KONYA HABER
Konya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Eden bulur!

YAYINLAMA:

Oduncu ile yılanın hikâyesini bilirsiniz. Kısaca hatırlatmak istersek; oduncu yılanı öldüreceği anda insafa gelir ve yılan da bu merhameti karşılıksız bırakmayarak kör kuyudan altın getirip oduncuya verir. “Bundan böyle ömür boyu sana her gün bir altın lira vereceğim!” deri.

Oduncu, ailesi dahil hiç kimseye olanı biteni anlatmamış. Oduncu bir zaman hastalanınca kuyunun başına gidemez olmuş. Birkaç gün geçince bolluğa alışmış olan evinde darlık başlamış. Oduncu oğlunu yanına çağırmış ve yılanın sırrını anlatmış. Yılan onun oduncunun oğlu olduğuna iyice kanaat getirince de kuyuya inip bir altın getirmiş. Oğlan hırsa kapılmış, “Kim bilir daha ne kadar altın var kuyunun içinde!” diye düşünmüş. Hırsla yılanı öldürmek için bir hamle yapmış, ıskalamış ama yılanın kuyruğunu koparmış. Yılan da can havliyle dönüp oğlanı sokmuş ve öldürmüş.

Akşam yaklaşıp da oğlu gelmeyince oduncu iyice endişelenmiş. Hasta yatağından sürünerek bile olsa kalkmış. Kuyunun başına gitmiş ki oğlu cansız yatıyor. Yılan da o anda görünmüş; kuyruğu yok ve kanlar içinde. Oduncu durumu anlamış ve çok üzülmüş. Canının parçası oğlu yerde cansız, yıllardır velinimeti olan yılan da yaralı. Yılandan özür dilemiş; “Tekrar dost olalım!” demiş.

Yılan ise acı acı gülümsemiş: “Çok isterdim ama sende bu evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı varken biz artık dost olamayız!” deyip çekip gitmiş.

*****

İşte dostlar hayat da böyledir. Bizi sırtında taşıyan, bize emek veren, hizmet eden, işimizi gören ya da dost olarak her gün altın taşıyan niceleri vardır çevremizde. İş kuyruk acısı yapmamaktır. Eğer bir gün hırsımıza kapılıp, vefasızlık yapar ve o altın taşıyan dostumuzu, kardeşimizi, işçimizi, işverenimizi bir daha kapanmaz yaralar açmamaya özen göstermeliyiz.

Aksi takdirde etten kemikten mamul insanlar olarak kuyruk acımızı unutmayacak ve gereğini yapmaktan imtina etmeyeceğizdir. Bu insanın doğasında olan bir şey. Eden bulur misali herkes yaptığının karşılığını er ya da geç alacaktır. İyilikle hareket eden iyilik görür, kötülük peşinde olan, can yakan, ocak söndüren de hem bu dünyada hem de öbür tarafta misliyle bedelini ödeyecektir.

Kalın sağlıcakla…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *