KONYA HABER
Konya
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Semra Güzel ve Selahattin Demirtaş arasındaki fark

YAYINLAMA:

Nevruz kutlamalarının en sevdiğim yanı her renkte bir coşkunun olması… 
Türklerin Ergenekon’dan beri kutladığı kadim Bahar Bayramı...
Kürt kökenli Türk vatandaşlarının kendi kültürlerince kutlamalar yapması…
Dünyanın her yerinde çok farklı geleneklerin, baharı karşılaması bana insan olduğumuzu derinlerde hissettiriyor. 
Bahar ise biraz utangaç geliyor. Kimine sevinç gözyaşı gibi, kimine hüznün ta kendisi bahar yağmurları.
Bana sorarsanız, sevinç gözyaşıdır. Güzel günlerin, umutlu yarınların müjdecisidir, bahar.
Havaların en sevdiğim yanı da budur, ne üşütür ne ısıtır bu aylar. 
En büyük dileğim de insanların yüzünü güldürmesi. Gülelim, eğlenelim mutlu olalım çünkü bahar geldi.
‘Eee Tarkan, gülelim eğlenelim de bu ekonomide dışarı çıktığımız an cebimizden 200 lira çıkıyor. Ben günde o kadar kazanmıyorum’ diyecekler mutlaka olacaktır. 
Farkındayım, zor günlerden geçtiğimizi.
Eminim ki, ekonomide de bahar gelecek, az daha sabır.
Bizim havamızı bozmaya çalışanlar olmayacak mı? Elbette olacak, oluyor da.
Örneğin, Nevruz kutlamalarının sadeliğini güzelliğini bozan PKK sempatizanları gibi.
Örneğin, teröristle fotoğrafları çıkan ‘milletin vekili (!)’ Semra Güzel gibi.
Örneğin, aynı partinin genel başkanı içeride olan Selahattin Demirtaş gibi.
Örneğin, Fettullah Gülen ile fotoğrafları çıkanların halen içimizde olduğu gibi. 
Bu milleti Türk – Kürt, Dindar – Laik vs. diye ayırmaya çalışan belli başlı odakların sonu gelmeyecek…
Biz uyanık olmalıyız! 
Üzüldüğüm ise, Atatürk’ün kurduğu, bu devletin temellerinin atıldığı partinin içerisinde de PKK’nın izlerinin olması. 
Siyaset stratejisinin ‘PKK’yı HDP’yi küstürmeyelim’ diyerek kurgulanması.
Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılmasında AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti ‘evet’ oyu verirken, Selahattin Demirtaş’ın AİHM kararıyla serbest bırakılması gerekiyor diyenlere ne demeli? 
Nedir Selahattin Demirtaş ile Semra Güzel arasındaki fark?
Onun fotoğrafı var da Selahattin Demirtaş’ın yok mu?
‘APO’nun heykelini dikeceğiz’ diyen Demirtaş değil miydi?
‘PKK bizim seçmenimiz’ demedi mi?
‘PKK cenazesine gitmeyene soruşturma açarım’ demedi mi?
Avazı çıktığı kadar ‘Öcalan’a Özgürlük’ istemedi mi?
PKK halk hareketidir, HDP Öcalan’ın projesidir, Kandil’de PKK yönetimiyle toplantı gerçekleştirdik, Kandil savaş merkezi değil, barış merkezidir, PKK’lı gençler onurumuzdur, sahip çıkacağız’ bunlar da onun sözleri değil mi?
Yıllarca Batı’nın Türkiye’yi karıştırmasını bilmiyor muyuz? 
PKK’nın finansal kaynağı olduğuna itiraz edecek var mı aramızda?
‘AİHM, Selahattin Demirtaş serbest kalmalı’ dediğinde, darbe yapan Batı konuşmuş olmuyor mu? 
Kim suçlu? Habur Sınır Kapısı’nda davullarla zurnalarla karşılayanlar da suçlu.
PKK ile masaya oturanlar da suçlu.
‘PKK sempatizanlığını bitireceğiz’ diyerek el ele kol kola mitingler yapanlar da suçlu!
İkircikli siyasetten vazgeçmenin zamanı gelmedi mi?
Çözüm Süreci’ni tasarlayanların, şimdi HDP ile yakın olanları hedef göstermesi ne anlama geliyor?
Gelin, sorunu kabul edelim! Bu ülkede Kürt Sorunu yoktur. Bu ülkede Türk düşmanlığını misyon edinmiş güruhların finanse ettiği PKK sorunu vardır. 
HDP ve PKK güzellemesi yapmaktan artık geri durun. 
*****
ESENLER’DEKİ DAYAKÇI ‘YURT’ ÖĞRETMENİ
Muhafazakarlara sözüm…
Dindar anne – babalara…
Evladınızın sonu ‘Enes Kara’ gibi olmasını istemiyorsanız, iyi okuyun bu bölümü.
Yurtta öğrenci, 7 çocuk…
Siz, din eğitimi alması için yolladığınız can bildiklerinizin dinden uzaklaştığında, durumu ‘şeytanın oyununa geldi’ diye açıklayacaksınız.
Şeytanın eline teslim ettiğinizi farkına varamayacaksınız ama bu öğrenciler, bu çocuklar zamanı geldiğinde baskıdan bunalıp ya karşınıza dikilecekler, ya da korkularından içlerinde yaşadıkları tutsaklıktan Enes Kara’nın yolundan giderek kurtulacaklar.
Yapmayın! 
Dini öğrensin diye, çocuklarınızı hayattan koparmayın! 
İslâm’ı öğretmek için aracıya mı ihtiyacınız var? Yıllardır bozulmamış, aynı sadeliğiyle duran kutsal kitabımız Kur’an-Kerim’e bütün şehirlerimizde ücretsiz ulaşabilirsiniz.
Sizin yeteri kadar bilmediğiniz için ‘ehli’ne teslim ettiğinizde işte dayakçı öğretmenlere gün doğuyor!
Bana kızacaksınız ama dine en büyük zararı bu ‘din eğitimi’ adı altında kurulan yurtlar veriyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *