Kanserle mücadelede erken teşhisin yanı sıra doğru beslenmenin hayati öneme sahip olduğuna dikkat çeken uzmanlar, günümüz beslenme alışkanlıklarının birçok hastalığın temelinde yer aldığının altını çiziyor. Özellikle paketli ve yüksek ısıl işlem görmüş gıdaların risk oluşturduğunu söyleyen uzmanlar, market raflarında yaygın olarak bulunan hazır gıdalar, gazlı içecekler ve yüksek şeker içeren ürünlerin vücut metabolizmasını bozduğunu vurguladı.

"Kanserde erken teşhisle daha başarılı tedavi imkanlarına kavuşmaktayız"
4 Şubat Dünya Kanser Günü’nün hekimler için çok önemli bir fırsat olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü’nden Prof. Dr. Oktay Sarı, "İsmi ürkütücü olan kanser hakkında 4 Şubat’ları fırsat bilerek bildiklerimizi vatandaşlarımıza aktarmak istiyoruz. Kanseri, hastalıklar içerisinde çok önemli yere sahip bir hastalıklar bütünü ya da sendrom olarak nitelendirebiliriz. Çünkü kanser tek başına bir hastalık değil. Kanseri yol açtığı pek çok hastalıklar nedeniyle önemli bir sendrom olarak nitelendiriyoruz. Dünya çapında kanser artıyor. Bu teşhis ve tedavi imkanlarının artmasıyla paralellik gösterdiği gibi kansere sebep olan radyasyon, beslenme gibi çevresel etkenlerin artış göstermesi ile de kanserin artış gösterdiğini biliyoruz. Örneğin akciğer kanseri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en sık görülen kanser türü. Kadınlarda meme kanseri dünyada ve ülkemizde en yaygın görülen kanser türü. Her sekiz kadından birinde meme kanserinin olduğunu biliyoruz. Erkeklerde keza prostat kanseri yaygınlığı gittikçe artıyor. Hem erkeklerde hem kadınlarda kolon kanserinin de önemli bir orana sahip olduğunu biliyoruz. Şöyle bir avantajımız var. Ülkemizde Kanser Erken Teşhis ve Tedavi Merkezleri yani KETEM’ler erken teşhis amacıyla ülkemizde kurulmuş, yaygınlığı gittikçe artmış, 81 ilimizde de yaygınlaşmış, ücretsiz hizmet veren kurumlar. Bunun dışında hemen hemen tüm hastanelerimizde akciğer kanseri, meme kanseri ya da rahim boynu kanseri gibi sıkça görülen kanserlerde erken teşhis yapma imkanlarımız mevcut. KETEM’lerde 40 yaş üzeri kadınlarda 69 yaşa kadar 2 yılda bir mamografi ile teşhis yapılmaktadır. Rahim boynu kanserleri için 35 yaş üzerinde 70 yaşa kadar smear dediğimiz histolojik incelemeler, artı 5 yılda bir daha ileri bir tanı yöntemi olan HPV DNA testleri yapılmaktadır. Kolon kanserleri için de 2 yılda bir gizli kan testi yapılması önerilmekte ve bunlar KETEM’lerde yapılıyor. Ayrıca 10 yılda bir kolonoskopiyi de öneriyoruz. Kanser ciddi bir hastalık ama erken teşhis sayesinde erken evrede yakalanarak daha başarılı tedavi imkanlarına kavuşuyoruz, kavuşmaktayız. Yeni çıkan ilaçlarla, tedavi yöntemleriyle de kanser artık bizim için korkulu bir hastalık değil ama erken teşhis çok önemli" dedi.