeller, vefata saygıdan ziyade bir gösteriye dönüşmektedir. Toplum için değil, kendi kapalı devre anlayışları için hareket eden bu kesimler, halkın inanç ve kültür dünyasına yabancılaşmıştır.

 Gerçeğin gün gibi açık olduğu bir çağda hakikate gözlerini kapatan bir anlayışla karşı karşıyayız. Yanlış ile doğru arasındaki çizgi nettir; seçim ise toplum olarak bizlere kalmıştır.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız