KONYA HABER
Konya
Hafif yağmur
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,3794 %0.14
53,9466 %-0.09
10.084,77 % 0,22
BBN Haber Sağlık Kaybettiğimiz dişlerimiz yeniden çıkacak

Kaybettiğimiz dişlerimiz yeniden çıkacak

bazı hayvanların aksine insanlar, yetişkin dişlerini kaybettikten sonra sürekli olarak yeni diş üretemiyor. Köpekbalıkları ise dişlerini sürekli yenileyebiliyor. Kanguruların birden fazla azı dişi seti bulunuyor; filler için de durum aynı. Peki ya insan?

Kaybettiğimiz dişlerimiz yeniden çıkacak
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 3 dk

dişlerimizi yeniden çıkarabilmek mümkün mü? Dişler sağlığımızda birçok kişinin fark ettiğinden daha büyük bir rol oynasa da diş kaybına yönelik mevcut çözümler geçici ve yetersiz. 

DİŞÇİ KORKUSU

Yapılan bazı araştırmalara göre, yetişkinlerin yüzde 70'inden fazlası diş hekimine gitmekten korkuyor. Dolgu ve diş oyma işlemlerine yönelik kaygılar, rutin temizlik ve bakımda ihmale yol açabiliyor.

Bilim insanları, dünya genelinde sayıları giderek artan ve dişleri eksik olan milyonlarca kişinin ve diş ağrısı çeken insanların tedavisinde, geleneksel diş hekimliği uygulamalarının yerine rejeneratif tıbbın gücünden yararlanmaya çalışıyor. Bu vizyonun gerçeğe dönüşmesi halinde, gelecekte diş hekimi ziyareti, hasarlı diş dokusunu onarmayı, hatta bütün bir dişi yeniden çıkarmayı içerebilir. Bu olasılık yalnızca yenilikçi olması nedeniyle değil, aynı zamanda dişlerin sağlık ve yaşam kalitesinde birçok kişinin fark ettiğinden daha büyük bir rol oynaması nedeniyle de cazip görünüyor.

YENİ DİŞLER

Bu arada günümüzde ise diş eti hastalıklarındaki bakteriler gibi diş sağlığı sorunlarının kalp hastalığı ve solunum yolu enfeksiyonları riskini artırabileceği giderek daha iyi anlaşılıyor. Bu sorunlar Alzheimer hastalığıyla da ilişkilendirildi.

Öte yandan diş kaybı ise daha fazla hastalık ve daha erken ölümle bağlantılı görülüyor. Diş kaybı; yeme, çiğneme ve gülümseme becerisini etkiliyor ve sosyal ve duygusal zararları olabiliyor. Bu sinsi döngü çocukluk çağında başlayabiliyor. Diş hekimlerinin buna karşı birçok çözümü var. Hasarlı kısmı temizleyip boşluğu reçine kompozit gibi insan yapımı bir malzemeyle doldurarak çürükler tedavi edilebiliyor. Ayrıca küçük kırık ve çatlakları onarmak için dolgular kullanılıyor.

Uzmanlara göre rejeneratif diş hekimliği ise zihniyet değişikliğine yol açabilir çünkü iyileşmeye odaklanıyor. Ancak uzun vadeli hedefi, tamamen laboratuvarda üretilmiş bir diş oluşturmak. Nihayetinde, bir dişi oluşturmak için gerekli mühendislik ürünü hücreleri hastanın ağzına yerleştirmek ve ardından "gerisini doğanın halletmesini" sağlamak.

Tamamen laboratuvarda yetiştirilen dişler implantlara kıyasla daha dayanıklı bir çözüm olabilir. Bir dişe dönüşme kapasitesine sahip bir organoid üzerinde de çalışan uzmanlar, "[Böylece] yalnızca hasar gören kısmı onarmaya çalışmak yerine, biyolojik olarak ikame edebiliriz" diyorlar.

Uzmanlar ekibi, yetişkin insan diş eti dokusundan alınan hücrelerin farelerden alınan diş oluşturucu hücrelerle birleştirildiğinde, canlı ve gelişmekte olan köklere sahip hibrit bir insan-fare "diş yapısı" üretebildiğini ortaya koydu. Şimdi ise bu tür diş oluşumunu sağlayan talimatları yeniden hayata geçirmenin yolları üzerinde çalışıyor. Ayrıca bu hücrelerin organize ve işlevsel bir dişe dönüşecek şekilde biraraya gelmesine yardımcı olabilecek mühendislik ürünü biyomalzemeler geliştiriyor. Ne yazık ki bu süreç doğal olarak gerçekleşmiyor.

Bu çerçevede bazı hayvanların aksine insanlar, yetişkin dişlerini kaybettikten sonra sürekli olarak yeni diş üretemiyor. Köpekbalıkları ise dişlerini sürekli yenileyebiliyor. Kanguruların birden fazla azı dişi seti bulunuyor; filler için de durum aynı. Domuzların da kendilerine özgü bir biyolojik özelliği var: Çenelerinde henüz çıkmamış birden fazla yetişkin diş tomurcuğu seti bulunuyor. Bu kapsamda araştırmacılar hücreleri laboratuvarda çoğalttıktan sonra, onları gelişmekte olan bir dişin etrafını taklit edecek şekilde tasarlanmış biyomühendislik ürünü bir iskele üzerinde birleştirdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız