Tufan Soydabaş

Tufan Soydabaş

Eğitimcinin eğitimi (2)

Eğitimcinin eğitimi (2)

Bundan 3 hafta önce bu yazı dizisinin ilkini yayınlamıştım. O yazımızda ‘eğitimci kimdir, hangi özelliklere sahip olmalıdır, eğitim ve iletişim’ üzerinde durmuş ‘öğretme’ kavramını açıklamaya çalışmıştık.

Bu hafta eğitimde Uğur ATASEVEN hocamın eğitimde verdiği örnekle öğrenme üzerinde durmak istiyorum.

Uzun süre yurtdışında kalmış bir asker, ülkesine dönerken, havaalanında nişanlısı tarafından karşılanır. İkisi birlikte askerin bavullarını beklerken yanlarından bir hostes geçer. Asker, şen bir sesle: “A! Miss Tracy bu!” der. Nişanlısı öfkeyle “adını nereden biliyorsun?” diye çıkışır. Askerin cevabı mantıklıdır: “Uçağın kabin kapısında, pilotun ve yardımcısının adları yazılıydı!” Nişanlısı bu mantıklı cevabı daha da mantıklı, aynı zamanda da alaylı bir soruyla karşılar. “Ya! Öyle mi?  Peki pilotun adı neydi?” Zavallı askerin düştüğü traji-komik durumu hayal edebiliyor musunuz?

Bu olay bize öğrenme ve hatırlamada ‘ilgi’ nin ne kadar önemli olduğunu gösteren etkili bir örnektir. Asker doğru söylemektedir; doğru ve eksik. Hostesin adını gerçekten de kabin kapısında görmüş ve oradan öğrenmiştir. Büyük ihtimalle pilotun ve yardımcısının isimlerini de okumuştur aynı yerde. Aklında kalan ise sadece hostesin adıdır. Dolayısıyla askerin cevabı hostesin adını nereden bildiğini açıklamaya yeter ama neden ve nasıl bildiğini, daha doğrusu hatırladığını açıklamaya yetmez.

Öğrenme ile ilgili araştırmalara göre, öğrendiklerimizin,

% 83’ünü görme,

% 11’ini işitme,

% 3,5’ini koklama,

% 1,5’ini dokunma,

% 1’ini tatma duyularımızla edindiğimiz yaşantılar yoluyla öğreniriz. Öğrenme işlemine katılan duyuların sayısı ne kadar artarsa öğrenme o kadar iyi, etkili ve kalıcı olurken, unutma da bir o kadar zor olur. En iyi öğrenme bir kişinin kendi kendine uygulayarak öğrenmesidir. En iyi öğrenme somuttan soyuta ve basitten karmaşığa doğru bir yol izleyen öğrenmedir.

Yine araştırmalar, zaman sabit tutulmak koşulu ile,

Okuduklarımızın % 10’unu,

İşittiklerimizin % 20’sini,

Gördüklerimizin % 30’unu,

Hem görüp hem de işittiklerimizin % 50’sini,

Söylediklerimizin % 70’ini,

Yapıp söylediklerimizin % 90’ını hatırlarız.

Hafızamızda kalan ve kolayca hatırlanan şey ilgimizi çeken şeydir. Bir şey ne kadar ilgimizi çekiyorsa ne kadar sıra dışı ise onu o kadar kolay ezberler, o kadar iyi hatırlarız. Bize yumruk atanı tokat atandan; tokat atanı itekleyenden, itekleyeni azarlayandan; azarlayanı kaşını çatandan daha kolay hatırlarız.

Demek ki kalıcılığı ve hatırlamayı biçimlendirip yönlendiren etkenlerden birisi de “İLGİ” dir. Mademki ilgimizi çeken şeyi hatırlıyoruz o halde hatırlamak istediğiniz şey, ilgimizi uyandırmalı veya çekici bir tarafını bulmalıyız.

O zaman buradan hareketle şunu bir kere daha vurgulamakta fayda var: İlgiler algıları yönlendiriyorsa, eğitimci algıyı değiştiren kişidir.

Katkılarından dolayı Uğur Ataseven Hocama tekrar teşekkür ederim.

Devam edecek…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tufan Soydabaş Arşivi