KONYA HABER
Konya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

HER BAHAR BİR ÇİÇEKLE BAŞLAR

YAYINLAMA:

Geçtiğimiz hafta teknik hoca değişikliğinden ötürü "Kartlar yeniden dağıtılıyor" diye köşe açmıştım. Evet, Çamdalı sonrasında Uçar'ın sahada yarattığı farkı gören var mı? "Evet, var" diyen bir çoğunluğun sesi kulağıma geliyor. Pek tabi de öyle oldu. Bu tür kriz anlarında kulübün çaycısı bile değişse sonrasında kısa vadede takımda olumlu bir değişim mutlaka olur.

Şu an, Konyaspor ile Uçar arasında tabiri caizse cicim ayları yaşanıyor. Ayağının tozuyla geldiği Konya'da geçtiğimiz hafta üç puanı almıştı. Bu coşkuyla bu hafta da Göztepe deplasmana puan beklentisiyle gidildi. Taraftar da inanıyordu ki deplasman kapalı gişe sattı. Ama maalesef sonuç pek de istediğimiz ve beklediğimiz gibi olmadı. Tam bu atmosferden puan kopardık derken maçın bitimine birkaç dakika kala bir değil kalemizde iki gol birden gördük. Ve bizi yıkan penaltıdan yediğimiz gol oldu.

Bazoer sakatlanmamış olsa Jevtovic çıkacak, oyuna Ufuk girecekti. Bazoer sakatlandığı için son anda bu değişiklik iptal edildi ve Bazoer çıkıp yerine Damjanovic girdi. O Damjanovic de maalesef penaltı yaptırdı. Ve nasibimizde olanı da kalemizde gördük. Aslında penaltının hemen öncesinde ilginç bir kırılma anı da yaşandı. Futbolda sahaya akıl koymak değerlidir. Penaltıdan önce Keyta, pas verse Konyaspor öne geçecekti. Daha geniş bir analiz yapmak gerekirse maçta bizim adımıza üç kez kırılma yaşandı. İki Ndao'nun daha uygun pozisyonda olan Kramer yerine Yusuf tercihi, Keyta'nın kale önüne pas vermek yerine çizgiden ve iki rakip oyuncunun önünden kaleye şut çekmek istemesi ve tam Ufuk oyuna girecekken Bazoer'in sakatlanıp Damjanovic'in oyuna girmesi diye özetleyebilirim.

Aslında sonuç olarak Göztepe kazanmadı. Konyaspor mağlup oldu. Bu üstün mücadelenin sahadaki karşılığı beraberlikti ama olmadı. Adaletli bir sonuç çıkmadı. Can sıkan bir durum olsa da Konyaspor'un bu zor atmosferde ortaya koyduğu oyun anlayışı her şeye rağmen takdir edilmeli diye düşünüyorum. Zamanla her şey yerine oturacaktır. Buraya takılı kalmamak lazım. Şehir büyük, kocaman vesselam. Maçta, tribün boyutunda olağanüstü bir gerginlik yaşansa da camia olarak bazı şehirlerde böyle şeylerin yapılmasına alışığız. Kulübün, taraftarın, camianın ve Konya şehrinin kimseye kanıtlayacak bir şeyi yoktur. Ki geçmiş ortada; dünü de dünde bırakmak lazım.

Şimdi kendi saha ve seyircimiz önünde Hatay'ı ağırlıyoruz. Bir çiçekle elbette bahar gelmiyor ama baharın habercisi olabilir. Hatay galibiyeti de umarım kış aylarının soğuğunu yaşadığımız bu günlerde içimize baharın tohumunu atsın.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *