KONYA HABER
Konya
Açık
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,1176 %0,38
4.561,39 % 1,16
Ara

Ahlaksızlık mı yeni bir ahlak mı

YAYINLAMA:

Hemen herkes toplumda bir ‘ahlak’ zafiyeti olduğundan yakınıyor. Geçmişe tutulan bir yas da var; geçmişin iyi olduğu ve bir daha geri gelmeyeceği…

Aile ilişkileri,

Komşuluk ilişkileri,

İş ilişkileri ve toplumun bütün katmanlarındaki etkileşimler ile ilgili bir sosyal ve psikolojik kirlilikten umursamazlıktan hatta alaycılıktan dem vuruluyor.

Kutsal değerler dâhil hemen bütün değerlerin aşındığı…

Adalet olgusunun berhava olduğu…

Toplumsal dönüşüm dönemlerinde her şey sarsılıyor.

Bu durum derin bir güvensizliği ortaya çıkarıyor.

Böylesi bir sorun psikolojik kırılmaları da beraberinde getiriyor.

Psikolojik sağlığın tamamlayıcı unsuru güven duygusu.

Transparency International (Uluslararası Şeffaflık Örgütü) etik değerlere uyumla ilgili yapılan çalışmalarda Türkiye'nin puanı ve sıralamasında, 2010'lardan sonra bir düşüş yaşanmış ve 2024 yılında 180 ülke arasında 107. sırada yer alıyor (https://www.transparency.org/en).

Pew Research Center – Global Attitudes Survey, 2024 ve daha önce yapılan World Values Survey (WVS) araştırmalarına göre; Türk toplumunun orta yaşlı ve yaşlı kesimi daha geleneksel, aile, dini değerler ve otoriteye bağlı ahlak anlayışında. Genç kuşaklar ise bireysel özgürlük ve ifadeye daha çok önem veriyorlar.

Burada temel mesele ‘öteki’nin yorumu. İnsanlar etik-ahlaki değerlere önem verip kendilerini bu değerlere bağlı görürken, daha çok “öteki”nin ve kurumların etik değerlere ve ahlak normlara uyumu konusunda bir güven sorumu ile karşı karşıya.

Aslına bakarsanız hepimize iyi gelecek bir etik düzlem ve ahlaki yapı mümkün olabilse ne iyi olurdu.

Bu mümkün görünmüyor. Bunun temel sebebi de elbette güven duygusu. Ancak ötekine değil de önce kendimizin güvenilir olması gerekmiyor mu?

Toplumun psikolojik sağlığının ön koşulu da insanların birbirinde güven inşası değil mi?

‘Ben iyiyim de…’

Ahlak anlayışı veya yeni bir ahlak inşasının ‘ben iyiyim de…’ diye başlama imkânı var mı?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *