İNSANLIĞIN SON ADASI

Dünya Covid 19 pandemisini atlatamadan 2022 yılının hemen başında Avrupa’nın ortasında yaşanamaya başlanan Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle sorunlar yumağıyla karşı karşıya kaldı. Özellikle ABD ve kadim ortağı İngiltere’nin tahriklerinin de etkisiyle başlayan savaş hemen tüm dünyayı etkiledi. Dünyanın en büyük iki tahıl üreticisinin birbiriyle savaştırılması büyük bir kıtlık tehlikesini beraberinde getirdi.

Bu arada Rusların Avrupa’ya doğalgazı kısması hatta zaman zaman akışı tamamen durdurması Avrupa’ya korkulu rüyalar gördürmeye başladı.

İşte böylesi bir ortamda Türkiye devreye giriyor ve çok önemli diplomatik adımlar atarak iki ülkeyi yani Rusya ve Ukrayna’yı aynı masaya ikinci defa oturtmayı başarıyordu. Bu toplantının nedeni Ukrayna silolarında bekleyen 25 milyon ton buğdayın güvenli bir şekilde sevkiyatının yapılabilmesiydi. Bu durum tabi ki Rusya’nın silolarında bekleyen buğdayları da kapsayacak. Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çabaları ve mekik diplomasisi sayesinde dünya çapında bir krizi çözüme kavuşturarak dünyayı büyük bir sıkıntıdan kurtaracak mekanizmayı kurmayı başardı. Dünya’nın hızla bir kıtlığa sürüklendiği bu dönemde Türkiye’nin çabalarıyla oluşturulan buğday koridoru insanlık adına atılmış önemli bir adım olarak tarihe kaydedildi.

İlginçtir aynı günlerde açıklanan küresel insani yardım raporuna göre Türkiye, 2021 yılında gayri safi milli hasılasına göre en çok insani yardım yapan ülkeler arasında dünya birincisi oldu. Bu güzel olayların üst üste gelmesi Türkiye’nin insanlığın son adası olması vasfını tescilledi. Dünyanın hemen her yerinde ezilenin yanında olan Türkiye genlerinden gelen bu vasfını hemen her konuda çekinmeden ortaya koymuştur.

Türkiye’nin buğday koridorunu açma konusunda gösterdiği büyük çaba bizlere yaklaşık 175 yıl önce dedelerimizin açlıktan kırılan İrlandalılara yardım elini uzatışını hatırlattı. 1845’lerde İrlanda’da ciddi bir kıtlık baş gösterir. Açlık nedeniyle 1 milyondan fazla insanın öldüğü söylenmektedir. İrlanda tüm dünyadan yardım istese de hemen tüm ülkeler onlara sırtını döner. İngiltere kraliçesi Victoria bile kendi topraklarına dâhil olan bu adaya yardım yapmaktan acizdir. Hepi topu 2000 sterlin yardım gönderir. Ancak tüm dünyanın kulaklarını tıkadığı bu yardım çığlığına birileri cevap verecektir. Durumu İrlanda asıllı şahsi doktorundan öğrenen Osmanlı sultanı Abdülmecit Han derhal yardım gönderilmesini emreder. Bu arada şunu da hemen söyleyelim Rus savaşları nedeniyle Osmanlı da eski haşmetinde değildir. Ancak mazlumların yanında olmaktan geri durmayacaktır.

Sultan Abdülmecit derhal 8000 sterlin gönderilmesini emreder. Bu arada içinde yiyecek, ilaç ve tohum bulunan 5 Osmanlı gemisi de hazır edilir. Bu noktada, dünyaya rezil olduğunu düşünmüş olacak ki, İngiltere kraliçesi Victoria devreye girer ve elçiler vasıtasıyla nakdi yardımın 1000 sterlin seviyesine düşürülmesini ister. Sonunda yoğun ısrarlar sonucu nakdi yardım bu miktara indirilir.

Ancak gemiler yola çıkar ve 1847 yılı ortalarına doğru İrlanda’ya varır. Burada da İngilizlerin engellemeleriyle karşılaşılır. Yardım getiren Osmanlı gemileri Dublin limanına sokulmaz. Sonunda yardım gemileri rotayı Drogheda limanına kırar ve yüklerini oraya boşaltırlar. Bu, açlıktan kırılan İrlandalılar için büyük moral olur. İrlandalı asilzadeler aslı Topkapı sarayı müzesi arşivinde olan şu teşekkür nameyi yollarlar. Teşekkür namede özetle; “Aşağıda imzası bulunan biz İrlanda asilzadeleri, beyefendileri ve sakinleri, Majesteleri (Osmanlı Padişahı) tarafından, acı çeken, kederli İrlanda halkına gösterilen cömert hayırseverliğe ve ilgiye en derin minnetlerimizi saygıyla takdim eder ve onlar adına Majesteleri tarafından İrlanda halkının ihtiyaçlarını karşılamak ve acısını dindirmek üzere cömertçe yapılan 1000 paundluk bağış için teşekkürlerimizi sunarız.” denmektedir.

Osmanlı yardımının etkisi büyük olur. O kadar ki, Drogheda kentinin arması ay yıldız olarak belirlenir. Dahası Drogheda United futbol kulübü formasında da ay yıldızı kullanmaya başlar.

Bu noktada Cevdet Paşa’nın şu ünlü sözünü hatırlatmakta fayda var: “Şayet Avrupa bir ihtilalle alt üst olursa, namuslu insanların sığınacağı tek ada DEVLET-İ ALİYYE’DİR.”

Biz de şöyle diyelim… Dün mazlumların tek sığınağı Devlet-i Aliyye’ydi… Bugün TÜRKİYE CUMHURİYETİ…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.