Bazı olaylar insanı tesir altına alıp, hasta edebilmekte. Tıp bunlar için kesin teşhise varamamakta. Gerçek sebebi hakkında da açık bir bilgi verememekte.
Bunlardan birisi de “nazar etme,” “göz değmesi”.
Nazarın gerçek olduğu, nazar edilen kimsenin hastalanmasına, hatta ölümüne sebep olduğu da bilinen ve kabul edilen bir gerçek.
Nazarın gerçek olduğunu ve insanın kaderiyle yakından alâkasının bulunduğunu İslam Peygamberi Hz. Muhammed (SAV) şöyle buyurmakta:
“Nazar haktır, kader ile yarışan bir şey olsaydı, nazar değme işi yarışıp onu geçerdi (kaderi değiştirirdi).”
“Göz değmesi haktır. Deveyi kazana, insanı da kabre girdirir.”
Nazar hak denilmekte peki nazara karşı kurşun dökülür mü?
İslam dinine göre kurşun dökmek veya döktürmek caiz değildir; dinde yeri olmayan bir hurafe ve bid'at olarak kabul edilmekte. Diyanet İşleri Başkanlığı ve İslam alimleri, bu tür uygulamaların dini bir dayanağı olmadığını ve Müslümanların bu ritüellerden uzak durması gerektiğini belirtmekte.
Kurşun Dökmenin İnanç Açısından Sakıncaları
Uzmanlara göre kurşun dökme geleneği, İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültürüne ve Şamanizm inanışlarına dayanmakta.
İfade edildiği gibi Hz. Muhammed (s.a.v.) ve sahabe döneminde bulunmayan, dine sonradan eklenen bu tür ritüeller bid'at olarak adlandırılmakta.
Aynı uzmanlara göre şifayı ve korunmayı Allah'tan istemek yerine erimiş maddelerin şekillerinden medet ummak, İslam'ın tevhid ve tevekkül inancıyla bağdaşmamakta.
İslam dini nazarın (göz değmesinin) varlığını hak kabul eder ancak nazardan korunmak için kurşun dökmek yerine şu meşru yolları tavsiye ediliyor:
- Dua Etmek: Nazardan, hastalıklardan ve kötülüklerden korunmak için Felak, Nâs ve Fâtiha sureleri ile Ayetü'l-Kürsi okunmalı.
- Tıbbi Tedavi: Fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklarda öncelikle modern tıp yöntemlerine ve doktorlara başvurulmalı.