KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

MUTLULUK ZORLAMASI YA DA GÜZEL KÖTÜLÜK

YAYINLAMA:

Kendi mutluluğundan başka amacı olmayan insan kötü müdür?

Hedefimiz kendim mutluluğumuz ve huzurumuz değilse, ya ne?

İyi yaşam.

Güzel günler…

Görülesi bir hayat…

Huzurlu bir “CANIM KENDİM” mottosu…

Genelde insanlara sosyal medyada itici gelen “cici yaşam” ritüellerinin bir mutluluk zorlaması olduğunu kim belirliyor?

Ya da ekranlarda sergilenen “ŞU OLAĞANÜSTÜ YAŞAMLARIN" güzel kötülük/iyi zorbalık olduğuna kim karar veriyor?

Kim mutlu, kim değil?

Kim huzurlu, kim değil?

Belki de “mutluluk” ve “huzur”u bilip bilmediğimizi de sorgulamalıyız.

Ya da mutluğu ve huzuru YENİDEN tanımlamalıyız.

Sahi, mutluluk nedir?

Huzur nedir? Yanı sıra mutluluk ve huzur ne işe yarar?

Eğer yaşamak artık genel anlamda bir “LİKE” BAĞIMLILIĞIysa günümüzde yaşamak nedir?

Bakın bana!” mıdır yaşamak?

Sosyal medyadaki görünürlükler farklı biçimlerde ve baskın bir hal almaya devam ederken, bu dijital yaşamın kendine göreliği oluşmaya başlamış olmalı. Her ne kadar başta tik tok ve instagram paylaşımları tepkisiz kalmasa da artık daha ileri seviyede OnlyFans gibi içerikler için de yepyeni iş/kişilikler ve teknik özellikler devrede.

Belki de artık önümüzdeki süreçte herkes sadece 10 dakikalığına meşhur olmayacak 10 dakikalığına onlyfans olacak.

İhtimal, şu bir geçek ki mutluluk amaçsallaştırılıyor. Yani mutluluk “şunu” yapınca, “şunu kazanınca” vb. indirgeniyor. Aynı şekilde huzur da amaçsallaştırılıyor. Böylece mutluluk ve huzur gösterilmek isteniyor çünkü suni gerçek onaylanmaya ihtiyaç duyar, bunu da suniliğini sürekli hale getirebilmek için yapar. Bu bir paradosktur.

Mutluluk ve huzur satın alındıkça veya “sanıldıkça” onaylanma ihtiyacı üzerinden bu ticaret sürekli hale getirilir, yoksa “sanan”nın içine çökme riski vardır.

Günümüzde artık insanlar kendilerini ilginç biçimde ve bir mahkumun cezaevinden kaçma güdüsü fantezisiyle kendilerini mutluluğa zorluyor olmalılar ve zorlandıkları bu duruma diğer insanları da maruz bırakıyorlar, sosyal medya paylaşımlarıyla.

Nihayetinde ortaya çıkan ise insanın kendi kendine zorbalığı değil mi?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *