Doç. Dr. Cenay Babaoğlu

Doç. Dr. Cenay Babaoğlu

Zincirleme güvenlik

Zincirleme güvenlik

Her güne yeni bir teknoloji haberiyle uyandığımız bu günlerde uykumuzu kaçıran hususlardan biri, teknoloji dünyasındaki güvenliğimiz. Eskiden kapıdan, bacadan, pencereden girecek hırsızlardan korkarken günümüzde en büyük korkumuz teknolojik hırsızlıklar. Cep telefonlarımıza gelen aramalar, mesajlardaki kodlar, banka bilgilerimizi çalan uygulamalar belki de en basit sorunlarımız. Yemek ısmarladığımız firmalarda, vergimizi ödediğimiz belediyelerde, sosyal medya hesaplarımızda yer alan pek çok veri bugünlerde başımıza iş açabiliyor. Kredi kartı bilgilerimizi koruduğumuz kadar, sağlık bilgilerimizi de korumamız gerekiyor artık.

Teknoloji söz konusu olduğunda her zaman ikili bir dengeden söz ediyoruz. Bir yandan her yeni teknoloji yeni bir güvenlik açığı getiriyor, diğer yandan yeni teknolojiler eliyle de güvenliğimizin sağlanması için çabalanıyor. İşte bu teknolojilerden biri de blokzincir, nam-ı diğer; defter-i kebir, kayıt zincir ya da kimilerinin İngilizce söylemekten zevk aldığı ‘blockchain’.

Aslında bu konu, Türkiye’de pek çok kişi farkında olmasa da çok popüler. Çünkü blokzincir meselesi kripto paralarla doğrudan ilişkili olarak gelişmiş bir teknoloji. Malum, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan bir araştırmaya göre nüfusa oranla en çok kripto para kullanılan ülkeler arasında Türkiye. Hatta Avrupa’da birinci sırada.

Bu ayrı sorun, ayrı bir başlık. Lakin meseleye çok yabancı olmadığımızın bir göstergesi.

Evet, kripto paralarla blokzincir birlikte anılan yenilikler. Öte yandan blokzincirin yönetimler açısından kullanışlı olduğu farklı alanlar da söz konusu. Örneğin gıda güvenliğinden finans sektörüne, tapu, araç sicil, sağlık gibi kayıtların tutulmasından ilaç sektörüne pek çok alanda bu teknolojik devrim kullanıma sunulmuş durumda.

Basit bir ifadeyle blokzincir teknolojisi genel veya özel ağdaki birden fazla bilgisayarda kodlanarak depolanan dijital defterleri anlatır. Bu defterler, Osmanlı’nın tapu tahrir defterlerinin dijitalleşmiş biçimleri şeklinde hayal edilebilir.

Sistemde kurum, vatandaş, firma akla gelen tüm gruplara dair veri kayıtları ‘bloklar’ şeklinde depolanır ve bloklar birbirleriyle bağlantılandırılır. Bu şekilde birleşen bloklara dair izinsiz erişim ve verilerin izinsiz değişimi engellenmiş olur. 

Genel olarak bakıldığında sistem içerisinde kriptografik bir koruma ve erişim sınırlaması sağlanmış olur. Böylece veriler güvenle saklanır ve isteyen kişiler istedikleri verileri istedikleri zamanda paylaşabilirler. Örneğin bu uygulama dijital kimlikler eliyle kullanılabilir ve vatandaşlar diledikleri kurumlarla diledikleri verilerini paylaşabilirler. Mesela seçim zamanlarında blokzincir tabanlı sistemler kullanılarak oylama işlemleri gerçekleştirilebilir. Halihazırda Estonya, Avustralya, Danimarka gibi ülkeler böyle bir e-oylama sistemi için çalışmaktadırlar. İspanya ise yerel seçimlerde böyle bir uygulamayı gerçekleştirmiştir.

Bu güvenli sistem Danimarka’da otomobil hırsızlıklarını ve satışlardaki usulsüzlükleri engellemek için kullanımdadır. Araçların sicil, kaza ve bakım gibi tüm kayıtları bu şekilde tutulabilmektedir. İngiltere’de sosyal yardımlar kişilere tanımlanan blokzincir temelli kimlikler eliyle yürütülmektedir. Güney Kore’de, ABD’de sınır güvenliğinde yine bu teknoloji eliyle güvenlik sistemleri kurulmuştur.

Yalnızca devlet ve vatandaş ilişkisinde değil, kripto paralarda olduğu gibi bireyler arasında da bu sistemi kullanmak, sözleşmeleri bu şekilde gerçekleştirmek mümkündür. Vasiyet işlemlerinde, dilekçe, sözleşme, patent gibi işlemlerde, ticari ilişkilerde, ödeme sistemlerinde blokzincir kullanılabilmektedir.

Günümüzde bize uzak gelen ya da ‘Geleceğe Dönüş’ filmindeki gibi onlarca yıl sonra hayatımıza gireceği düşünülen bu teknolojiler pek çok ülkede kullanıma girmiştir. Yalnızca gelişmiş ülkelerde değil, Afrika kıtasında dahi yaygınlaşmaya başlamıştır.

Türkiye de konunun farkında olan ülkelerdendir. Kalkınma Planlarımızda, strateji belgelerimizde bu konu üzerinde durulmaktadır. Ayrıca finans sektöründe, sosyal yardımlarda ve bazı kurumsal uygulamalarda blokzincirlerden faydalanılmaktadır.

Peki firmalarımız? KOBİ olarak tanımladığımınız nice firmanın elini kolaylaştıracak uygulamalar ne kadar bilinmektedir? Vatandaşlar açısından peki durum nasıl gözükmektedir? Kimler bu teknolojinin nimetlerini ya da külfetlerini fark etmektedir?

Geçen yazıda söylediğimiz gibi, biz bu konuyu dert edinmeye çalışanlardanız. Teknolojin sunduğu imkanları reddetme lüksümüz yok. Daha hızlı ve düşük maliyetle gelişmiş ülkeleri yakalamak istiyorsak yolumuzu kısaltacak yenilikleri takip için daha çok çabalamalıyız.

Maliyetleri düşüren, işlemleri hızlandıran, uluslararası ticareti kolaylaştıran, tedarik zincirlerini basitleştiren bu teknolojiden faydalanmak için adımlar atılması önemlidir. Firma bazlı uygulamaların üzerinde düşünülmesi gereklidir.

Diğer taraftan ulusal uygulamaları beklemeden yerel yönetimlerin de yapabilecekleri hakkında düşünmek gerekir. Yerel yardımların dağıtımında, hemşehri kayıtlarının tutulmasında, verilerin saklanmasında bu teknolojiler kurumların elini güçlendirmektedir.

Burada söz konusu olan yalnızca teknolojiyi takip etmek değil, teknolojiyi güvenli bir şekilde takip etmektir. Örnek uygulamaları yaygınlaştırmak hem vatandaşlar için hem yönetimler için avantajlar sunmaktadır.

Bu konuları teknoloji devlerine bırakmadan araştırmak ve üzerinde düşünmek geleceğimize yapılacak yeni yatırımlar olacaktır.

İlgililerimizin dikkatine…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Doç. Dr. Cenay Babaoğlu Arşivi