KONYA HABER
Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
11.099,76 %1.26
BBN Haber Yaşam Konya'dan Kütahya'ya uzanan gönül bağı: Ahmet Özhan anlattı

Konya'dan Kütahya'ya uzanan gönül bağı: Ahmet Özhan anlattı

Sanatçı Ahmet Özhan ve beraberindeki heyet, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörünü ziyaret etti. Ziyarette üniversite tarihi müzesi gezilirken, Kütahya'nın tarihî, kültürel ve manevî kimliği üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

Konya'dan Kütahya'ya uzanan gönül bağı: Ahmet Özhan anlattı
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 3 dk

Ahmet Özhan ve beraberindeki heyeti makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, üniversite hakkında kapsamlı bilgi verdi. Ziyaret kapsamında ayrıca "Kütahya'nın Ruhu: Mevlevîlik, Ahilik ve Tasavvuf" başlıklı bir konuşma gerçekleştirildi. Kızıltoprak, Kütahya'nın tarihî ve manevî kimliğinin Mevlevîlik, Ahilik ve tasavvuf ekseninde şekillendiğini belirterek, "Kütahya bir Mevlevî şehridir. Kütahya bir Ahi şehridir. Ve tasavvuf, bu şehrin ruhu ve manevi dünyasıdır. Bu üç cümle, Kütahya'yı anlatmak için yeterlidir" ifadelerini kullandı.

"Kütahya Anadolu'nun önemli Mevlevî merkezlerinden biri"

Konuşmasında Mevlevîliğin Kütahya'daki tarihî izlerine değinen Rektör Kızıltoprak, bu geleneğin Sultan Veled'in nazarından, Ergun Çelebi'nin postundan ve Mustafa Sâkıb Dede'nin kaleminden Kütahya'ya ulaştığını ifade etti.
Konya ve Afyonkarahisar'ın ardından Anadolu'nun önemli Mevlevî merkezlerinden biri olan Erguniyye Dergâhı'nın, bugün Ergun Çelebi Camii veya Dönenler Camii olarak bilinen yapıyla Kütahya'da yaşamaya devam ettiğini belirten Prof. Dr. Kızıltoprak, Mevlânâ'nın torunlarının burada medfun bulunmasının kentin "çelebiler şehri" olarak anılmasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Ahilik geleneğinin Kütahya'daki izleri

Kütahya'nın Ahilik geleneğine de dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Ahi Arslan, Ahi Erbasan, Ahi Evran ve Ahi İzzeddin gibi isimlerin yalnızca türbe ve mahalle isimleriyle anılan kişiler olmadığını belirtti.
Bu isimlerin "helâl lokma, doğru söz, sağlam iş" anlayışının Kütahya'daki temsilcileri olduğunu ifade eden Rektör, Ahilik geleneğinin fütüvvet ahlakı ile tasavvufu, esnaf teşkilatı ile toplumsal düzeni bir araya getirerek şehrin hem üretken hem de merhametli bir yapıya kavuşmasına katkı sunduğunu dile getirdi.

"Tasavvuf, Kütahya'nın ruhudur"

Tasavvufun Kütahya'da yalnızca soyut bir düşünce sistemi olmadığını vurgulayan Kızıltoprak, bu anlayışın şehrin günlük yaşamında ve kültürel değerlerinde somut biçimde görüldüğünü söyledi. Tasavvufun çini ustasının fırçasındaki incelikte, neyzenin nefesindeki hüzünde, esnafın terazisindeki adalette ve komşunun kapısındaki ikramda karşılık bulduğunu belirten Kızıltoprak, şöyle konuştu:
"Tasavvuf, bu şehrin ruhudur; çünkü Kütahya, dışarıdan bakıldığında bir Anadolu şehri, içeriden bakıldığında ise bir irfan beldesidir. Bir şehir, toprağından daha çok ruhuyla ayakta kalır. Kütahya'nın ruhu ise hâlâ Mevlânâ'nın ‘Gel, ne olursan ol yine gel' çağrısında, Ahi Evran'ın ‘Elini aç, gönlünü aç' düsturunda ve bu toprağın yetiştirdiği âriflerin nefesinde yaşamaktadır."
Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Kütahya'nın sahip olduğu bu tarihî ve manevî mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek konuşmasını dua ile tamamladı:
“Ya Rabbi! Kütahya'nın semasını rahmetle, toprağını bereketle, gönüllerini ise Mevlânâ'nın ve Ahi Evran'ın nuruyla aydınlat.” Ziyarette sanatçı Ahmet Özhan da tasavvuf anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özhan, tasavvufun yalnızca bir inanç veya düşünce sistemi olmadığını, insanın kendisini tanıması, arınması ve kemale ermesi yolculuğunu ifade ettiğini belirtti. "İnsan-ı kâmil" idealine dikkat çeken Özhan, kültürel, sanatsal ve manevî açıdan estetik değerlerin bu yolculuğun ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Sanat ve güzelliğin insanı yücelten, gönlü arındıran ve toplumda ahenk oluşturan güçlü araçlar olduğunu vurgulayan Özhan, kültür ile maneviyat arasındaki bağın önemine dikkat çekti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız