Uğur Özteke

Uğur Özteke

Davutoğlu imiş, Babacan imiş... siz birer alçaksınız

Davutoğlu imiş, Babacan imiş... siz birer alçaksınız

Dün sabah güne o kadar güzel, o kadar mutlu başlamıştım ki. Şehrin ve TBMM’nin en genç, bize göre de en karizmatik, yakışıklı, genç yaşına rağmen olgun vekili Selman Özboyacı Bey ve ekibi konuğumuz olmuşlardı.

Özboyacı ailesini kendimi bildim bileli tanırım. Şehrin mütevazı ama geleneksel yapısı içerisinde kendilerini sürekli geliştiren önemli bir ailedir. Zaten ne zaman Sayın vekil ile birebir samimi bir sohbete girsem kendisindeki bu olgunluğunu da, önce aileden gelen terbiye ve ahlakla bağdaştırırım.

Neyse günün ilk sade kahvesini bu ekip ile içmiş uzun uzadıya sohbette bulunmuş Konya ve Türkiye üzerine çok anlamlı ve derin değerlendirmeler yapmıştık. Bu samimi ve içten sohbetin bir bölümünde Selman Bey o kibar yaklaşımı ile BBN HABER'in, inşallah ardından da gelecek televizyonumuz ve diğer yayın organları ile birlikte büyük hayaller, yüksek hedefler içinde Konya basınının yeni bir marka değerini ortaya çıkaracak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirmişti. Getirmişti ama bizleri incitmeden de Konya'nın o hiç tasvip edilmeyen fesatlığı, dedikodusu, küçük hesapları içerisinde "arkamızda" (!) kimlerin olduğu yönündeki duyumlarını bizimle paylaşmıştı.

Allah var bizde kendilerini ailenin bir ferdi olarak gördüğümüz için yüreğimizi açtık ve ilk günden bugüne, bugünden de yarınlara olan durumu döktük indirdik. Daha sonra DELTA GROUP binamızı hep birlikte gezdik.

Selman Bey’i uğurlarken gözlerinden aldığımız ışık, dudaklarından dökülen dua ile güne deyim yerinde ise çakı gibi başlıyorduk.

Öğlen saatlerinde Selçuk Üniversitesinden çok samimi çok kaliteli bir hocam aradı. Hocam Konyalı değil. O yüzden de eğip bükmeden, kıvırmadan konuya direkt daaaan diye girdi "Uğur abi bizim buralarda bir dedikodu var. Güya siz Davutoğlu'nun ya da Babacan'ın yayın organıymışsınız!!!"

Benim sustuğumu fark eden hocamız devam etti "Allah şahit sizi yakından tanıdığımı sanıyorum. Siz pek o işlere girmezsiniz. Zaten bizim arkadaşlara da böyle dedim ama bu durum nedir?" deyince bizim film koptu ve bildiğim bileceğim, duyduğum duyabileceğim ne varsa hocamıza tüm çıplaklığı ile anlattım.

Telefonu kapatırken hocamızın ses tonu o kadar mutlu geliyordu ki. Ama biz yine, taaa o ilk günden bu yana bu tür iğrenç dedikodu ve söylentilere cevap vermenin öfkesindeydik.

Neyse biz bu tür alçaklıklara alışık olduğumuz için "hasbinallah ve niğmel vekil" deyip kendi işimize döndük.

Tesadüf ya öğle yemeğini yine üniversiteden gelen bir başka hocamız ile yemeğimizi yiyorduk. Yemek sırasında hoca bir ara "Uğur abi dün Konyaspor maçını ...... bölümde izledim. Orada ........ MHP'liler , birde Emniyetten ..... vardı. Yeni kurulan gazete ve televizyon arkasında Davutoğlu ve Babacan varmış diyorlardı. Bu nedir?" demez mi?

***

Tabii biz şunu da biliyoruz elimizde mesajları var bunlardan da daha alçak ve şahsiyetsizler var.

Mesajda diyor ki "Hocam o Amerika'nın gazetesinde ve televizyonunda ne işiniz var?"

O gün tek dediğim şey "Başına Amerika kadar taş düşsün. A be şerefsiz adam; hiç mi işin gücün yok da böyle bir şeyi uydurabildin?"

BBN HABER yayına başladığı günden bu yana biz bu tür dedikodulara o kadar alıştık ki tek dediğimiz "Yazıklar olsun sizin insanlığınıza. Allah'tan korkun kuldan utanın, insanım diye ortalıklarda dolaşan hiç bir canlı bu kadar kolay günaha, vebale ve kul hakkına giremez."

Yüzümüze karşı gelip bunları ifade edemeyen alçaklar!

Allah aşkına sizler neredesiniz?

Çıkın gelin bir hele. Adresimiz belli yerimiz, yurdumuz belli. Arkadan yaptığınız dedikoduları bir de bizim yüzümüze söyleyebilme cesaretini gösterseniz ya!

Bu kadar mı korkaksınız?

Bu kadar mı alçaksınız?

Sizin hiç mi omurganız yok?

Yahu patronumuz "Basın bitti-tükenildi" dendiği ortamda piyasaya çıkıyor ve bir yatırım yapıyor.

Hem de öylesine böylesine bir yatırım değil. Onlarca insana iş imkanı veriyor.

Hedef belli.

Türk basınında Konya'dan bir marka çıkarabilmek.

Konya'dan bir marka çıksa siz rahatsız mı olacaksınız?

Ne Davutoğlu'su, ne Babacan'ı?

Oturun gazetemize gelip gidenlere bir bakın. Tüm siyasi partiler ilçe teşkilatlarına kadar geldiler. Uğur Başkan hariç bütün Belediye Başkanları geldiler. Kaç tane vekil geldi. Dernekler, kurumlar, kuruluşlar… Allah gelenimizi, gidenimizi eksik etmesin inşallah. Kapımız hiçbir zaman hiçbir kimseye kapanmaz, bunu da herkes bilir.

A vicdansızlar Davutoğlu'nun partisinden bir tek Allah'ın kulu daha selam vermedi.

Gelirse, selam verirse başımız gözümüz üstüne.

Babacan'mış!

Hayırdır nerede ne olmuş? Neremize bulaştırabildiniz çamurunuzu.

Cenab-ı Allah'ım ne diyor, "Kul hakkıyla karşıma gelme"...

Yazık çok yazık.

Baylar bayanlar, biz yeni yepyeni bir basın kuruluşuyuz. Allah'a şükürler olsun ki arkamızda, yanımızda, şirketin sahibinin dışında bir tek siyasetçi yok.

Amerika hiç mi hiç yok.

Hedeflerimiz ve hayallerimiz ise çok.

Biz Allah'ın izni ile hayırlısı ile HABERCİLİK yapacağız.

Yolda bağıra bağıra gelmekte olan yayın kuruluşumuz da HABER KANALI olacak.

Bu böyle biline.

Hedeflerimize ve hayallerimize tutunabilirsek işte o gün de Konya'dan Türk basınında yeni bir marka doğmuş olacak. İnşallah…

HEMEN KÜÇÜK KÜÇÜK NOTLARIMIZA BAKALIM MI?

Hafta sonu bir dostum üzüldüğü bir kaç kareyi bizlerle paylaşıyordu.

Davutoğlu imiş, Babacan imiş... siz birer alçaksınız

Davutoğlu imiş, Babacan imiş... siz birer alçaksınız

Dostumuz dağcı grubundan. Pazar günü dağ tırmanışı sonrası Sille'den şehre girmişler. Mağaralara da girmişler. Mağaraların içi bira şişelerinden yeme içme atıklarına kadar tüm pislikler ile doluşmuş. Kime ne diyebilirsiniz ki? Yaz aylarında başta belediye olmak üzere tüm görevliler bu mağaralarda istenmeyen durumların önlenmesi için adeta alarmdalar. Ama şu karda kışta utanmazlar hâlâ bu işleri yapıyorlarsa, kurdun kuşun yapamadığını becerebiliyorlarsa da bize de sadece "Allah ıslah etsin" demek düşer.

O ARABA TAZİYE ARABASI İMİŞ

Geçtiğimiz hafta Armağan mahallesinde bir arabanın yolun ortasında trafiğin akışını engellediğini ve o aracında iki üç gündür aynı yerde durduğunu fotoğraflı olarak yazmıştık. Belediyeden aradılar bilgilendirdiler. O araç Meram Belediyesi taziye aracı imiş. O sokağın alternatifleri de varmış.

Ama vatandaş gece yarısı yolun kapalı olduğunu ne bilsin değil mi?

Yarın görüşmek ümidi ile bugünlük hoşça kalın.
 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Sana acımasızca davranın birisini düşünüp bana nasıl böyle şeyler yapabilir diye diye düşünüp belki tekrar üzülüyorsun. Ancak acımasız insanlar kendilerinden başka hiç bir şeyin farkında olmazlar diğer insanları hiç önemsemezler.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Trafikte yeşil ışık yanarken sürücülerimiz frene basıp akan trafiği tehlikeye düşürmedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Uğur Özteke Arşivi