Eda Nur Harputlu

Eda Nur Harputlu

Baba, terapist, yazar; onun arkasında 12 yılda okuduğu 7 bin kitap var

Baba, terapist, yazar; onun arkasında 12 yılda okuduğu 7 bin kitap var

İnsan hikâyelerini seviyorum. Söz konusu bir şeyi içtenlikle ve sevgiyle yapan insanlar olduğunda daha da cezbediyor merakımı. Hayatta bazı şeyleri sevmeyi bazı insanlar aracılığı ile öğrendiğimi fark ediyorum. Mesela 10 yıl öncesine kadar pazara gitmekten pek hoşlanmazdım. Bir gün birlikte çalıştığım iş arkadaşımla yolumuzun üstündeki semt pazarına öylesine uğrayana kadar. Sebze meyve tezgâhlarının arasında dolaşırken şaşırtıcı derecede mutlu ve ilgili görünmüştü gözüme. Benim göremediğim onu böyle heyecanlandıran ne olabilir diye sırf merakımdan birlikte pazara gider olmuştum. İş için sık sık seyahat de ederdi. Geri döndüğünde bavulundan çıkan patlıcan, domates mevsimin türlü zerzevatı beni hem şaşırtır hem gülümsetirdi. Nihayetinde kulakları çınlasın Sevinç abla sayesinde sever oldum pazarları.

Uzunca bir giriş oldu konu için ama bu defa anlatacağım karakter kitapları çok seviyor. Onunla bir şekilde muhatap olan kişilere bu sevgiyi aşılayacak kadar da içten bir sevgi bu. Ben sosyal medyadaki takipçilerinden ve birkaç eğitimine katılmış öğrencilerinden biri olarak belirtiyorum. Psikoterapist –yazar Fatih Pulat eğitimlerinde ve kitaplarında sık sık alıntılar yaparak konunun anlaşılmasını destekler. Sosyal medya hesaplarında paylaştığı kitap cümleleri ve okuma tavsiyeleri düzenli bir sıklık içinde karşınıza çıkar ve merak uyandırır. Bugüne kadar okuduğu kitap sayısı kendi ifadesiyle, “ Ortalama 6-7 bin civarında.”


EN SEVDİĞİ KİTAP KARAKTERLERİ

‘Simyacı’daki Santiago ile biraz yolculuk yapmak ya da ‘Küçük ağacın eğitimi’ kitabında yer alan dede ile vakit geçirip feyz almak isterdim diyen Pulat, ‘Kürk Mantolu Madonna’ kitabındaki Raif Efendi’nin ve ‘Puslu Kıtalar Atlası’ndaki İhsan efendinin sevdiği karakterler arasında yer aldığını söylüyor.

Balıkesir’de yaşayan Fatih Pulat’ın 3.5 yaşında bir oğlu var. Onun kitaplara olan ilgisini sorduğumda ise cevap olumlu. “Kargoları heyecanla bekliyor bugüne kadar 2 bin kitabı oldu. Kitapları çok seviyor.” Okumak onun için her şeyden önce keyifli bir eylem. Fakat söz konusu yazmak olduğunda disiplin ve kararlılık ön planda. Pulat’ın 7 kitabı var. 8. kitabı okuyucuyla buluşmak üzere hazırlanıyor. Psikoterapist-yazar, “Ben keyifle mutlulukla kitap yazmam kitap yazmaya oturacağım zaman karnım ağrır, canım sıkılır. Mutsuz olurum. Yine kitap mı yazacağım derim. Birden okuma isteğim daha da artar ama buna rağmen otururum. Aslında kitapları bitirebilmemin de en önemli sebebi bu. Bir kitaba başladığımda ilk olarak içindekileri oluştururum. İçindekileri oluşturduktan sonra ne zaman biteceği az çok bellidir. Yayın evine 4 ay sonra kitap bitecek ona göre planınıza alın derim. Sonra başlarım, dört ay sonra kitabı bitirir veririm onlara.” ifadeleri ile yazma sürecini anlatıyor. Yazmaya başlamak için mutlu ya da enerjik olmayı beklemediğini vurguluyor.

FATİH PULAT’IN YAYINLANAN KİTAPLARI

• Bebeğin Sihirli 1000 Günü & Bebeğin Fiziksel, Zihinsel ve Ruhsal Gelişimine Bütüncül Bir Bakış

• Çocuğunuzun Psikoloğu Olun

• Adım Adım Ergenlik & Ergenlik Sorunlarıyla Baş Etme Yolları

• Buraya ilk kişisel gelişim

• İnsanı anlamanın tarihi

• Psikoterapinin Sonsuz Yolculuğu

• Kitaplarla ve filmlerle aile eğitimi

KİTAPLARA İLGİSİ OKUMAYI ÖĞRENİR ÖĞRENMEZ BAŞLAMIŞ

1989 yılında Manisa’nın Alaşehir ilçesinde doğan Fatih Pulat doğup büyüdüğü köyden ve çocukluk yıllarından keyifle bahsediyor. Teyzesinin kızının tarih ansiklopedileri ile dolu kütüphanesi onun kitaplarla kurduğu bağın temeli olmuş. Henüz 8-9 yaşlarındayken sabah başlayıp akşam ezanına kadar kitap okuduğundan bahseden Pulat, “Okumaya başlayınca haz aldığımı çok iyi hatırlıyorum. Hala da devam eden bir tarih tutkum var. Tarih okumayı, tarihsel bir şey izlemeyi çok seviyorum. Onları okurken kendi hayalimde o zamanlara dalmak. Onunla alakalı düşünmek. Merak ederek, tutkuyla okumak inanılmaz iyi gelen şeylerdi. Hiçbir zorunluluğum yoktu. Hiç kimse bana oku demedi. Hatta okuma diyen çok oldu. Bırak artık gözünü bozacaksın dediler.” ifadelerini kullanıyor. Yaşadıkları yerde oldukça özgür bir çocukluk yaşadığını belirten Pulat, gece 12 ye kadar oyun oynadıklarını, keyifli bir çocukluk geçirdiğini kitapları tercih etmesinin tamamen duyduğu merakla ilgili olduğunu da ekliyor.

İlkokul yıllarından sonra okumaya bir parça hız kesen Pulat’ın hayatında kitapların yerini ödevler, testler almış. Hayıflanarak, “Bu kitaplardan sonra akademik işler devreye girdi uzun bir süre kış uykusuna yattı okuma hevesim. Onun yerine gereksiz gördüğüm testler çözdüm. Hiç birini hatırlamadığım bir sürü denemelere etütlere falanlara gitmek durumunda kaldım.” yorumunu yapıyor. Çok geçmeden gülümseyerek sadece ders çalışmadığını kitapların yerini dizilerin, pokemon tasolarının, gazoz kapaklarının, futbolcu kartlarının aldığını hatırlıyor. Atari oynamak da çocukluk yıllarında keyifle yaptığı aktivitelerden.

MARMARA ADASINDA KİTAPLARIN DÜNYASI İLE YENİDEN BULUŞMUŞ

Eğitim hayatını tamamlayıp öğretmen olarak Marmara Adasına atanan Fatih Pulat için görev yaptığı yer okuma tutkusuyla yeniden buluşmasına vesile olmuş. Pulat o yılları, “Ben Marmara adasında ki bir beldeye atandım. Bildiğin ada ve kış geldiğinde de ister istemez herkes eve kapanıyor. Ben de evdeydim hep. En büyük şansım, mesai arkadaşlarımdan bazılarının mükemmel kütüphaneleri vardı. Onlar çok güzel kitapları bunu okumalısın, bunu beğenebilirsin diye tavsiye ettiler. O zaman onları okuduğumda özellikle de ilk okuduğum kitapların ben de mükemmel duygular uyandırmasından kaynaklı. Yaklaşık 12 yıldır aralıksız okuduğum bir döneme adım atmış oldum.”

YUKARIDA KEYİFLE OKUDUĞUNU SÖYLEDİĞİ KİTAPLAR

Hakkari’de bir mevsim – Ferit Edgü

Semerkant- Amin Maalouf

Puslu Kıtalar Atlası- İhsan Oktay Anar

Erken Kaybedenler- Emrah Serbes

Ölü Canlar- Nikolay Gogol

“OKUMAK VE SEYAHAT ETMEK İYİLEŞTİRİYOR”

Ortaçağ’da bir kişi cezalandırılacağı zaman ona iki tane ceza verirlerdi. Bunlardan bir tanesi bir yere kapatılıp uzun bir süre kitap okuması istenirdi arından da bu kişinin bu süre dolduktan sonra seyahat etmesi istenirdi yani kadim zamanlardan beri okumak ve seyahat etmek insanı iyileştirmek için kullanılıyor.

“KİTAPLAR BİLGİYİ ALABİLMEK İÇİN YALNIZCA ARAÇ”

Benim için kitaplar çok kıymetli ama vazgeçilmez değiller. Kitapların hepsini zihnime atıyor olabilsem yakabilirdim. Ama tabi burada kalması hoş bir görüntü veriyor. Kitapları mesela çizerim karalarım altını üstüne getiririm. Kıvırma falan yapmam ama iç dünyasında o içindeki bilgiyi almak için her türlü şeyi yaparım. Bu yüzden de kitapları her zaman bir amaç olarak değil bilgiyi edinmek için bir araç olarak görüyorum.

“PDF okumayı çok sevmiyorum ancak kitabın baskısı yoksa ve mecbursam PDF okuyorum. Onun dışında olabildiğince kitabı elime alıp birazcık koklayarak dokunarak temas ederek bu süreci gerçekleştirmek benim için daha kıymetli oluyor.

“Tarihte en çok gıpta ettiğim Umberto Eco. Kendisinin devasa büyük 30 binden fazla kitabının olduğu bir kütüphanesi mevcuttu çok önemli bir entelektüel ve önemli bir bibliofildi.”

“BİTİRECEĞİM DİYE ASLA UĞRAŞMAM”

İnsanlar kitabı bitirmek zorunda hissediyorlar. Karpuz kelek ya da yemek bozuk çıktı. Mideni dolduracak mısın? Ya zamanı gelmemiştir ya sevmiyorsundur sana hitap etmemiştir bırakırsın. Ben mesela bitireceğim diye asla uğraşmam. Ne üzerine okumak istiyorsam ona göre tercihte bulunurum bazen de sevdiğim otoritelerin tavsiyelerini dikkate alıp o kitapları ön plana koyuyorum. Neredeyse her gün kitap sitelerine girerim bakarım. Yeni çıkan kitapları kampanyaları takip ederim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eda Nur Harputlu Arşivi