KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

AYNI TAS, AYNI HAMAM

YAYINLAMA:

Ligin perdesi aralanmıştı ki bunun üzerinden altı hafta çoktan geçti bile. Malesef, camia olarak lige oldukça heyecanını kaybetmiş başlamanın vermiş olduğu bir burukluk da gözlemliyordum. Yıllardır bu camianın içerisindeyim. Yakından takip eder, gerek iç saha gerek deplasman olmak üzere müsabakaları izlerim. Bu alanda pek sosyal medya paylaşımı yapmasam da gerekli gereksiz bir çok paylaşımı da takip ederim. Tüm bunlardan yola çıkarak, bu sezon olduğu kadar ben bu camiayı bu denli heyecansız gördüğüm başka bir yıl hatırlamıyorum. Hal böyle olunca, şayet bir mucizeye şahitlik etmezsek bir sezon bu monotonluk ile geçer demek için mucit olmaya da gerek yoktur. Takımın ligden düşeceğine ihtimal vermiyordum. Hala da vermiyorum. Ki şuan da zaten geldiğimiz noktada orta sıraların bir basamak üzerinde kendisine yer buldu. Ama umut vaat ediyor mu? Bir çoğunun hayır dediğini duyar gibiyim. Tabi bu, nereden baktığınıza da bağlı bir durum diyebiliriz. "Daha ne istiyorsun?" diyecek kitle de vardır elbette ve herkesin görüşüne sonsuz da saygı duyarız. Hatta, ligde kalıcı bir takım kurmak; bizim ayarımızda ki Anadolu takımları için temel prensip olarak görülmelidir. Demem o ki; biz bu ligin gediklisi olmalıyız. Olduk mu? Ee haliyle 2010 yılında çıktığımızı baz alırsak sorunun cevabını da ortaya çıkıyor. Ya beklentiler nasıl? İşte tam olarak da sorunun baş gösterdiği yer burası diyebilirim. Beklentileri ne derece yönetiyoruz? Kazanmışsın yada kaybetmişsin; gündemin başında bu yer almıyor. Bu takımın küme düşme hattında boy gösterdiği günlerde bile taraftar yağmur çamur demeden o stadın yarısını doldurdu. Bir inanmışlık vardı. Heyecan, tutku, sahiplenme vardı. Peki şuan? Her şeye rağmen alışkanlıklarını terketmeyen bir taraftar topluluğu dışında elde avuçta birşey kalmadı. Takımın tam anlamıyla sahada ne oynadığı belli değil. Bu hafta ki Ankaragücü müsabakasının ikinci yarısında nerdeyse sahada biz yoktuk. Geçtiğimiz hafta Rize'yi evimizde ağırladığımız maçın son on dakikasında resmen sahada kaos yaşadık. Olabilecek şeyler ve oldu da zaten. Evet, bunların hepsi futbolda var. Futbol, bunlarla güzel ama birlik ve beraberliğimizi sağlamayı başarırsak güzel diyebiliriz. Bizi, birbirimize bağlayan bazı şeylerin koptuğunu görüyoruz. Ve buna kayıtsız kalmak, süreci kansere de çevirebilir. Bu sebeple biran önce bu camiaya ilk yardımın acilen verilmesi gerekiyor. Top sizde! Haydi bakalım

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *