BİR OKULDAN FAZLASI: KONYA İMAM HATİP
Bir binanın taşına toprağına değil, taşıdığı emanete bakmak…
Bugün Konya’nın merkezinde yükselen o güzel binaya baktığımda yalnızca modern bir okul binası görmüyorum.
Bir tarihin yeniden ayağa kalkışını görüyorum.
Büyük emeklerle, ciddi bir yatırımla, hayırseverlerin katkılarıyla ortaya çıkarılan yeni Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi binası; fiziki imkânları, derslikleri ve eğitim alanlarıyla gerçekten şehrimize yakışan bir eser olmuş. Yeni yapı 64 derslikli olarak planlandı; yapım sürecinde Türk Anadolu Vakfı’nın öncülüğü ve hayırseverlerin katkıları önemli rol oynadı.
Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum.
Hayırseverlerimize…
Türk Anadolu Vakfı’na…
Millî Eğitim teşkilatımıza…
Okul yöneticilerimize…
Öğretmenlerimize…
Ve bu eserin ortaya çıkmasında alın teri bulunan herkese…
Allah razı olsun.
Çünkü eğitim için harcanan para, aslında geleceğe yapılan yatırımdır.
Fakat bu okulun değeri yalnızca yeni binasından ibaret değil.
Çünkü burası sıradan bir okul değil.
Burası bir hafıza.
Burası bir mücadele.
Burası bir emanet.
1951’den bugüne uzanan bir hikâye
Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi, 1951 yılında açılan ve Türkiye’de ilk açılan yedi imam hatip okulundan biri.
Yani bu okulun hikâyesi, bugünden 75 yıl öncesine uzanıyor.
Konya’daki imam hatip eğitim tarihini anlatan çalışmalar, okulun kuruluşunda ve gelişmesinde halkın fedakârlıklarının önemli olduğunu, okulun ilk yıllarında büyük sıkıntılar yaşadığını ve Hacıveyiszade Mustafa Kurucu’nun gayretlerinin okulun gelişiminde önemli rol oynadığını ortaya koyuyor.
İşte bu yüzden yeni binaya bakarken yalnızca beton, demir, cam ve taş görmemek gerekiyor.
Bu binanın temelinde bir neslin duası var.
Bir neslin gayreti var.
Bir neslin fedakârlığı var.
Bir neslin “Çocuklarımız hem dinini hem dünyasını öğrensin” diye verdiği mücadele var.
Hacıveyiszade Hoca’nın duası…
Konya denildiğinde Hacıveyiszade Mustafa Kurucu’yu hatırlamamak mümkün mü?
İlim…
İrfan…
Hizmet…
Fedakârlık…
Ve eğitim aşkı…
Bugün geriye dönüp baktığımızda onun ve dönemin büyüklerinin imam hatiplerin gelişmesi için verdikleri mücadelenin ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Belki bugün o büyüklerimizin birçoğu aramızda değil.
Ama eserleri burada.
Duaları burada.
Yetiştirdikleri talebeler burada.
Ve onların açtığı yolun izleri hâlâ bu şehirde.
Allah hepsinden razı olsun.
Hacıveyiszade Hoca’nın ve imam hatiplerin kuruluşunda emeği geçen bütün büyüklerimizin ruhları şad olsun.
Bugün yeni binanın kapısından içeri giren her öğrenci, aslında geçmişten geleceğe uzanan o büyük emanetten bir parça taşıyor.
Ben de o sıralardan geçtim
Bunu söylerken benim için mesele biraz daha duygusal.
Çünkü ben de Konya Merkez İmam Hatip Lisesi mezunuyum.
Bu okulun sıralarında oturdum.
Bu koridorlarda yürüdüm.
Bu okulun havasını soludum.
Bugün yıllar sonra yeniden baktığımda, “İyi ki imam hatipli olmuşum” diyorum.
Ve bunun için Rabbime hamdediyorum.
İmam hatipli olmaktan gurur duyuyorum.
Çünkü benim için imam hatip yalnızca bir okul adı olmadı.
Bir kimlik oldu.
Bir sevda oldu.
Bir aidiyet oldu.
Bir hayat anlayışının parçası oldu.
28 Şubat’tan bugünlere…
Bir de geçmişin acılarını unutmamak gerekiyor.
28 Şubat dönemini yaşayanlar bilir.
İmam hatiplerin önüne ne kadar büyük engeller çıkarıldığını…
Başörtülü öğrencilerin yaşadığı sıkıntıları…
İmam hatip mezunlarının eğitim hayatında karşılaştığı adaletsizlikleri…
Meslek liselerine uygulanan katsayı engelini…
Bütün bunlar hafızamızda.
Ben de o dönemlerin izlerini taşıyanlardanım.
Fakat bugün geriye dönüp baktığımda şunu söylüyorum:
Hamdolsun, o engeller geride kaldı.
İmam hatiplerin önündeki engeller kaldırıldı.
Gençlerimiz bugün eğitim hayatında çok daha geniş imkânlara sahip.
Bunun kıymetini bilmek gerekiyor.
Çünkü dün hayalini kurduğumuz imkânlar bugün çocuklarımızın önünde.
Bu nimetin kıymetini bilmek, geçmişi unutmamakla mümkündür.
“İmam hatipten ne olur?” diyenlere…
Yıllar önce imam hatiplere karşı küçümseyici bir bakış vardı.
“Bunlardan ne olur?”
“Bunlar sadece imam olur.”
“Bunlar sadece ölü yıkar.”
Hatta muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte imam hatiplilere yönelik bu tür küçümseyici yaklaşımları hatırlatırken kullandığı “ölü yıkayıcı” ifadesi, imam hatip mezunlarının yalnızca din görevliliğiyle sınırlandırılmasına yönelik eleştirisinin sembolü haline geldi.
İmam Hatip mezunlarından ne mi oldu; Elhamdülillah Cumhurbaşkanı bile oldu.
Bugün Allah’a hamdolsun imam hatip mezunlarının toplumun çok farklı alanlarında görev aldığını görüyoruz.
Akademisyen…
Doktor…
Hukukçu…
Gazeteci…
Öğretmen…
İş insanı…
Bürokrat…
Sanatçı…
Ve elbette devletin en üst makamına kadar yükselen insanlar…
Bu, imam hatiplerin yalnızca tek bir mesleğe insan yetiştiren okullar olmadığının da somut göstergelerinden biri.
İmam Hatip deyince akla hem dini ilimler hem de fen ilimleri gelir. Dün olduğu gibi bugün de toplumun en başarılı insanlarının çoğu İmam Hatiplerden çıkıyor.
Elbette ayrımcılık yapıp diğer düz ortaokul ve lise mezunlarını yadırgayıp hor görmüyoruz ama şunu da açıkça ifade etmeliyim ki “İmam Hatip” li olmak bir ayrıcalıktır.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da imam hatip mezunu olmaktan duyduğu gururu çeşitli konuşmalarında açıkça ifade etmektedir. ÖNDER’in 2025 kurultay mesajında da Erdoğan, imam hatiplerin kendisi için taşıdığı özel anlamı vurguladı.
Ama meseleyi sadece bir kişinin makamıyla anlatmak da doğru değil.
Asıl mesele şu:
İmam hatip öğrencisinin önüne “Sen şunu olamazsın” duvarının konulmamasıdır.
ÖNDER benim için de ayrı bir hikâye
İmam hatip sevdam yalnızca mezun olduğum okulun kapısında kalmadı.
Ben bu sevdayı sosyal sorumluluk ve sivil toplum alanında da yaşadım.
ÖNDER İmam Hatipliler Derneği’nin Konya Kurucu Başkanlığı görevini yaptım.
Bu görev benim için bir makamdan ziyade bir emanetti.
İmam hatip mezunlarını bir araya getirmek…
Gençlerin yanında olmak…
İmam hatiplerin meselelerini konuşmak…
Eğitim konusunda katkı sunmak…
Ve geçmişten aldığımız emaneti geleceğe taşımak…
ÖNDER’in bugün ulaştığı yapı da gerçekten büyük.
1958 yılında kurulan ÖNDER, bugün Türkiye genelinde imam hatip mezunları ve öğrencileri etrafında geniş bir çalışma ağı yürütüyor. 2025’te 60. Genel Kurulunu gerçekleştiren ÖNDER, 2026’da 23. İmam Hatipliler Kurultayı’nı düzenledi.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ÖNDER kurultaylarına katıldığı, ayrıca Bilal Erdoğan’ın da imam hatip camiasının çeşitli programlarında yer aldığı kamuya açık kayıtlarda görülmektedir. Örneğin Erdoğan, 2024’te 21. İmam Hatipliler Kurultayı’na katılırken, Bilal Erdoğan da ÖNDER’in imam hatip programlarının pek çoğunda konuşmalar yaptı.
Neden bunları da ifade ediyorum; çünkü bu durum, imam hatip camiasının Türkiye’deki sivil toplum ve eğitim alanındaki örgütlenmesinin ulaştığı noktayı göstermesi bakımından da çok önemli ve kıymetli.
Geldim tekrar mezunu olduğum Konya Merkez İmam Hatip Lisemize…
Yeni bina kadar yeni bir ruh da lazım
Bugün önümüzde pırıl pırıl bir okul binası var.
Ama okulun güzelliği sadece duvarlarının güzelliğiyle ölçülmez.
Asıl güzellik, o binadan çıkacak insanlardadır.
İyi ahlaklı olacaklar.
Çalışkan olacaklar.
Üretecekler.
Bilim yapacaklar.
Teknoloji geliştirecekler.
Sanatla ilgilenecekler.
Gazetecilik yapacaklar.
Doktor olacaklar.
Mühendis olacaklar.
Öğretmen olacaklar.
İş insanı olacaklar.
Herşeyden önce en önemlisi de bu kadar anlatmamıza sebep de İmam Hatip vasfını dolduracak milli manevi değerlere sahip güzel nesiller olacaklar.
Devletine, milletine ve insanlığa faydalı bireyler olacaklar.
Kur’an’ı bilen, okuyan, yaşayan, amel eden insanlar olacaklar. Allah ve Rasûlünün yolundan ayrılmayan, ayrıca çağın meselelerinden habersiz de kalmayan…
Manevi değerlerine bağlı ama dünya ile ahiret bağlantısını kurabilen…
Geçmişini bilen ama geleceğe yürüyebilen…
Bir nesil yetiştirmek zorundayız.
Hamdolsun hem gururluyuz, hem de imam hatip neslimizden, genç kardeşlerimizden ümitliyiz.
Hacıveyiszade’(ra) den bugünün gençlerine…
Belki de yeni binanın en anlamlı tarafı burada.
Dünün büyükleri zor şartlarda bir okul kurdu.
Bugünün büyükleri daha güzel bir bina inşa etti.
Şimdi sıra gençlerde.
Onlar da bu binayı başarıyla, ahlakla, ilimle, irfanla dolduracak.
Bir gün bu okulun yeni mezunları çıkıp ülkenin dört bir yanında görev yaptığında, belki dönüp bu binaya bakacaklar.
Ve diyecekler ki:
“Bize güzel bir emanet bıraktılar.”
İşte o zaman bugün harcanan paranın, verilen emeğin ve yapılan duaların gerçek karşılığı ortaya çıkacak.
Bugün Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin yeni binasına bakarken aklımdan tek bir cümle geçiyor:
Bir okul yapılmadı sadece… Bir tarih yeniden ayağa kaldırıldı.
Bu eserde emeği olan herkesten tekrardan Allah razı olsun.
Hayır sahiplerinin hayırlarını kabul eylesin.
Hacıveyiszade Mustafa Kurucu Hazretleri başta olmak üzere imam hatiplerin kuruluşunda ve gelişmesinde emeği geçen bütün büyüklerimizi rahmetle yâd ediyorum.
Onların emekleri, gayretleri ve duaları olmasaydı belki bugün bu binalardan söz edemeyecektik.
Ben de bir Konya İmam Hatip mezunu olarak bunun gururunu taşıyorum.
Şimdi bize düşen geçmişin mücadelesini unutmadan geleceğin daha güçlü imam hatiplerini inşa etmek.
Sadece bina yapmayalım.
İnsan yetiştirelim.
Sadece diploma vermeyelim.
Ahlak, ilim ve irfan kazandıralım.
Sadece geçmişle övünmeyelim.
Geleceğe eser bırakalım.
Benim imam hatip sevdam bitmedi.
Bitmeyecek.
Çünkü bu sevda benim için bir okul sırasından çok daha fazlası.
Bu sevda, çocukluğumdan bugüne taşıdığım bir hatıra…
Bir aidiyet…
Bir vefa…
Ve gönlümde taşıdığım bir emanet.
Rabbim Hacıveyiszade Hoca’nın ve bu topraklarda imam hatip meşalesini yakan bütün büyüklerimizin ruhlarını şad eylesin.
Yeni Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi binamız öğrencilerimize, öğretmenlerimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olsun.
Bu okuldan nice güzel insanlar, nice başarılı öğrenciler, nice ilim adamları, nice akademisyenler, nice sanatçılar, nice gazeteciler, nice yöneticiler ve nice gönül insanları yetişsin.
Ve yıllar sonra onların her biri bu okulun kapısından çıkarken aynı duyguyu taşısın:
“İyi ki imam hatipliyim.”