KONYA HABER
Konya
Açık
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Tahammül: Yük mü, Güç mü?

YAYINLAMA:

Hayat, insana her an yeni bir sınav sunar. Kimi zaman büyük bir sabır ve dirayet gerektirir, kimi zaman da sadece bir tebessüm kadar hafif bir yüktür omuzlarımıza binen. Tahammül kavramı ise bu sınavların en zorlayıcı olanlarında, bazen derin bir nefes gibi ihtiyaç duyduğumuz bir dayanma gücü olarak karşımıza çıkar. Gerçekten tahammül, bizi tamamlayan bir erdem mi yoksa gereksiz bir yük mü?

Tahammül, bir nevi insanın kendine koyduğu sınırları zorlamasıdır. Kendi iç sesini susturup, dış dünyanın taleplerine cevap vermeye çalışmaktır. Kimi zaman zorla katlanmaktır, ses çıkarmadan geçip gitmektir. Ancak her katlanışın her susuşun bir bedeli vardır. Bizden çaldığı şeyler çoğu zaman fark edilmez. Bu noktada tahammül, insanın parçası olmak yerine, onu içten içe tüketen bir yüke dönüşebilir.

Bir yük gibi sırtımızda taşıdığımız bu zorunluluk, bize zarar verebilir. Sırf sessiz kalmak ya da bir duruma göz yummak adına kendi isteklerimizi, ihtiyaçlarımızı göz ardı etmek, bir nevi kendi benliğimize ihanet etmek demektir. Kendimizi tamamladığımız bir yapıtaşı olması gereken tahammül, eğer sürekli sırtlandığımız bir zorunluluğa dönüşürse, zamanla bizi yıpratan bir ağırlık haline gelir.

Bir noktada, tahammül etmek güç demektir. Tahammül, sadece katlanmak değil, gerektiği yerde sınır koymak, gerektiği yerde ses çıkarmaktır. Eğer sadece dış etkenlere boyun eğerek tahammül ediyorsak o zaman bu gerçekten de gereksiz bir yüke dönüşebilir.

Tahammül kişiyi güçlendiren bir parça mı, yoksa onu tüketen bir yük mü? Bu sorunun cevabı, duruma ve tahammül etme biçimimize bağlıdır. Eğer sınırlarımızı koruyarak, kendi benliğimize zarar vermeden tahammül etmeyi öğrenebilirsek, bu bizim parçamız olabilir. Ancak sürekli sustuğumuz, içimizde biriktirdiğimiz durumlar, tahammülü bir yük haline getirebilir. Bu yüzden her şeyde olduğu gibi, tahammül konusunda da dengeyi bulmak, hem kendimize hem de başkalarına karşı adil olmak, hayatın getirdiği zorluklarla daha sağlıklı baş etmemizi sağlar.

Yorumlar
S
Sena Sena 10 ay önce
Çok güzel bir yazı ????
BEĞENME
0
CEVAPLA