KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Acilen Kestane Kanseri Biyolojik Merkezi

YAYINLAMA:

Zorluklar, sıkıntılar, çıkış aranmasında zaruri durumlar; bireyler ile toplumlarda mevcut ancak pek fark edilememiş değerlere odaklanılmasına katkı sağladığı hakkında düşünceler yaygındır. İki yılı aşan bir zamandır beşeriyeti tutsak alan salgın döneminde yaşananlar, tedarik zincirinde gıda ile onun üretim sahası tarımın çok daha önemli bir stratejik unsur olduğunu ilgili ilgisiz herkese hatırlatmıştır.

Tarımsal üretimin bir kısmı hassas, bir kısmı rutin çaba gerektirirken bir kısmı tabiatın nimeti olarak kendi kendine mümkün olabilmektedir. Son sırada zikredilen kendi başına gerçekleşen “gani nimet” ürünlerinin başında gelen dünya rekoltesinin yüzde üçünü karşıladığımız kestanenin ekseriyeti Aydın-İzmir-Manisa dağlarından elde edilmektedir. Gerçek anlamda el ve beden emeği ile asırlardır sürüp gelen gani nimet timsali üretim hakkında yürütülebilir projelere ihtiyaç duyulmakta olduğu uzun zamandır hem bilinmekte, hem de dillendirilmektedir.

Adım atıldığında her şeyden evvel havalide işlenemediğinden ya da negatif girişimcilik zihniyetinden dolayı başka vilayetlerin adıyla anılması büyük bir mesele gibi gözükmese de ihraç durumu yeniden değerlendirme mecburiyeti aşikar hale gelmektedir. Unutulmamalıdır ki; her türlü hammaddede olduğu gibi zirai ürünlerde de markalaşma ve sağlanan katma değer bireysel, toplumsal ve siyasal statüyü belirlemektedir.

Cumhuriyet henüz on yaşına ulaşmadan 15 Şubat 1931 yılında kurulan İzmir (Bornova) Zirai Mücadele Enstitüsü’nün görev alanı Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, İzmir, Kütahya, Manisa, Uşak şeklinde belirlenmiş, birçok çalışmalar üstlenmişti. 1995-2010 yılları arasında kestane kanseri ile mücadele araştırma, uygulama ve eğitim projelerine girişilip 2003 yılında Manisa’da zamanın Enstitü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Uludağ organizatörlüğünde de kapsamlı bir etkinlik düzenlenmişti. Aynı çerçevede hipovirülent ırkların üretilmesi yolunda projelendirme çalışmalarına girişilmişti.

Nitelikli bir altyapı ile geçen hafta Aydın’da tertiplenen Kestane Çalıştayı bilimsel ve sektörel hazırlıkları kamuoyuna sunma, verileri güncelleme imkanı vermiştir. 2013 yılında coğrafi işaret tescili alınan kestane ürününde yaşanan hastalıklar, meseleler, çözüm önerileri etkinlik vesilesiyle bir bütün halinde ele alınarak geri dönüşlere ciddi bir menzil çizmiştir.

Tek bir vilayette ülke üretiminin üçte birinden fazlasının üretilmesi sadece kırsal ekonomi yanı sıra genel ticaret, tedarik, ulaşım, sanayi, ihracat vb. hususları hatırlatmıştır. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi yönetimi ve akademisyenlerinin projeleri elbette ilerleyişini bundan sonra da sürdürecektir.

Kırsal ekonominin mevcudiyetini sürdürmesi ve verimliliğinin artırılması her zaman gündemdeki yerini muhafaza etse de kalıcı ve etkili projelerin yürütülmesine bağlıdır.

Etkinlikte altı çizilerek Prof. Dr. Ömer Erincik tarafından vurgulanan Kestane Kanseri Biyolojik Merkezi aktif hale getirilmesi bahsi geçen ihtiyacın karşılanmasında keskin bir virajın hasarsız aşılmasını sağlayacaktır. İdare– akademik zümre– üretici arasında karşılıklı etkileşim ve zamanında etkili davranışlar ortaya koyma adına Aydın özelinde bahsi geçen merkezin tesisi ona bağlı Efeler, Köşk, Nazilli, Sultanhisar, Kuyucak ve Bozdoğan birimlerin oluşturulması, laboratuvar ile desteklenmesi önerisi ihmal edilmemelidir. Aynı öneride her bir birimde bir ziraat mühendisi ya da uzman personel, iki işçi laboratuvar biriminde de bir ziraat mühendisi ve üç laborant görevlendirilmesi iyi bir başlangıç olacaktır. Sonrasında sahanın şartlarına göre tavır geliştirerek geliştirilmesi yerel değil ulusal kazanımlar sağlayacaktır.

Uzak mesafelerin küçücük bir adımla, devasa işlemlerin basit bir kıpırdanışla, kocaman eserlerin imkansız görünen hayallerle başladığından hareketle kuluçka devresinde olduğu anlaşılan merkez düşüncesinin yöreye, ülkeye ve dahi dünyaya çözümler üretmesi gerçekçi bir eylemdir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *