KONYA HABER
Konya
Açık
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Orta Doğu Terimi

YAYINLAMA:

Bazı kavramlar yakın zamanda lügatımıza girmiştir. Bu kavramsal terimlerden birisi de Orta Doğu kelimesidir. 1850’li yıllarda İngiliz Hindistan ofisinden çıkmış olabileceği ile ilgili iddialar mevcuttur. Bununla birlikte Amerikalı Deniz Stratejisti Alfred Thayer Mahan 1902'de "Arabistan ve Hindistan arasındaki bölgeyi belirlemek" için bu terimi kullandığında daha yaygın bir şekilde tanındı. ABD Hükûmeti tarafından "Orta Doğu" teriminin ilk resmi kullanımı Süveyş Krizi ile ilgili 1957 Eisenhower Doktrini'nde oldu.

Öncelikli şunu sormalıyız kime göre neye göre Orta Doğu? Orta Doğu daha çok Avrupa ve İngiltere’ye göre yapılmış oluyor. Bize göre Orta Doğu, Türkistan bölgesi olur. Orta Doğu denilen bölge bize yakın doğu olur. Koskoca bir bölge İngilizlere göre dizayn edilmiş.

20. yüzyıla kadar kullanılmayan bu kavram siyaseten oluşturulmuştur. Orta tanımı değişiklik gösteren tanımlarla ilgili bazı griftliklere da yol açmıştır. 1914 öncesinde İngilizce "Yakın Doğu" terimi Balkanlar ve Osmanlı İmparatorluğu'na atıfta bulunurken, "Orta Doğu" terimi ise İran, Kafkasya, Afganistan, Orta Asya ve Türkistan için söylenmeye başlanmıştır. Buna karşılık, "Uzak Doğu" terimi de Kore Japonya gibi ülkeler için kullanılmaya başlandı. zihinsel hafızamızdaki kavramları yerle bir eden 20. yy siyaset kavramları belleğimizi silmeye yöneliktir. Batı’nın psikolojik bir üstünlük kurma çabası ile ortaya çıkmıştır.

Önce kavramlarımızı daha sonra kültürümüzü, dilimizi ve hayat tarzımızı değiştirdiler. Ne yazık ki batı tarafından siyaseten dikte edilen birçok şeyin kendileri açısından üstünlük sağlama gereksinimlerinden kaynaklanmaktadır. Bilim adı altında sunulan ve tartışmaya kapalı kavramlar bizim araştırma kabiliyetimizi de kısıtlamaktadır. Bundan 10 yıl önce katıldığım bir konferansta kullandığımız haritaların gerçek olmadığını öğrenmiştim. Bildiğimiz haritaların gerçekleri tam tersiydi. Bunun gibi birçok örnek ile çoğaltabiliriz.

Güçlü bir medeniyeti olan toplumlar olarak son yüzyılda bu kadar geriye düşmemiz üzücü bir durumdur. Kavramlar ve terimler üzerinden üstünlük kurulmalıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *