KONYA HABER
Konya
Açık
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

BİREYSELLİĞİN DOĞUM İLE TERS ORANTISI

YAYINLAMA:

Günümüz dünyasında insanlar artık aile kurmaktan daha çok bireysel olarak toplumda var olmayı tercih ediyor. Yapılan bir araştırmada Türkiye'de toplam doğurganlık hızı son yıllarda kademeli şekilde düştüğü ve 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2022 yılında 1,62 çocuk olarak gerçekleştiği tespit edildi. Küresel olarak ülkelerin büyük bir çoğunluğu 2100 yılına kadar nüfus büyüklüğünü sürdürecek kadar yüksek doğurganlık oranına sahip olmayacağı öngörülüyor. Bu durumun önündeki en büyük engellerden bir tanesi ise insanların bireyselliklerinin artış göstermesi olarak yorumlamak yanlış olmaz. İnsan kendini ayrı bir varlık olarak kabul edip hayatını bu yönde iyileştirmeye başladığı zaman geri kalan bütün unsurları arka planda bırakabilir. Bulunduğumuz ortam, birlikte yaşadığımız toplum ve iş hayatımızda birey olarak kazandığımız her zafer bizi kariyerimize hem daha fazla odaklıyor, hem de yeni hedefler yönünden ufkumuzu genişletiyor. İnsan hiç durmadan gelişen bir varlık olması nedeniyle yeni yaşam koşullarına hızla adapte olabiliyor.

Toplumda özgün birey olma olgusunun oluşması, aile kurmakta önemli bir sonuç olan "doğurganlık ve nesil" kavramını geride bırakıyor. Kültürümüzde kabullenilmiş aile kurumundan sonra beklenen "çocuk" aşamasının önünde ekonomi, kötü çevre koşulları ve farklı yetiştirme tarzları engel görünüyor ise de bunlara eklenmesi gereken ön önemli sebeplerden bir tanesi bireyselliktir. İnsanların ekonomik özgürlükleri arttıkça özel yaşam alanları da doğru orantıda artış gösterdi. Bu alanların artış göstermesi ile mevcut ata-erkil kültürümüzün getirisi olan aile kurma ve çocuk sahibi olma fikri çelişti. Birey olmak bize sadece kendi sorumluluğumuzu yükledi. Başka bir bireyin sorumluluğunu almamak bize sosyal anlamda zaman, mental anlamda dinçlik sağladı. Bu yüzden bireyselliğin, doğum ile arasındaki ters orantıyı görmek mümkün hale geldi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *