Mustafa AYCAN

Mustafa AYCAN

İnsanlığın Bir Diğer Kara Lekesi: Kırım Tatar Sürgünü

İnsanlığın Bir Diğer Kara Lekesi: Kırım Tatar Sürgünü

1912 - 1926 yılları arasında 2,9 milyona yakın Osmanlı Türk ve Müslüman, ya öldürüldü ya da Türkiye'ye göçe zorlandı. I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşımız sırasında, Anadolu'da 2.5 milyon Türk ve Müslümanın öldüğüne ilişkin tahminler vardır. Bosna'daki katliamlar, Bulgaristan'da Trakya’dan Türkleri arındırma katliamları, Ermenilerin sayısız kere Türklere uyguladığı soykırım, Doğu Türkistan, Myanmar... bunlar ilk anda akla gelen ve az, çok bilgi sahibi olduğumuz Türklerin zulme, katliama uğradığı ve halen bir şekilde devam edegelen tarihi gerçekler.

Tüm bu tarihi gerçekler ışığında, geçtiğimiz ay mayıs ayında Kırım Tatar Türklerinin vatanlarından Sürgün edilmesinin 80. yılı dolayısıyla dar kapsamlı da olsa anma törenleri düzenlendi

Peki nedir bu sürgünün hikayesi;

Kırım Tatarları ya da Kırımlılar, anayurtları Karadeniz'in kuzeyindeki Kırım yarımadası olan Türkî halktır.

Kırım Tatarlarının tamamı Sünnî Müslüman olup, anânevî olarak Hanefî mezhebine bağlıdırlar. Kırım Tatarlarının ana dili olarak konuştukları lehçelerin hepsi Türk dilidir.

1783'te Kırım Hanlığı'nın Rusya tarafından ilhak edilmesiyle birlikte Osmanlı Devleti'ne zorunlu göçe tabi tutulmuşlar ve kendi vatanlarında azınlığa düşmüşlerdir.

Kırım Tatar Türkleri, Sovyetler Birliği'nin lideri Josef Stalin'in kararıyla, 18 Mayıs gecesi 15 dakikada öz yurtlarından koparılarak insanlık dışı şartlardaki tren vagonlarıyla Orta Asya'ya sürgün edildi.

Rus Çariçesi 2. Katerina'nın Kırım Tatar Türklerini yok etme politikasıyla başlayan sürgünler, geleneksel olarak Sovyetler Birliği döneminde arttı. Rusya ise bu politikaları farklı yöntemlerle devam ettirdi.

Kırım'ın Osmanlı Devleti'nin kontrolünden çıkmasıyla başlayan Kırım Tatar Türk halkının acısı hiç bitmedi. Anadolu, sürgün yaşayan Kırım Türklerinin ilk adresi oldu. Rus çarlığının baskısından dolayı pek çok Kırım Tatar Türkü Osmanlı Devleti’ne sığındı.

İkinci Dünya Savaşı'nda Kırım Tatar halkına baskı uygulanmaya başlandı

İkinci Dünya Savaşı başladıktan bir süre sonra Kırım yarımadasını kaybeden Sovyet Rusyası, yarımadayı tekrar Nazi Almanyası'ndan geri aldıktan sonra Kırım Tatar halkına baskı uygulamaya başladı.

Nazi Almanyası ile iş birliği suçlamasına maruz kalan Kırım Türklerine uydurulan bu gerekçelerle yeni bir sürgünün kapısı da aralanmış oldu.

Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin, çıkardığı gizli kararname ile Kırım Tatarlarının Orta Asya'da farklı bölgelere sürgün edilmesini istedi.

15 dakikada yataklarından kaldırıldılar ve hayvan vagonlarına dolduruldular

Stalin'in kararı 18 Mayıs 1944'te gece yarısı yürürlüğe konuldu. Kararın ardından 15 dakika içerisinde hayvanların taşındığı vagonlara doldurulan çoğunluğu yaşlı, çocuk ve kadınlardan oluşan 250 bin civarındaki Kırım Tatarı, aç susuz üç günde Orta Asya'ya sürgün edildi.

Susuzluk, açlık, hastalık, olumsuz hava şartları gibi insani olmayan koşullardaki vagonlarda sürgün olanların en az 150 bin insan bu sürgünde hayatını kaybetti.

Sürgün yerlerinde asgari yaşam ve barınma imkanları olmayan Kırım Türkleri, vatanlarından uzaklaşmış olmanın verdiği acı ve hasretle vatan davasına tutundu.

Sovyetler Birliği'nin İçişleri Halk Komiserliği sürgün için 32 bin kişilik güvenlik gücü kullandı.

Kırım 2014'te yasa dışı ilhak edildi

Stalin sonrası Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne hediye edilen Kırım, 2014’te yarımadayı yasa dışı ilhak eden Rusya’nın kontrolüne geçti.

2. Katerina'dan bu yana bu yana vatanlarında kalmak için mücadele veren Kırım Tatar Türk halkının bugünkü lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Kırım davasının pek çok önde gelen isimleri bugün öz yurtlarından sürgün edilmiş durumda. Başta Kırımoğlu olmak üzere pek çok isme Rusya tarafından Kırım'a giriş yasağı konuldu.

Sadece isimlere değil, aynı zamanda Kırım Tatarlarının iradesini temsil eden Kırım Tatar Milli Meclisinin de Rus mahkemesi tarafından "aşırıcı örgüt" sayılarak faaliyetlerine son verildi.Rusya'nın yarımadayı yasa dışı ilhakı sonrasında pek çok Kırım Tatarı yurdunu terk etmek durumunda kaldı.

Bu mücadeleyi diplomatik olarak uluslararası alanda sürdüren Ukrayna’da yaşayan Kırım Tatarları, şimdi de Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaş nedeniyle tehdit altında.

Rus ordusunun saldırılarından endişe eden Ukrayna’daki pek çok Kırım Tatar Türkü ülkesini terk ederek, yine Türkiye ve başka ülkelerde yaşamak zorunda kaldı.

Ne Türk, ne de bir başka milletin katledilmeyeceği bir Dünya ümidiyle.

Kalın Sağlıcakla.

Kaynak: Justin A. McCarthy ABD tarih profesörü, Doç. Dr. Hakan KIRIMLI, Ayşe Şimşek TRT Haber

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa AYCAN Arşivi
SON YAZILAR