Karpuz, dünya geneline bakıldığında tüketimi ve üretimi oldukça fazla. Karpuz, domatesten sonra en fazla üretimi yapılan meyve türü. Su içeriği yaklaşık olarak %92 civarında. Kabakgiller familyasına ait besinlerin birçoğunda olduğu gibi karpuzun da su oranının oldukça yüksek olduğu söylenebilir.
KARPUZUN BESİN DEĞERİ
Karpuz, oldukça lezzetli olmasının yanı sıra besin değeri de yüksek olan meyvelerden bir tanesi. Yüksek oranda su içermesi nedeniyle birim hacimde içerdiği enerji miktarı düşük. 100 gram karpuz, vücuda yaklaşık olarak 30 kilokalori enerji sağlar. Bir porsiyonu 200 gram kadar ve yaklaşık olarak bir ince dilimdir. Bu miktardaki karpuz 60 kilokalorilik standart bir meyve değişimine denk geliyor. Belirli miktardaki bir karpuz 8 gram karbonhidrat, 0.6 gram protein, 0.2 gram yağ içermekte. Vitamin ve mineral içeriği de oldukça yüksek ve 100 gram karpuz günlük C vitamini gereksiniminin %14'ünü, A vitamini gereksiniminin %12'sini, potasyum mineraline olan gereksinimin %3'ünü, magnezyum gereksiniminin %2'sini ve B1, B5, B6 vitaminlerine olan gereksinimin %2'sini karşılıyor.
Karpuz karotenoidler açısından oldukça zenginr. Özellikle likopen ve beta karoten adlı karotenoidler ile önemli bir aminoasit türü olan sitrülinin değerli bir kaynağı olduğundan sağlık açısından pek çok faydayı da beraberinde getiriyor.
KARPUZUN FAYDALARI
Karpuz, vitamin ve mineraller ile antioksidan besin ögeleri açısından oldukça zengin. Bu özelliği sayesinde sağlık açısından vücuda pek çok fayda sağlamakta. Bu faydaları elde etmek için karpuz tek başına etkili olmasa da, sağlıklı ve dengeli bir beslenme planına karpuzun eklenmesi ile birlikte tüm bu olumlu etkilerden yararlanmak mümkün olabilir.
KARPUZ KANSERLE SAVAŞIYOR
Yine karpuz, kırmızı renk pigmentini veren likopen adlı karotenoid türünü bol miktarda içeren besinlerden bir tanesidir. Likopen, A vitaminine dönüşemeyen bir karotenoid türüdür ve çok güçlü bir antioksidan.
Vücutta serbest radikalleri indirgeyici etki gösteren likopen, bu özelliği sayesinde oksidatif stresi düşürür, hücreleri kanserleşmeye karşı korur. Domates, karpuz, kuşburnu, pembe greyfurt gibi kırmızı renk içeren meyvelerde bulunan likopen, prostat kanseri başta olmak üzere birçok kanser türüne karşı koruma sağlar.
Bunun yanı sıra mevcut kanser hastalarında ilerlemenin yavaşlatılması, vücut savunmasının güçlendirilmesi ve tedavinin desteklenmesine de olumlu etkiler sağladığı tespit edilmiştir.
Bu faydaların en iyi şekilde elde edilebilmesi için diğer faydalı besin türlerini de uygun miktarlarda içeren sağlıklı ve dengeli bir beslenme planının uygulanması gerekir.
Karpuzdaki yüksek likopen içeriğinin bir diğer olumlu etkisi de kalp ve damar hastalıklarından korunmaya yardımcı olmasıdır. Önemli bir bitkisel bileşen olan likopen, arterlerin esnekliğinin korunması ve güçlendirilmesi üzerinde etkilere sahiptir.
Bu özelliği sayesinde arterlerde aterom plaklarının oluşarak bunların tıkanmaya yol açmasını önler, damar sertliği gibi hastalıklara karşı koruma sağlar. Ek olarak hipertansiyonun da önlenmesine yardımcı olan likopen, kalp ve damar hastalıklarıyla savaşır.
Dünya genelinde en fazla ölüme neden olan hastalık grubunun kalp ve damar hastalıkları olduğu göz önünde bulundurulduğunda karpuz ve diğer likopen içeriği yüksek besin türlerinin düzenli olarak tüketilmesinin oldukça faydalı olduğu görülmektedir.
SUYU HAYAT VERİR
Gün içerisinde tüketilen besinlerin bileşiminde yer alan su, toplam su ihtiyacının yaklaşık olarak %20'sini karşılar. Ek olarak su oranı yüksek olan karpuz gibi bir besinin tüketimi, günlük en az iki litre su tüketimi ile de desteklendiğinde vücudun nem dengesinin korunmasında oldukça etkilidir.
Cildin düzenli olarak yenilenmesi, cilt sağlığının korunarak cilt kusurlarının önlenmesi için derinin ideal nem oranını korunması çok önemlidir. Karpuzun içerdiği yüksek orandaki su, bu nem oranının sağlanmasını desteklerken karpuzdaki yüksek vitamin ve mineral içeriği de cildin güzelleştirilmesi, kuruluk ve egzama gibi sorunların önlenmesi üzerinde etkilidir.
Sıvı tüketiminin yetersiz olması, dünya üzerinde oldukça yaygın olarak görülen bir sorundur. Bununla birlikte çeşitli ilaçların kullanımı, aşırı çay ve kahve tüketimi, ishal gibi su atılımını arttıran sağlık sorunları halinde su tüketimi de yetersiz olduğunda dehidratasyon sorunu ortaya çıkabilir.
Dehidratasyon, ileri durumlarda yaşamı tehdit edebilecek boyutlara ulaşabilen ciddi bir akut tablodur. Bunun önlenebilmesi için günlük sıvı gereksinimi tam olarak karşılanmalıdır.
KARPUZ KABUĞUNUN FAYDALARI
Karpuz kabuğunun faydaları, çoğu kişi tarafından bilinmese de sağlık açısından oldukça dikkat çekicidir. Genellikle çöpe atılan karpuz kabuğu; içerdiği vitaminler, aminoasitler ve antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini destekleyici bir etki yaratır.
Özellikle kabuğun beyaz kısmı, karpuzun iç kısmına göre daha yoğun besin ögeleri barındırdığı için cilt sağlığından sindirim sistemine kadar pek çok alanda olumlu katkılar sağlayabilir. Ayrıca karpuz kabuğunun ferahlatıcı yapısı, doğal tonik ve nemlendirme amacıyla cilt bakımında da kullanılabilmektedir.
Karpuz kabuğu, yüksek C vitamini ve likopen içeriği sayesinde vücudu serbest radikallere karşı koruyarak hücre yenilenmesini destekler. Bu durum, hem genel sağlığın korunmasına hem de cilt dokusunun güçlenmesine katkı sağlar.
Aynı zamanda kabuğun lifli yapısı, sindirim sistemini düzenleyerek bağırsak hareketlerini artırır ve hazmı kolaylaştırır. Kabuğun su oranı yüksek olduğu için vücudun sıvı dengesini destekler ve yaz aylarında doğal bir hidrasyon kaynağı olarak değerlendirilebilir.
KAPRUZ ÇEKİRDEĞİNİN FAYDALARI
Yanı sıra karpuz çekirdeği; protein, sağlıklı yağlar, magnezyum, çinko, demir ve çeşitli antioksidan bileşenler içerir. Ölçülü tüketildiğinde enerji sağlamaya, kas ve sinir fonksiyonlarını desteklemeye ve tokluk hissine katkıda bulunabilir. Kavrulmuş karpuz çekirdeği atıştırmalık olarak tüketilebilir ancak tuzlu ürünlerde sodyum miktarına dikkat edilmelidir. Yüksek enerji içerdiği için porsiyon kontrolü önemlidir.